• BIST 115.147
  • Altın 163,118
  • Dolar 3,8058
  • Euro 4,6547
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 5 °C

AK Parti kapatılmadı yardım kesildi

AK Parti kapatılmadı yardım kesildi
Haşim Kılıç:: AK parti kapatılmadı, Siyasi partiye son yıl aldığı hazine yardımının 1/2 oranında yoksun bırakılmasına karar verilmiştir.
ANKARA- Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, AK Parti'nin kapatılmadığını belirterek, "Ancak 6 arkadaşımız kapatılması yönünde oy kullanmış, 5 arkadaşımızdan 4'ü Hazine yardımından yoksun bırakılması sonucuna varmış, 1 kişi de reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Bütün bunlardan 6 arkadaşımızın kapatılma, 4 arkadaşımızın da Hazine yardımından yoksun bırakılması kararını birlikte düşündüğümüzde siyasi partiye Hazine yardımından yani son yıl aldığı hazine yardımının 1/2 oranında yoksun bırakılmasına karar verilmiştir" dedi.
Haşim Kılıç, Anayasa Mahkemesi'nin 3 gündür süren görüşmelerinin ardından davayla ilgili kararı açıkladı. Kılıç, şunları kaydetti:
"AK Parti'nin kapatılmasıyla ilgili açılan davanın sonucunda AK Parti kapatılmamıştır. Ancak 6 arkadaşımız kapatılması yönünde oy kullanmış, 5 arkadaşımızdan 4'ü hazine yardımından yoksun bırakılması sonucuna varmış, 1 kişi de reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Bütün bunlardan 6 arkadaşımızın kapatılma, 4 arkadaşımızın da hazine yardımından yoksun bırakılması kararını birlikte düşündüğümüzde siyasi partiye hazine yardımından yani son yıl aldığı hazine yardımının 1/2 oranında yoksun bırakılmasına karar verilmiştir.
Ben bu sonucun çok iyi tahlil edileceğine, değerlendirileceğine, analiz edileceğine ve ilgili siyasi partinin buradan alması gereken mesajı alacağı temennisinde bulunmak istiyorum. Burada kapatma kararı çıkmamıştır Anayasa'daki bu sayıyı yani 7 sayısını tutturamamış olmasından dolayı kapatma kararı çıkmamıştır ama bu kararın sonucunda bu partiye bir ihtar kararı çıkmıştır, ciddi bir ihtar kararı çıkmıştır. Bu sonucun değerlendirileceğini ve gereğinin de yapılacağını umut ediyorum, tahmin ediyorum."
Kılıç, Anayasa Mahkemesi'nde kararla ilgili yaptığı açıklamada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının "Adalet ve Kalkınma Partisinin laikliğe aykırı eylemlerin odağı durumuna geldiğinin tespitiyle eylemlerinin ağırlığı da gözetilerek Anayasanın 69. maddesinin 6. fıkrası ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 1/b maddesi gereğince temelli kapatılmasına karar verilmesi" istemiyle dava açtığını anımsattı.
Bu davayla birlikte 61 kişinin de siyasi yasaklı olması talebi bulunulduğunu ifade eden Kılıç, "Bu partiyle ilgili mahkememizin şu anda çıkarmış olduğu kararı açıklamadan önce bazı konuları paylaşmak istiyorum" diyerek şunları söyledi:
"Türkiye'nin gündeminde çok önemli konuların dava konusu haline getirilerek Anayasa Mahkemesi'nin önüne konmuş olması şüphesiz ki hem Anayasa Mahkemesini hem de Türkiye'de gerek siyasi gerek ekonomik gerekse sosyal açıdan önemli sonuçlar doğurmuştur. Bu sonuçlar nedeniyle de Türkiye'deki 70 milyonluk halkımız gözünü Anayasa Mahkemesi'ne dikerek, bu kararın sonucunu beklemek durumunda kalmıştır. Tabii bu kararlar bundan önceki verdiğimiz, kısaca türban kararı diye adlandırılan ve bugün de iktidarda bulunan AK Parti'nin kapatılmasıyla ilgili dava, bu konuda en önemli iki dava olarak önümüzde bulunmakta idi. Bu arada bu davaların görülme süreciyle ilgili kimi basın organları ve köşe yazarları tarafından her türlü ahlaki ve insani değerler aşılarak çok büyük eleştirilere tabi tutulduk, hakaretlere maruz kaldık.
