• BIST 109.156
  • Altın 153,130
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 2 °C

Akfen'e otel için 100 milyon$ kredi

Akfen'e otel için 100 milyon$ kredi
Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO), yeni otel projeleri içinTSKB ve Türkiye İş Bankası'ndan 100 milyon euroluk bir kredi tahsis anlaşması yaptı
İSTANBUL-Fransız otel zinciri Accor ile yaptığı anlaşmayla Türkiye'nin değişik illerinde 10 yılda 50 otel yapmayı hedefleyen ve şimdiye kadar 4 oteli faaliyete giçeren Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO), yeni otel projelerinde kullanmak üzere Türkiye Sinai Kalkınma Bankası (TSKB) ve Türkiye İş Bankası'ndan 100 milyon euroluk bir kredi tahsis anlaşması yaptı. Libor artı 3 faiz oranıyla sağlanan kredi, 2 yılı ödemesiz 10 yıl vadeli olacak. Kredi her 2 bankanın da eşit katılımıyla oluşturuldu.
Kredi sözleşmesinin imza töreninde konuşan Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, "10 yılda 50 otel için toplam 700-800 milyon dolarlık bir yatırım planlıyoruz. 2009 yılının ilk çeyreğinde Gaziantep'te 2, Kayseri'de 2 olmak üzere 4 oteli hizmete açacağız. İstanbul Beylikdüzü İbis Otel, Bursa İbis Otel ile İzmit İbis Otel projelerimizin temellerini de 2008 yılında atacağız" dedi. Accor ile işbirliklerini Rusya'ya da taşıdıklarını kaydeden Akın, "Rusya'da 2008 yılı içinde 4 şehirde temel atacağız. 10 şehirde otel yatırımımız olacak. Bunun toplam bedeli de 1 milyar dolar. Rusya'dan sonra Gürcistan, Azarbeycan ve Ukrayna gibi bölgelerde de anlaşma yapmak için Accor ile görüşmelerimiz sürüyor" diye konuştu.
Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Genel Müdürü Halil Eroğlu, Çok ince eleyip sık dokudukları için krediyi vermelerinin 18 ayı bulduğunu ifade etti. Akın'ın Eroğlu'na yanıtı ise "18 aydır bu krediyi almak için para harcıyoruz. Bu arada birkaç otelimizi de bitirdik ama hala ortada para yoktu" diye cevap verdi. Bugün artık Türkiye'de projelerin boyutu büyüdükçe hiçbir bankanın bu finansmanı tek başına yapamaz hale geldiğini dile getiren Eroğlu, bunun son 5-6 yıldır Türkiye'de artan finansman ihtiyaçlarından kaynaklandığını vurguladı.

Para yok çalkantı çok
İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince ise "Bugünlerde para yok, çalkantı çok, sermaye yok, yurtdışı piyasalarda kredi imkanları daraldı" değerlendirmesinde bulunarak, "Bu kredi ulusal ekonomiyi, ulusal sermayedarlığı yaratmaya çalışanların ruhunun şad olduğu bir andır" dedi.
Türkiye'de bankaların son dönemde kredi verme konusunda çok da hevesli olmadığının altını çizen Özince, ancak bu tarz projelerde kaynak sağlamak istediklerini söyledi. Dünyada kaynak arzı konusunda bir sıkıntı olduğunu belirten Özince, "Yabancı bankaların Türkiye'ye olan ilgisinin azalması, Türkiye'nin içindeki sorunlardan ziyade uluslararası konjonktürden kaynaklanıyor" şeklinde konuştu.
Özince, dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeler nedeniyle şu anda bu tür projelerde faiz oranlarının henüz değişmediğini, ancak çok seçici davrandıklarını ifade etti. İş Bankasının TSKB'nin büyük ortağı olduğunu hatırlatan Özince, Hamdi Akın'ın konuşmasında, "Eğer satılırsa TSKB'yi ben almak isterdim" ifadesi üzerine, "İş Bankası, sermayedar olarak Türkiye'de bankacılıktan çekilmeyecek. Dolayısıyla satılık bankamız yok. Zaten sizin almaya da ihtiyacınız yok" dedi.

Kurda revizyon şart
İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, kur faiz dengesinde denge olmadığını belirterek, "Kimse bu politikanın geçerliliğine inanmıyor. Revizyon şart" dedi. Özince, enflasyonun Türkiye'de artık eskisi gibi bir dinazor olmadığını, "Bunun olsa olsa artık yılan gibi" nitelendirilebileceğini kaydederek, enflasyonun tekrar hortlamasından korkmadığını söyledi. Kur politikasının Türkiye'nin dış ticaretini rahatlıkla yapabileceği bir şekilde olması gerektiğini vurgulayan Özince, "Kur faiz dengesi denge değildir. Kimse bu politikanın geçerliliğine artık inanmıyor. Revizyon şart. Bu işe yeni bir yaklaşım getirmek lazım. Cari açığının finanse ederken yüksek faiz politikasının bedeli vergisini ödeyenin sırtına yükleniyor. Kur ne olmalı diye sorarsanız? Türkiye'nin dış satımıyla alımı arasında bir denge oluşmalı" şeklinde konuştu. Cari açık konusunun enflasyon gibi bir canavar haline geleceğini öngeremediği özeleştirisinde bulunan Özince, "Bunun bu kadar büyüyüp Türkiye'nin üzerine bir problem olacağını, ithalatı böylesine kamçılayacağını, istihdamı ve teşebbüs gücünü baltalayacak haline geleceğini öngörememiştim. Ben de bu işin varsa az da olsa günahkarlarından biriyim" dedi
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.