• BIST 96.604
  • Altın 242,226
  • Dolar 6,2563
  • Euro 7,3054
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 25 °C

AK Parti'de düşüş daha başlangıç

AK Parti'de düşüş daha başlangıç
her zaman doğru tahminleri yapan KONDA gene yanılmadı ve sonucu tam isabet bilen kamuoyu araştırma şirketi oldu

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftalık Ekonomik Bülten 21-26 Nisan 2014
İSTANBUL -
Yerel seçimler bitti Ak Parti beklendiği gibi %46 oy alarak yarışı zaferle bitirdi. Netice bu olsada AKP açısından düşündürücü sonuçlar ortaya çıktığına inanıyorum. Konuya derinlemesine bakan AKP kurmaylarının sonuçtan ve son iki yılda görülen düşüşten çok memnun olduklarını zannetmiyorum. Bu konuda her zaman doğru tahminleri yapan KONDA gene yanılmadı ve sonucu tam isabet bilen kamuoyu araştırma şirketi oldu.

TÜRKİYE DOSYASI
Konda’nın seçim sonuçlarını yorumlayan raporunu okumanızı tavsiye ederim.Ben raporu okuyunca Ak Parti için “Bu düşüş daha başlangıç” tabirini” çok yerinde buldum.
Konda’nın raporundan önemli bir bölümü bilgilerinize sunuyorum.
“2012 başlarında %54'ün üstüne çıkan Ak Parti, aradan 24 ay geçtiğinde %46'ya inmiştir. Son iki yıla baktığımızda yeni anayasa yapım süreci, Suriye, Gezi olayları, 17 aralık operasyonu ve açılım süreci gibi iyi yönetilemeyen ve çokça tartışmalara neden olan birçok hayati sürecin bir arada yaşandığı hatırlanacaktır.
• Yıllardanberi bugün yarın çıkacak denilen ve beklenen düzenlemelerde ayak sürümeler ülkemizin “demokratik hukuk devleti” sınıfına girmesini engellemiştir.
• Kürt sorunu yalnızca Kürtlerin sorunu gibi gösterilmek istenmektedir oysa bu kürt meselesi Türkiye'nin sorunlarının özeti ve kaynağıdır.
• Ak Parti seçim sonrasında Ak Parti'nin ekonomik ve yönetim alanındaki uygulamaları karşısında CHP ve MHP'nin eski ve romantik söylemlerini bırakıp tutarlı bir program oluşturamamaları bu tablonun başlıca sorumlularıdır.
• 1971-2002 arasındaki siyasal istikrarsızlığı hatırlatan bu boşluğun doldurulması gereği bir türlü ciddiye alınmamış bu duruma siyasal strateji ve taktiklerdeki hatalarda eklenerek, ülke siyasal rekabet boşluğu içinde on yıl geçirmiş iktidarın yozlaşmasına ve kalite kaybına yolaçmıştır.
• 1977 senelerinde sonuçları görülen ve artmasında iktidar partisi liderinin siyasal yarar gördüğü laik dindar muhafazakar hayat tarzı kutuplaşması bugünlere kadar artarak gelmiştir.
• Başlangıçta laik-muhafazakar ekseninde oluşan kutuplaşma, bu ayrım ekseninden uzaklaşmadan 2011 seçimlerinden sonra Ak Parti karşıtlığı-yandaşlığı biçimine dönüşmüştür.
• Hangi taraf ve düşüncede olursa olsun, Ak Partiye oy vermeyenlerin bu memleketin çogunluğu olduğunu bilerek “Ak Partili seçmeni tanımağa çalışmaları, Ak Partili seçmenin ihtiyaç ve talepleri bilinmeden ve Ak Partinin yaptıklarını yok sayarak bir sonuç alınamayacağını bilmelidirler.
• 17 Aralık yolsuzluk dosyalarını Barometre anketlerine göre halkın %77’si kabul etmektedir.Bu önemli bir noktadır.Ak Parti’ye oy verenlerin önemli bir kısmında komplo ve uydurma kanısına muhalefet boşluğu itmektedir. Bir başka ifade ile seçmen taraf olduğu taraf veya kutbu değiştirmenin riski ile karşı karşıya bırakılmaktadır.
• Halkın büyük bir kısmı kendilerinin “laikler” veya “Ak Parti karşıtları” tarafından eskidenberi küçümsendiği ve dışlandığı kanısındadır. Bulundukları yeri bırakmaları ve karşı tarafa geçmeleri halinde bu ayrımcılığın biteceğine dair bir emare yoktur.
Konda’nın değerlemelerine büyük saygı duyuyorum. Hepsinde gerçek payı var. Ak Parti ve Erdoğan esasen yukarıda yeralan hakir görülme, dışlanma ögesine büyük vurgu yapmıştır. Bu noktaları o insanların kafasının içine kazımış ve uyuşturmuştur.
Muhalefet maalesef bu konuda gerekeni yapamamıştır.
Konda raporundan çıkan sonuç, AK Parti’nin oyları son iki yılda düşme trendine girmiştir. Önümüzde iki önemli seçim daha vardır. Ak Parti tedbir almaz ve aynı hoyratlığını (özellikle hukuk devleti) ola konusunda bu trend ciddi şekilde devam edecektir. AK Partinin yolsuzluklar konusunda halk beni akladı deme lüksü yoktur. Aklama yargıda mümkündür.