Ben arkadaşlarımın bu konudaki düşüncelerini ve duygularını bir kez yinelemek istiyorum ve bundan dolayı da üzüntülerimizi bir kez daha belirtiyorum: Tabii, bu davaların görülme süreci bu mahkemenin kendi yaptığı program ve planlama çerçevesinde yürümektedir. Biz dışardan gelen eleştiriler, dışardan gelen baskılar sonucunda hiçbir zaman bir programlama bir planlama yapmadık, bundan sonra da yapmayacağız. O nedenle bizim çalışma düzenimiz neyi gerektiriyorsa o çerçeve içerisinde olaylara bakmak durumunda kaldık. Tabii bu önümüze gelen davaların gerek sosyal, gerek ekonomik gerekse siyasal boyutlardaki önemi nedeniyle biz bu davanın bir an önce sonuçlanması gerekliliğini göz ardı edemezdik. Biz de bu ülkede yaşıyoruz ve biz de bu ülkenin sevinciyle ve üzüntüsüyle birlikte hep beraber bunları duyuyoruz. O nedenle bu davanın ne kadar önemli olduğunu, toplumu ne kadar ilgilendirdiğini biz de görmezlikten gelemezdik."
Haşim Kılıç, Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla ilgili yaptığı açıklamada, davayla ilgili görevlendirmeyi yaparken davanın önemini dikkate aldıklarını belirtti. Kılıç, "Görevlendirdiğimiz raportör arkadaşım ız bu konuda deneyimli birikimli bir arkadaşımızdır. Bu nedenle de arkadaşımız çok kısa süre içerisinde bu kapatma davasıyla ilgili davasını yazdı getirdi" dedi. Raportörün raporu tek başına hazırlamadığını da vurgulayan Kılıç, iki kişinin de kendisine refakat ettiğini kaydetti.
Raportör Osman Can'ın tercih edilme nedenine de değinen Kılıç, şöyle konuştu:
"Bundan önceki türban konusunda çıkan Anayasa değişikliğini arkadaşımızın incelemiş olması ve laiklik konusunun bu çerçevede çok enine boyuna kendisi tarafından incelenmiş olması nedeniyle de arkadaşımız yine laikliğin karşıtı fiillerin odağı olduğu iddia edilen partinin davasının görülmesiyle ilgili daha kolaylık sağlama adına bu arkadaşımıza verilmiştir. Arkadaşımızın tercih sebebi sadece budur. Bunun dışında herhangi bir sebep lütfen düşünmeyelim."
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, parti kapatmalarla ilgili olarak da şunları söyledi:
"Tabii ki bizim bu davada karar verirken bir partinin kapatılmasıyla ilgili hiçbir arkadaşımız mutlu olduğunu söyleyemez. Biz de demokrasi adına herkes gibi bu parti kapatma davalarında karar vermede çok ciddi sıkıntılar çekiyoruz. Bunu da nitekim yine bu davada arkadaşlarımız ne yazık ki dile getirmiştir. Ancak ne yazık ki bu konuda çağdaş demokratik ülkelerle olan bir beraberliği sağlamak adına yapılması gereken Anayasal ve yasal değişiklikler yapılmayıp, ne zaman bir siyasi parti kapatma davası gündeme gelir, o zaman bu kuralların yapılması gerektiği çok ciddi bir şekilde, hızlı bir şekilde tartışılmaya başlar. Oysa bunun böyle olmaması gerekir. Siyasi parti kapatma davaları daha açılmadan ilgili siyasi partilerimizin bir uzlaşma içerisinde bu konuda yapılması gereken değişikliklerin yapmasını arzu ederdik. Ama maalesef bu güne kadar pek gerçekleşmedi ve bu tartışmalar siyasi parti kapatma davaları açıldığı andan itibaren yine canlılığını kazandı.
Biz bu vesileyle bir kez daha siyasi aktörlerimize buradan seslenmek istiyoruz: Eğer bu konuda bir rahatsızlık varsa topluma ters gelen kurallar, anayasa değişiklikleri varsa bu konuda uzlaşarak bu değişiklikler süratle yapılabilmelidir.
Toplumda son aylarda ve son yılda bu davalar nedeniyle gerekse başka sebeplerle çok ciddi bir gerginliğin olduğunu da hep beraber yaşıyoruz ve görüyoruz. O nedenle biraz sonra açıklayacağım bu kararın sonucuna bağlı olarak tekrar tekrar ifade ediyorum; Biz toplum olarak hangi kesimden, hangi düşünceden, hangi inançtan olursa olsun bütün toplum katmanlarının birlikte yaşama çabasını ve şartlarını sağlamas ını, bu şartların oluşmasını, bu şartların devam etmesi için elimizden gelen gayreti göstermemiz gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle bundan sonra, Türkiye'nin siyasal hayatında bu gerginliği azaltma konusunda gerekli çabaların gösterileceği inancını da taşımak istiyorum.
Hem raportör arkadaşlarımıza hem de üyelerime bir kez daha teşekkür ediyorum. Ülkemizin bu kadar önemli bir konusunda çok kısa bir süre içerisinde olayı değerlendirerek, mesai mevhumu tanımadan çalışma şartlarını görmezlikten gelerek her türlü fedakarlığı göstererek bö yle bir çalışmayla sonucu çıkardıkları için kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum."



