• BIST 102.258
  • Altın 190,236
  • Dolar 4,5836
  • Euro 5,3954
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 15 °C

Ağzından çıkanı kulağı duymayanlar

Özkan Altıntaş

Geçtiğimiz günleri "ağzından çıkanı kulağı duymayanlar"la geçirdik.

Bu siyasette de böyleydi. Turizmde de..

İRO Başkanı Şerif Yenen'in "Masal masal matitas" deyimine uyacak bir masalı anlattığı DVD'deki görüntülerini yayınlayınca kızılca kıyamet koptu.

Sanki orada konuşan Şerif Yenen değil de başkası...

İki saygın kurumun başkanını "tekme tokat kavga edip küfürleştiler" şeklindeki iddialarla küçük düşüren ve daha bir çok iddialarla dolu DVD'yi çoğaltıp dağıtan o değil de başkası... Üstelik iki başkanın tekme tokat, küfürlü kavgasını "iyi niyetle" anlattığını iddia edenler bile oldu.

DVD'nin tamamını izleyenler Şerif Yenen'in daha ne iddialarda bulunduğunu bilirler.

 

ÖNCE KONUŞUYORLAR, SONRA KIVIRIYORLAR

Türkiye ne çekiyorsa ağzından çıkanı kulağı duymayan başkanlardan(!) çekiyor.
Önce konuşuyorlar, atıp tutuyorlar.
Sonra "Ben söylemedim. Öyle değildi" diyorlar.

Ya da kıvırıp, "Onu o anlamda söylemedim böyleydi" diyorlar.

Sonra onun bu mazeret beyanına muhatap olan kişilerde takılıyorlar

"Yok canım öyle söylememiştir" diyorlar.

Ya biz Türkçe bilmiyoruz, ya da onlar...
Hemen parlak, temiz yüzlü, sürekli sırıtan bir insanı koruma gayretine giriyorlar.

Ama onun amacı belli: Çamur at izi kalsın.

 

MASUM YÜZLÜ GANSTER FİLMİNİ UNUTAMAM

Geçtiğimiz günlerde kaybettik. James Cagney...

Yaşı müsait olanlar filmlerini zevkle izlemişlerdir.

Hollywoodlu yapımcılar bu sevecen ve güleryüzlü görünen aktörü, bir zamanlar Amerika'yı kasıp kavuran, yüzlerce insanı öldüren bir gansterin hayatını sergileyen filme layık görmüşlerdi. O da bu filmle şöhret olmuş ve sonraları hep gangster filmleri çevirmişti. Onun filminin adı da dillere pelesenk olmuştu. Hatta Türkçemize bile girmiştir.

İçinden pazarlıklı kişiler için bu tanım kullanılmıştır.

İşte bende o kuşağı yaşamış biri olarak "Masum Yüzlü Ganster" filmini hiç unutamam.

 

TÜRKÇE'DEN TÜRKÇE'YE TERCÜME

Gelelim bizim konumuza...

Bir konuşmayı Türkçe'den Türkçe'ye çevireceğim hiç aklıma gelmezdi...

Adam bağıra bağıra "kavga ettiler küfürleştiler" diyor.

Hatta "Bana ne ne halleri varsa görsünler" diyor...

Sonra "Yok öyle şey... Küfür yok" diyerek.

Olmaz öyle şey, Küfür olur mu?" diyor.

Avukatı kesilenler "Bak yok demiş, öyle dememiş" diyor.


İKİ KURULUŞUN BAŞKANINI NEDEN SAKIZ YAPTI?
Peki ‘yoksa böyle bir olayı neden anlattı’ diyen yok.

Neden iki saygın kuruluşun başkanını diline sakız yaptı diyen yok?

Olmayan böyle bir olayı heyecanla anlattıktan sonra neden "Ben karışmadım, ne halleri varsa görsünler" dedi.

"Bana ne. Ne halleri varsa görsünler" diyerek kendini üstün kılarak, iki saygın kuruluşun başkanının konumundan kendisine prim yapmak isteyemez mi?

Ayrıca olmayan bir kavga ve küfürleşmenin varlığından bahsettiği yer boks ringi mi?

Kokıca TBMM’de neden kimsenin haberi yok?

 

İKİ KURULUŞUN BAŞKANI KÜÇÜK DÜŞMEDİ Mİ?

Böyle bir senaryo yazıp ta alenen anlatarak, sonra da DVD'leri çoğaltıp dağıtarak o kişileri küçük düşürmek amaçlanıyorsa böyle olur.

