• BIST 94.571
  • Altın 209,059
  • Dolar 5,3365
  • Euro 6,1092
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 9 °C

Afyon termalde dünya markası

Afyon termalde dünya markası
"Uluslararası Katılımlı Termal Sağlık Turizmi Kongresi”nde Türkiye’desağlık turizminin gelişmesi, termal zenginliğinin dünyaya açılması konuşuldu.

AFYONKARAHİSAR- Afyonkarahisar’da düzenlenen "Uluslararası Katılımlı Termal Sağlık Turizmi Kongresi”nde Türkiye’desağlık turizminin gelişmesi, termal zenginliğinin dünyaya sunulması ve dünya markası olması için yapılar çalışmalar hakkında görüşler bildirildi.
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) ev sahipliğinde Afyonkarahisar Valiliği, Afyonkarahisar Belediyesi ve Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) işbirliğiyle düzenlenen "Uluslararası Katılımlı Termal Sağlık Turizmi Kongresi"nin 6-9 Haziran 2012 tarihleri arasında AKÜ ANS Kampusü Atatürk Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.

afyon-termal-zirvesi-11.jpg

afyon-termal-zirvesi-6.jpg

afyon-termal-zirvesi-7.jpg

Almanya Termal Turizm Akreditasyon Vakfı Başkanı Lutz Lungwitz ile Stephan Ritter Türkiye’deki termal tesislerine akredite vermek için Türkiye Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi -THTDC ile Almanya’da anlaşma imzaladıklarını belirterek “Bu yıl 2 milyon Alman termal için yurtdışına çıkacak. Kataloglarda Afyonkarahisar’a yer vererek tanıtım yapacağız” dedi. Türkiye Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi-THTDC Başkanı Emin Çakmak sağlık turizmi konusunda dünyanın bir çok ülkesinde yaptıkları çalışmalarla ilgili bilgiler verdi. Türk Hava Yolları’nın Bolonya Müdürü Tarkan İnce’de THY’nin sağlık turizmine verdiği desteği ve ayrıcalıklardan bahsederek, projeler hakkında bilgiler verdi.

afyon-termal-zirvesi-8.jpg

BÜYÜK KATILIM
Kongre çalışmaları kapsamında hazırlanan ve Afyonkarahisar´ın termal zenginliklerini anlatan tanıtım filminin gösteriminin ardından açılış konuşmalarıyla başlayan kongreye, Afyonkarahisar Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Afyonkarahisar Milletvekilleri Doç. Dr. Sait Açba ve Kemalettin Yılmaz, Tayvan Ankara Büyükelçisi James C. H. Chen ve eşi, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Abdurrahman Arıcı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yazar, Sağlık Bakan Yardımcısı Agah Kafkas, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cevdet Erdöl, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Muhittin Şimşek, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak, Orman Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser´in yanı sıra Afyonkarahisar protokol üyeleri, yurt dışından ve yurt içinden sektör temsilcileri ile akademisyenler katıldı. Artvin’den Termal Turizm Kongresine; Artvin Zihinsel Özürlüler Derneği Başkanı Hatice Nur Ersöz, dernek üyelerinden Dr. Yavuz Akaltun ve Özcan Turan katıldılar. Türkiye Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi Başkanı Emin Çakmak, Almanya Termal Turizm Akreditasyon Vakfı Başkanı Lutz Lungwitz

afyon-termal-zirvesi-9.jpg

PROF.DR. SOLAK: AFYON ULUSLAR ARASI TERMAL CAZİBE MERKEZİ OLACAKTIR
Kongrenin açılış konuşmalarını yapan AKÜ Rektörü Prof Dr Mustafa Solak, "Afyonkarahisar ili termal sular bakımından zengin bir ildir. İl sınırları içinde ve şehir merkezine; 45 kilometre uzaklıkta olan Heybeli Termal Havzası, 60 kilometre uzaklıkta bulunan Hüdai kaplıcaları, 25 km uzaklıkta bulunan Gazlıgöl Havzası ve 15 km uzaklıkta bulunan Ömer-Gecek Havzası olmak üzere dört termal havza bulunmaktadır. Bu havzaların her birisi uluslararası termal cazibe merkezi olabilecek termal su zenginliğine sahiptir. Her havzamızda bulunan termal suyun mineral zenginliği de farklıdır. Örneğin gazlı göl termal havzamızda çıkan maden suyu Kızılay Markası ile bilinmektedir. Kızılay maden suyu dünyaca ünlü olup, mineral zenginliği ve lezzeti bakımından ödüller kazanmıştır. Hüdai Kaplıcalarında çamur uygulamaları dünyanın dört bir tarafından gelen misafirlerimizce tercih edilmektedir" dedi.