Erdoğan, memnun: Durmak yok, yola devam

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Anayasa Mahkemesi'nin AK Parti hakkındaki kapatma davasında verdiği kararla, Türkiye'nin önünü kapatan büyük bir belirsizliğin ortadan kalktığını" söyledi.

Erdoğan, parti genel merkezinde yaptığı açıklamada, Anayasa Mahkemesinin, AK Parti hakkındaki kapatma davasını bugün karara bağladığını anımsatarak, "Gerekçeli karar henüz yayınlanmadığından, şimdilik ilk değerlendirmemi sizlerle paylaşmak istiyorum" dedi.

Erdoğan, şöyle konuştu:

"Anayasa Mahkemesi'nin aldığı bu kararla Türkiye'nin önünü kapatan büyük bir belirsizlik ortadan kalkmıştır. AK Parti hakkında kapatma davası açıldığı ilk günden itibaren yetkili kurullarımızda ortaya çıkan ortak akıl çerçevesinde, bu sıkıntılı süreci milletimize bedel ödetmeyecek şekilde yönettik. Davanın kamuoyumuzda yol açtığı gelecek kaygıları ve belirsizliklerin siyasi, sosyal ve ekonomik sonuçlarını en iyi şekilde idare ettik.

Mahkeme safahatı kendi mecrasında yürürken, biz AK Parti olarak bu süreci Anayasal düzenimizi, kuvvetler ayrılığına dayanan parlamenter demokrasimizi ve en önemlisi toplumsal barışımızı güçlendirmek için bir fırsata dönüştürmeyi hedef olarak tayin ettik. Zira sürecin mahkeme boyutu dışında çok kapsamlı siyasi, sosyal ve ekonomik sonuçlarının olacağının tespit etmiş bulunuyorduk. Onun için demiştik ki, 'elbette mahkeme süreci kendi mecraında yürüyecektir, ancak bu sürecin siyasi, sosyal ve ekonomik sonuçlarını şimdiden öngörerek, milletimizin ortak menfaatlerini, ülkemizin istikrar ve huzurunu, birlik ve bütünlüğünü koruyacak tedbirleri almak da siyaset kurumunun görevidir.'

Milletimiz doğrudan etkilerine kalacağı bu sonuçların yönetilmesini haklı olarak siyaset kurumundan beklemekteydi. Dolaştığımız Anadolu'nun çeşitli illerinde bunu hissediyorduk. Kamuoyumuzda, sivil toplum kuruluşlarımızın çağrılarında çözüm üretme gö revi siyaset kurumuna yü klenmekteydi. Ülkemiz ve milletimiz için telafisi zor ağır kayıplara yol açabilecek siyasi, sosyal ve ekonomik istikrarın bozulmasıyla, birlik ve bütünlüğümüzün zaafa uğramasıyla sonuçlanabilecek böyle bir sürece, bir iktidar partisi olarak, siyaset kurumunun kayıtsız kalması elbette düşünülemezdi. Biz de bu hassasiyet içinde olduk.