emen-13.20140420142445.jpg

SATRANÇ OYUNU
Cumhurbaşkanı kim olacak?

Ağustos ayında yapılacak ve ilk defa halkın seçeceği cumhurbaşkanlığı seçiminin harareti şimdiden başladı. Muhtemel adaylar Kırkpınar Güreşi misali sahada hafif peşrevlere yoklamalara başladılar.
Erdoğan’ın AKP içinde bu makamı hakettiğini hepimiz biliyoruz.Ancak dengeler meselesi nedeniyle karışık bir durum var. Erdoğan Köşke çıkarsa, Gül’ün emanetçi başbakan olma olasılığı hiç yok. Bir Akbulut olmak istemeyecektir. Bir başkası Başvekil olursa Gül’ün tavrı ne olacaktır. Erdoğan bugünkü statüye razı olsa hiç sorun olmayacak. Ama sembolik bir cumhurbaşkanı olmaya niyeti hiç yok. Güce ihyiyacı var.Erdoğan’ın son demeçleri Gül’ü biraz kızdırdı ve geçtiğimiz hafta politik planlarım yok” gibi bir laf etti. Bu değişik bir strateji olarak yorumlandı. Olay tam bir satranç oyununa döndü. Gül’de kendini başbakanlıkta enaz Erdoğan kadar hatta daha fazla muktedir görüyor. Daha öncede bulunduğu bu mevkide emanetçi olmaması gayet doğal. Bekleyip göreceğiz.

EKONOMİK DURUM
Geçtiğimiz haftanın önemli konusu TCMB Başkanı Başçı’nın görevinde kalıp kalmayacağı idi. Herkes rahatladı. Başçı böyle bir olasılığın olmadığını belirtti.
TCMB Olagan Genel kurulunda konuşan Erdem Başçı :
• Enflasyonun %5’in biraz üzerinde olacağını,
• Cari Açık/GSMH’nın %5-6,
• Büyüme katsayısının %4’ün biraz altında olacağını belirtti.
• Başçı enflasyon riskine atıfta bulunarak faiz indirim sinyali vermedi.
• Gelecek hafta yapılacak PPK toplantısında faizlerde bir değişiklik beklenmiyor.
• Sadece munzamlarda indirim ve faiz verilmesi beklenebilir.
Dolar tekrar yükselme trendine girdi. Ukrayna karışınca piyasalarda karıştı. Ancak Cenevre’de yapılan dörtlü zirvede anlaşma sağlandı. Piyasaların rahatlaması beklenebilir.

emen-12.20140420142526.jpg

Erdem Başçı’nın baş ağrısı Erdoğan’dan gelen “faiz indir” talebi idi. Şimdiye değin bu talebe direndi. Ancak yeni salvo Ak Parti Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’tan geldi. O da “Faiz çok yüksek, ülkenin yatırım kabiliyetini olumsuz etkiliyor. Ekonomide ortaya çıkacak olumsuz sonuçların hesabını Merkez Bankası değil, hükümetin verdiğini belirten keskin bir açıklama yaptı. Daha önceleri Zafer Çağlayan bu konuda sık sık müdahaleci demeçler verirdi. Şimdi o gitti yerine Kurtulmuş geldi.Aynı zamanda İktisat profesörü olan ve TCMB’nin görevlerini iyi bilen Kurtulmuş’un bu demeci vermiş olması manidar.
Ülkenin ekonomik durumu sakinliğini koruyor. Gelişmekte olan ülkelerde esen rüzgarlar giderek hız kesiyor. Ancak Borsa İstanbul pozitif ayrışmasına devam ediyor.
Ülke ekonomisi ile ilgili olarak tekrar tekrar hatırlatmamız gereken önümüzdeki birkaç yıllık dönemde, uluslararası finansal piyasalardaki ana eğilim, özellikle bazı kırılganlıkları göze batan yükselen piyasa ekonomileri açısından olumlu olmayacağını hatırlatmamız gerekir. Geçici iyileşmeler olabilir. Ancak ana eğilim bu sürecin zor geçeceğidir.