TÜM DÜNYANIN İSTİFADESİNE SUNMAYA ÇALIŞMALIYIZ
AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak, Üniversite olarak, bu kongrede öncelikli amacımız termal zenginliğimizi yeterince anlatmak ve tüm dünyanın istifadesine sunmaya çalışmaktır. Şimdiye kadar dört termal havzada yer alan 8 adet 5 yıldızlı otel ile birlikte ilimiz belgeli 12.000´i aşan bir yatak kapasitesine sahiptir. Bunun yanında yakın çevrede bulunan ve termal özelliği olan devre mülk nitelikli yatak kapasitesi de 10.000´den fazladır. Ayrıca 3 yıldızlı çok sayıda konaklama tesisimiz bulunmaktadır. Afyonkarahisar´da yer alan bu termal su zenginliği ve birinci sınıf konaklama imkanlarının yanı sıra, benzerlerinden farklı olarak bu merkezlerle entegre çalışabilecek Acil Yardım ve Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi de bu yıl içinde hizmete açılmaktadır. Üniversitemizde ayrıca 10 yılı aşkındır faaliyet gösteren 400 yataklı Uygulama ve Araştırma Hastanesi halen hizmetini sürdürmektedir. Bu hastanemizin hemen yanına ve termal otellerin çok yakın bir bölgesine inşa edilen 200 Yataklı Acil Yardım ve Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi, otellerimizle işbirliği içinde hizmet verecektir. Diğer yandan termal sağlık turizmi alanında hizmeti verecek sağlık ve turizm personelinin ilimizde yetişmesi için gerekli eğitim birimlerimiz faaliyette olup, nitelikli eleman yetiştirmeyi sürdürmektedir." şeklinde konuştu.

HÜSNÜ SERTESER: BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ
Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hüsnü Serteser, "Kongremize 100´ün üzerinde yurt dışında gelen katılımcımız var. Bu, bizi çok mutlu etti. İnşallah bundan sonraki kongrelerde bu artarak devam eder. Bu durum Türkiye´ye, termal sağlık turizmine gösterilen ilginin bir göstergesidir. Buradan tüm yabancı misafirlerimizin hepsine ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Aslında ben son zamanlarda çok ifade ediyorum. Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır. Biz sayın Valimizin başkanlığında, Sayın Belediye Başkanımız, Rektörümüz çok güzel bir sinerji oluşturduk. Buna Sayın Bakanımız ve Sayın Milletvekillerimiz de tüm güçleriyle destek sağlıyorlar. Onlara da ayrıca teşekkür ediyorum. Bu sinerji işte böyle güzel bir kongrenin oluşmasını sağlıyor. Bu kongrenin ev sahipliğini Afyonkarahisar´da yapmanın mutluluğunu taşıyoruz. Türkiye´deki hiçbir termal turizm bölgesinin de bunu yadırgayacağını düşünmüyorum. Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki; bir şehirdeki üniversitenin, şehre ne kadar katkı sağladığını bu kongreyle görmüş olduk. Belki Sayın Valimiz, Sayın Belediye Başkanımız ve biz bunu tek başımıza yapamazdık. Ama üniversitedeki bilim insanları bunu çok rahatlıkla yapabiliyorlar. Bu konuda sayın Rektörümüze çok teşekkür ediyorum. Sadece Afyonkarahisar´a değil Türkiye´nin termal sağlık turizmine de oldukça büyük katkı sağlıyorsunuz" dedi.