Biz, AK Parti olarak, bu sorumluluğun içinde hareket ettik. Aklı selimden ayrılmadan, her zamanki gibi sorumlu ve sağduyulu hareket etmeye azami özen gösterdik. Geldiğimiz noktada milletimizin daha ağır bedeller ödemekle karşı karşıya bırakılmamış olmasını memnuniyetle karşılıyoruz.

Hiçbir zaman laikliğe karşı eylemlerin odağı olmayan AK Parti, bundan sonra da Cumhuriyetimizin temel niteliklerine sahip çıkmaya devam edecektir."

Erdoğan, Anayasa Mahkemesinin AK Parti hakkındaki kararının ardından Parti Genel Merkezi'nde yaptığı açıklamada, siyaset kurumunun, demokratik siyasetin sorun çözme kapasitesini mutlaka koruması gerektiğini söyledi.

Milletin yüksek iradesi, talep ve beklentileri doğrultusunda demokratik siyasetin temsil ve uzlaşı kabiliyetinin daha fazla geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, ancak bu takdirde kazananın hukuk sistemi ve demokrasi olacağını söyledi.

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kazanan siyasi, sosyal ve ekonomik istikrarımız olacaktır. Kazanan milletimiz ve memleketimiz olacaktır. Türkiye'nin bir daha böyle bir ortama sürüklenmemesi için siyasiler başta olmak üzere herkese, her kesime, her kuruma sorumluluklar düşmektedir. Biz AK Parti olarak bu sorumlulukla hareket etmeye devam edeceğiz. Bu kararla sadece AK Parti değil, Türkiye de büyük bir haksızlıktan kurtulmuştur. Demokrasimiz bir büyük ayıpla yaşamak zorunda bırakılmamıştır. Millet iradesi, yine millet adına yetki kullanan yargı kurumuyla karşı karşıya getirilmemiştir. İnanıyorum ki demokrasimiz ve hukuk sistemimiz bu sınavdan birlikte güçlenerek çıkma fırsatını yakalamıştır."

Türkiye'nin dış görünümünün, demokrasisinin, itibarın ın, güven ve istikrarının bu kararla ciddi bir badireyi geride bıraktığını ifade eden Erdoğan, "Ne yazık ki 14 Mart'tan bu tarafa Türkiye çok ciddi bir zaman ve enerji kaybına uğramıştır. Şimdi bize düşen geçmişe takıl ıp kalmadan geleceğimize odaklanmak, milletimizin kayıplarını hep birlikte telafi etmektir" diye konuştu.

Gelecek dönemde milletin birlik ve beraberliğinin kendileri için her şeyin üzerinde olmaya devam edeceğini bildiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimiz için 'Durmak yok yola devam' diyoruz. Bu yol Atatürk'ün işaret ettiği çağdaşlaşma yoludur. Bu yol milletimize hizmet yoludur. Bu yol müreffeh yarınlarımıza giden yoldur. Bu yol Türkiye için Cumhuriyetimizin çağdaşlaşma hedeflerini temsil eden Avrupa Birliği'ne tam üyelik yoludur. Bu yoldan dönüş yoktur, olmayacaktır. Yayınlandığı zaman yetkili kurullarımızda gerekçeli kararı en iyi şekilde değerlendireceğiz. Doğru olan neyse onu yapmaya devam edeceğiz. Önceliğimiz toplumsal barışımızı güçlendirmektir. Her türlü ayrımcılığı karşı milletimizi siyasi tercihi bizden yana olsun olmasın, bir bütün olarak kucaklamayı sürdüreceğimizden hiç kimse kuşku duymasın. Bu inançla karar hayırlı olsun diyoruz. Yolumuz, bahtımız açık olsun. Her şey Türkiye için."

Erdoğan'ın açıklamasını bakanlar ve parti yöneticileri ile partililer de takip etti. Erdoğan, salona gelişinde alkışlarla karşılandı ve konuşması da sık sık alkışlarla kesildi.

 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.