UZAKDOĞU RAPORU
Çin'in 13. beş yıllık kalkınma planı hazırlanıyor


emen-11.jpg

 Çin yeni ekonomik kalkınma modelini hazırlıyor.
Çin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu (NDRC) ülkenin 2016-2020 arası ekonomi reformları ve kalkınmasını belirleyecek 13. beş yıllık kalkınma planını hazırlamaya başladı.
Xinhua ajansının haberine göre, ülkenin en büyük ekonomi planlama organı NDRC Başkanı Şü Şaoşı, Çin'in kalkınmasının yeni bir aşamaya girdiğini, "benzeri görülmemiş fırsatların" yanı sıra risk ve zorluklarla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Çin'in müreffeh bir toplum için reformlarını derinleştirmesi gerektiğinin altını çizen Şü, ülkenin ekonomik kalkınma modelini değiştiren ilerlemelere imza atması gerektiğini ifade etti. Şü, hazırlanacak planın özellikle insanların isteklerini yansıtması gerektiğini sözlerine ekledi.
Çin, uzun yıllardır en az beş yıllık olmak üzere, ekonomi politikalarında belirleyici rol oynayan kalkınma planları hazırlıyor ve bunları uygulamaya koyuyor. Hükümet, uzun vadeli kalkınma planlarını makro yönetim ve yönetişim yeteneklerini geliştirmek için önemli bir araç olarak görüyor.
Çin'in beş yıllık planları ülkenin geniş bir yelpazede ekonomi ve sosyal politika çerçevesini belirliyor. Planın, hazırlandıktan sonra ülkenin en yüksek yasama organı Ulusal Halk Kongresi tarafından onaylanması gerekiyor.
Ülkede halen 2011-2015 yıllarını kapsayan 12. beş yıllık kalkınma planı yürürlükte bulunuyor.

JAPONYA
YEN DEĞER KAZANIYOR

Ocak ayından buyana orta vadede yatay seyrini sürdüren USD/JPY 105.40 seviyesini gördükten sonra başladığı düşüşü 100.70 2e kadar sürdürdü. Bu seviyeden sonra kısa vadede yükselişe başlayan parite 104.30 direncinden döndü.
Geçtiğimiz haftaya baktığımızda paritede oldukça düşük işlem hacmı görüldü. Paritenin önünde öncelikle 102.50 103.10 direnci bulunmakta. Bu direnç seviyelerinin üzerinde gerçekleşecek kapanışlara hacım eşlik ettiği takdirde yukarıda 104.30 ve 105.40 seviyeleri hedef olarak karşımıza çıkıyor. Aşağıda 101.80 ve 101.20 desteğinin kırılması pariteyi kısa vadede 100.70 seviyesine getirebilir. Düşüşün devamı halinde 99.80 ve 98.70 seviyelerini görebiliriz.

PİYASALAR
Borsa

Geçtiğimiz hafta beklenenin aksine Ukrayna nedeniyle zikzak çizen borsa haftayı 73.426 olarak kapattı. Haftanın son günü Paskalya nedeniyle dünya piyasaları kapalı idi. Hacımsız bir seyir haftanın son gününe damgasını vurdu.Bu hafta 74.000-75000 bandı hareketli geçebilir.

Faizler
TCMB’nin borçlanma maliyetlerini aşağı çekmesinin faydası faiz trendini aşağı çekti. TCMB Genel kurulunda konuşan Başçı faiz indirimi konusunda örtülü konuştu.Fiyatlar umumiseviyesinin dengesine atıf yaparak cevap verdi. 8 yıllık gösterge tahvilin faizi 8. Ayın en düşüğünü gördü. On yıllık tahvilin bileşik faizi 10.01 oldu. Enflasyon düşmeden faizlerin düşmeyeceği inancı yerleşti.

Döviz
Dolar/TL konusunda genel olarak yanıldık. 2.12 olan doların daha da düşeceğini tahmin ediyorduk. Ancak Ukrayna gündemde yoktu. Ortalık karışınca trend yukarı döndü ve dolar 2.13’lere kadar çıktı. Bu hafta Ukrayna gelişmelerine bağlı olarak seyri bekleniyor. Ancak 2.10’un altını kimse şimdilik beklemiyor. Dolar/Euro paritesi 1.38. Değişme beklenmiyor. Euro/TL 2.946 ile haftayı kapattı. Bu haftada o civarlarda dolaşacak.
Esenlikle Kalın.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.