BURHANETTİN ÇOBAN: SAĞLIK ALANINDA BÜYÜK DEĞİŞİM YAŞANIYOR
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, "Afyonkarahisar´ımız değerli Rektörümüzün bu göreve atanmasıyla birlikte gerçekten özellikle sağlık alanında büyük bir değişim ve gelişim yaşıyor. Burada Sayın Rektörümüzün öncülüğünde, Valiliğimizin, Belediyemizin ve Ticaret Odamızın da verdiği destekle böylesine güzel bir kongre yapılırken bir ilk başarılıyor. Ama ben sanıyorum ki değerli Rektörümüzün öncülüğünde bunun devamı gelecek. Sadece ilimiz, bölgemiz değil Türkiye, dünya termal sağlık turizminden hak ettiğinden fazlasını alacaktır.

PROF. DR. CUMALİ: KINACI ARAŞTIRMA-GELİŞTİRME ÖNEMLİDİR
Orman ve Su İşleri Genel Müdürlüğü Su Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, "Öncelikle bir üniversitenin görevi; eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve uygulamadır. Bu üç ayaktan birisi eksik olduğu takdirde üniversite olma özelliğini kaybeder. Sadece eğitim-öğretim yapan bir üniversite bir meslek yüksekokuluna dönüşür. Sadece araştırma-geliştirme yaptığı zaman bir enstitüden ibarettir. Uygulama yapmayan bir üniversite ise kopuktur. Bunun gelişime çok fazla bir katkısı olmaz. Bu bakımdan üniversitelerin en yakın çevresindeki konularla, problemlerle ilgilenmesi bu açıdan çok önemlidir. Bu kongreyi yaparak Afyon Kocatepe Üniversitesi bu üç özelliği de taşıdığını göstermiş oluyor. Başta Sayın Rektörümüz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyor kendilerini kutluyorum" şeklinde konuştu.

PROF DR. MUHİTTİN ŞİMŞEK: ÇALIŞMALAR TÜRKİYE İÇİN KATMA DEĞERDİR
YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof Dr. Muhittin Şimşek, "Bugün artık üniversitelerimiz bulundukları kentleri bir anonim şirket olarak kabul edip, vilayetlerini nasıl pazarlayacaklarını hesabını yapmaktadırlar. Kimlerle? Bölgenin dinamikleriyle. Valisiyle, Belediye Başkanıyla, iktidarı-muhalefeti milletvekilleriyle ve sanayi-ticaret odası başkanlarıyla ki bu, fevkalade önemli bir husustur. Ama bizim asıl arzuladığımız şey ise üniversitelerimizde Türkiye A.Ş. mantığını yerleştirmektir. Türkiye´yi nasıl pazarlarız? Türkiye´yi dünya kamuoyuna nasıl lanse ederizin hesabı içinde olmalıyız. Çünkü biliyoruz ki, artık yapılan bilimsel çalışmalar artık rafları süslemekten öte geçmelidir. Yapılan bilimsel faaliyetler bölgenin, ülkenin ve dünya insanlığının ihtiyacını karşılayacak katma değere yönelik olmalıdır. Bakınız şu an da kayısı mevsimi. En iyi kayısının bir tonu 1500 dolardır. Uçak similasyonunun bir tonu 210 bin dolardır. Ama nano teknoloji ile üretilmiş bir ton stent, 10 milyar dolardır. Eminim ki turizm sektörünün getirisini ölçecek henüz bir tartı icat edilmemiştir. Bugün yapılan bu faaliyeti, bu ilk adımı fevkalade önemsiyoruz. Çünkü rekabetin parametreleri değişti. Kalite 90´lı yıllarda hız kavramı demekti. 2000´li yılların en önemli parametresi ise bilginin iyi yönetildiği, o bilginin özümsenip katma değer haline dönüştürüldüğü bir rekabet ortamından bahsediyorum" dedi.