"Kavga ettiler, küfürleştiler" diye bir senaryo yazılıp anlatılırsa bu sözlerde hedef olayın aktörleridir.

Yani ARO başkanı Osman Özbuldu, TÜRSAB başkanı Başaran Ulusoy'dur.

Bu kişileri küçük düşürme gayreti içinde olan kişi ise Şerif Yenen'dir.

 

HEYECANLA TIRNAK YİYEN HANIM

Bunu biz söylemiyoruz, yanında heyecandan tırnaklarını yiyen hanımın yanında, bağıra bağıra, ellerini kollarını salyaya sallaya siyasetçi edasıyla Şerif Yenen söylüyor.

"Ben karışmadım. Bana ne ne halleri varsa görsünler" diyerek "Ben büyüğüm" demeye çalışıyor.

Sonra da "Ben öyle söylemedim" demeye gayret ediyor.

Hepimiz gazete okuyoruz "Ağzından çıkanı kulağı duymayanların" başına gelenleri izliyoruz.

"Ağzı olan konuşuyor" sözünü pek severim.

 

TÜRKİYE'NİN ORTAK SIKINTISI

"Ağzı torba değil ki dikesin" sözünü de severim.

"Bir de erken öten horozu keserler" diye bir söz vardır.

Çok konuşana "boşboğaz" derler..

Örnekler saymakla bitmez.

Ne yapalım, Türkiye'nin kaderi bu...

Türkiye'nin ortak sıkıntısı bu...

Hangi koltuğa kimi oturtacağını kimse bilmiyor...

 

ŞERİF YENEN'İN DVD’DEKİ KONUŞMA METNİNİN TÜRKÇE'YE TERCÜMESİ

 

“Meclis toplantısındaki tartışmalarda Başaran beyle birbirlerine girdiler. Olmaz böyle şey...

 

(TERCÜMESİ Böyle şey olur mu? Yani bu davranış onlara yakışmaz. Ne hikmetse herkes bu bölümü anamayıp. nalıncı keseri gibi sahibine doğru yontmuşlar, Bu nedenle tekrar anlatalım. Hatta şarkılard bile vardır ve Türkçe'de 'olmaz böyle şey' bir deyimdir. Rehber diline göre İngilzce'de idiom'dur. Olmaması gereken bir hareket için kullanılacak sözcüktür. Bu söz için kıvırmaya gerek yoktur.)

 

Başaran beyle birbirlerine girdiler...

Bir küfürleşmedikleri kaldı...

Ben karışmadım...

Ne halleri varsa görsünler...

Bana ne yani...

 

(TERCÜMESİ: Burada ayan beyan küfürleştiler ve kavga ettiler deniliyor. Bunun tercümeye ihtiyacı var mı? Birbirlerine girdiler ben karışmadım. Yani olay meydana geldi. Böyle bir olay olmasaydı. Ben karışmadım. Bana ne yani, neden desin? Sonra o yoktu, bu yoktu diyebilir mi?)

 

Yok öyle şey. Küfür yoktu zaten..

 

(TERCÜMESİ: Yok öyle şey. Yapılmaması gereken, yakışmayan bir hareket için kullanılacak sözcüktür. Bu söz için kıvırmaya gerek yoktur. Baştan küfür vardı, sonra yoktu diyerek, hem vardı hem yoktu denilemez. Başta küfürleştiler ve tekme tokat kavga ettiler diyerek iki saygın kuruluşun başkanını küçük düşürüyor. Sonra ise küfür yoktu zaten. Yani küfür olmamalıydı gibi bir anlam çıkıyor. Yani küfür etmesinler ama dövüşsünler. Ben karışmam zaten. Bu durumda kavga vardı zaten oluyor. Tabii varsa. Burada bir kavga suçlaması var. Baştan var deyip, sonradan yok diyen yalancı şahitlerin durumunu izlemek isteyen varsa adalet tarihine bakabilir.)

 

Ondan sonra gazetelere yazı yazdılar

“Başaran beyle tekme tokat küfür edip birbirlerine girdiler, Şerif Yenen seyretti" diye yazdılar.”

 

(TERCÜMESİ: Burada ise kendini yüceltmek çabası hissediliyor. Şerif Yenen büyük insan böyle küfürlü kavgalarda yer almaz. Ancak TDO ile TÜRSAB yer alır. Bu sözlerin vardığı anlam budur. Anlamayanlar varsa Türkçe'de dil kurallarını en iyi anlatan Rakım Çalapala'nın dilbilgisi kitabını alabilirler. Ayrıca Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin seminerlerine katılarak bu konuda bilgi sahibi olabilirler.)

Bu yazı toplam 5536 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.