PROF DR. CEVDET ERDÖL: BU KONGREYİ ÇOK ÖNEMSİYORUM
TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Prof Dr. Cevdet Erdöl, "Ben bu kongreyi çok önemsiyorum. Böyle bir toplantıyı, kongreyi ben arzu ediyordum. Toplanması için de özellikle de Ankara´da yapılaması için epeyce uğraştım. Bu nedenle Sayın Rektörüm Mustafa Hocamı kutluyorum. Çok önemli bir toplantı. Hakikaten Sayın Rektörümüzü, Sayın Valimizi, Belediye Başkanımızı, Ticaret ve Sanayi Odamızı kutluyorum. Afyonkarahisar´da böyle bir etkinliği yapmış olmaları sadece Afyonkarahisar için değil, Türkiye için de ufuk açıcı bir pencere olmuştur. Bundan dolayı kendilerini tekrar kutluyorum. Biz de elimizden geldiğince bu tip toplantılara ve organizasyonlara gerek bilimsel manada gerek yönetimsel olarak destek olmalıyız. Türkiye´nin 10 yılda vizyon değişikliğini göstermesi bakımından söylemek istiyorum ki, 10 yıl önce Türkiye´den yurtdışına giden hastalar için bazı organizasyonlar vardı. Türkiye´den yurtdışına gidip böbrek nakli olmak isteyenlere karaciğer nakli olmak isteyenlere yardımcı olmak için turizm acenteleri oluşmuş idi. Şimdi ise Türkiye´ye yurt dışından özellikle de Batı ülkelerinden yüz binlerce hasta geliyor. Özellikle organ nakli, kalp damar hastalıklarının tedavileri, by-pass ameliyatları, göz ameliyatları, diş ve diğer tedaviler için. Ama bunların en önemlisi, termal sağlık turizminin Türkiye´deki hasta portföyüne olan katkısı olacak. Termal sağlık turizmi sadece sağlıkla irtibatlı olan bir konu değildir. Aynı zamanda turizm faaliyetlerinin iç içe olduğu, farklı bir hibrit modelin düşünülmesi gerektiği, yeni bir anlayışın ortaya konulması gerektiği bir durumdur. Burada oteller, üniversiteler, Sağlık Bakanlığı hastaneleri, özel hastaneler belki bunların hep bir arada yönetimsel olarak birbirlerinden faydalanabilecekleri farklı bir konsepti geliştirmemiz lazım. Bunlardan daha önemlisi biliyoruz ki Avrupa yaşlanan bir ülke. Bu tip hizmet talebine korkunç ihtiyaç var. Kendi kaynakları buna yeterli değil. Verdikleri hizmetler çok pahalı. Türkiye çok daha kaliteli hizmeti çok daha ucuza mal ediyor. Bu cazibe ortamında belki yurt dışından gelecek insanlar için sosyal güvence, sigorta sistemlerini ülkemizle kaynaştırmamız, karşılıklı uluslararası anlaşmaları hızlandırmamız gerekiyor." dedi.

AGÂH KAFKAS: BAŞARININ SIRRI ORTAK AKILDADIR
Sağlık Bakan Yardımcısı Agâh Kafkas, "Emeği geçen herkesi kutluyorum. Yerel yönetimlerde değerli belediye başkanlarımızda muhteşem bir birliktelik, bir kültür oluşmuş. Özellikle üniversitemizin değerli rektörünü kutlamak istiyorum. Ben bu ilin sahibiyim, ben bu ilin bütün sorunlarına duyarlıyım düsturunda bir üniversiteyi, ilin bir parçası olarak, ili sahiplenme duygusunu öne çıkartmış bir bilim insanı olarak hitap etti. Sivil toplum örgütlerimizi ortak bir akıl ortaya çıkardıkları için kutluyorum. Demokratik toplumlarda başarının sırrı ortak aklı kullanabilenler ve demokrasiyi ve ortak mücadele kültürünü gerçekleştirebilenler diğerlerine fark atacaklar. Aralarındaki çekişmelerle zamanı ve kaynakları heder edenler de bu birlikteliği sağlayanları gıptayla seyredecekler. Onun için ben Afyonkarahisarlıları içtenlikle kutluyorum. Gerçekten termalin adı Afyonkarahisar olmalı diye düşünüyorum. Çünkü biz Türkiye´de böyle biliyoruz. Ülkemiz artık dünyanın en önemli termal merkezlerinden biri haline gelmeye başladı. Biz dünyanın pek çok yerine gidip görüyoruz, şu gördüğümüz otellerde Afyonkarahisar´ın standartları dünya termal standartlarının çok üstünde. Bunu yakalamış Afyon. Hizmet kalitesiyle, şehir sunumu ve kültürüyle ki bu önemli bir şey. Afyonkarahisar´ın termalin başkenti olma özelliğini bundan sonraki süreçlerde de hep birlikte beslemeliyiz, desteklemeli ve katkı vermeliyiz" diye konuştu.

afyon-termal-zirvesi-12.jpg

DR. ABDURRAHMAN ARICI: SAĞLIK TURİZMİ ÖN PLANA ÇIKIYOR
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Abdurrahman Arıcı, "Ülkemiz, doğal güzellikleri tarihi ve kültürel değerleriyle son yıllarda dünyanın en önemli ve en çok tercih edilen tatil ülkelerinden biri durumuna geldi. Eşsiz sahilleri, mavi bayraklı plaj ve marinalarıyla önemli bir kıyı turizmi potansiyeline sahip olmanın yanı sıra yılın 12 ayı tatil yapma imkanı sağlamaktadır. Bu turizm türleri arasında sağlık turizmi, önemi giderek artan bir turizm türü olarak ön plana çıkmaktadır. Dünya nüfusunun artması yaşam kalitesinin ve birçok ülkede tedavi masraflarının artması sebebiyle tedavileri daha kaliteli ve ekonomik yapan ülkelerin oluşmasıyla sağlık turizmi yapan ülkelerin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Ülkemizde sağlık turizmi, medikal termal ve 3. yaş turizmini kapsayan bir turizm hareketi olmak üzere şekillenmektedir. Türkiye, 1500´ün üzerinde kaynağı ile önemli bir jeotermal potansiyele sahiptir. Ülkemiz jeotermal potansiyeli açısından dünyada 7.; Avrupada 1.; kaplıca uygulamaları açısından ise 3. sırada yer almaktadır. Ülkemizde bulunan kaplıca sular gerek derece sıcaklığı, gerekse kimyasal fiziksel ve tedavi edici özellikleriyle Avrupa´daki termal sulardan daha kaliteli, daha üstün nitelikler taşımaktadır" dedi.

VALİ İRFAN BALKANLIOĞLU: MEDENİYETLERİN KESİŞTİĞİ BİR NOKTADAYIZ
Vali İrfan Balkanlıoğlu, "Afyonkarahisar şanslı bir il. Bütün yolların ve medeniyetlerin kesiştiği bir noktadayız. Termal enerji de Allah´ın insanlara bahşettiği güzel bir nimet. Tamamen çevreci, doğal, yağan yağmurlarla daima kendini yenileyebilen güzel bir enerji. Türkiye bu enerji kaynağından bugüne kadar yeterince istifade edemedi. Türkiye´nin aşağı yukarı 3 bin değişik noktasında termal enerji kaynağı var. İlimizde de 50-125 derece arasında bir termal su var. Şehrimizin ve Sandıklı ilçemizin büyük bir bölümü bu termal suyla ısınıyor aynı zamanda. Ayrıca termal enerjiyi seracılıkta da kullanıyoruz. Termal sağlık ve termal turizm açısından da Türkiye, dünyada önemli bir merkez. Afyonkarahisar da hem Türkiye´de hem dünyada önemli bir merkez. Termalin de başkenti aynı zamanda. Sahip olduğumuz beş yıldızlı oteller beş yıldızlı hizmet sunuyor. Termal su deyince bazen insanlarımız yanlış anlıyor. Sadece hasta ve yaşlı insanların istifade etmesi gerektiğini düşünüyorum. Hâlbuki termal suların pek çok ekstra özellikleri var. Türkiye´de büyük bir kesim insan eğer senede bir veya iki kez termal suyla kür ve tedavi olursa kışı rahat geçirir. Ve senenin geri kalan kesiminde rahat ederiz inancına sahipler. Bu düşünce hiç de yabana atılır bir düşünce değil kanıtlanmış bir uygulama. Ayrıca wellness dedikleri insanı daha sağlıklı daha güzel olması koruyucu hekimliğe destek anlamında da özelliği var. Cilt sıkılaştırması gibi anti-aging özelliği var. Birçok açıdan gençlere, genç ve güzel kalmak isteyen insanlara, hasta ve yaşlılara hitap eden bir enerji" dedi.

Açılış konuşmalarının ardından Afyonkarahisar Valisi İrfan Balkanlıoğlu ve AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak tarafından konuşmacılara günün anısına birer hediye takdim edildi. Kongreye katılan Tayvan Ankara Büyükelçisi James C. H. Chen ve Berlin Parlamentosu Milletvekili Hakan Taş da birer selamlama konuşması yaptılar.

Öğle yemeğinin ardından oturum başkanlığını Kütahya Milletvekili Prof. Dr. Vural Kavuncu ve eş başkanlığını TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cevdet Erdöl´ün yaptığı"Türkiye´de Termal Sağlık Turizmi Potansiyeli ve Dünya Örnekleri" konulu ilk oturumda Dr. Dursun Aydın "Türkiye´de Sağlık Turizmi Fırsatları", Camille Hoheb "Termal SPA Turizmi: Global Bakış Açısı", Türkiye Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi Başkanı Emin Çakmak "Dünya Sağlık Turizminde Gelişmeler ve Türkiye´nin Konumu", Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yazar "Kültür ve Turizm Bakanlığı´nın Sağlık Turizmi Alanında Yaptığı Çalışmalar", Afyonkarahisar Termal Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (ATTİD) Başkanı Ali Acar "Afyonkarahisar İli ve Çevresinde Termal Sağlık Turizmi Yatırımları", Prof. Dr. Vural Kavuncu "Termal Sağlık Kentleri" konulu sunumlar yaptılar.

DR. DURSUN AYDIN: AFYON CAZİBE MERKEZİ OLDU
Sağlık Bakanlığı Turizm ve Sağlık Genel Koordinatörü Dr. Dursun Aydın, sağlık turizminin çok geniş kapsamlı bir konu olduğunu ifade ettiği konuşmasında, Türkiye´de sağlık turizminin, sağlık kuruluşlarında hastaların tedavisinde kullanılan "tıp turizmi" ve sağlıklı yaşam ve koruyucu hekimlik alanındaki çalışmaları kapsayan "termal turizm" olmak üzere iki ana grupta değerlendirildiğini söyledi. Dr. Aydın, "Türkiye´de son 10 yılda sağlık alanında çok ciddi anlamda değişim ve dönüşüm oldu. Şu anda ülkemizdeki 74 milyon insana her alanda mükemmel şekilde sağlık hizmeti sunumu söz konusudur. Bugün Türkiye coğrafi konumuyla, iklimiyle, istikrarıyla, kaliteli sağlık hizmeti sunumuyla bölgesinde cazibe merkezi haline gelmiş ki, artık yurt dışındaki insanlar tarafından da tercih edilmektedir. Sağlık turizminin gelişiminin tarihçesine bakacak olursak, sağlık turizmi 2000´li yıllarda konuşulmaya başlandı. 2005 yılında ciddi anlamda gündeme girdi. Sağlık turizmi çeşitliliği ve Tıp Turizmi öne çıktı. Sivil toplum kuruluşları, kamu ve özel sektörde sağlık turizm farkındalığı oluştu. 2010 yılında Sağlık Bakanlığı´nda Sağlık Turizmi Koordinatörlüğü´nün kurulmasıyla birlikte artık Bakanlığımızda resmen sağlık turizmi ile ilgili çalışmalar ve mevzuat çalışmaları başladı. Şu anda Türkiye´deki sağlık turizmi ile ilgili iş geliştirmeleri yapmak, geliştirmek, kurumlararası koordinasyonu sağlamak Sağlık Bakanlığı´nın görev ve yetki alanına girmektedir" dedi. Dr. Aydın, Türkiye´ye dünyanın 95 ülkesinden 2 milyonu aşkın turistin geldiğini belirterek, Türkiye´nin ekonomik gücüne dikkat çekerek, her anlamda iyi bir konumda olduğunu ve sahip olduğu bütün imkânlarıyla sağlık turizminin gelişebileceği bir ülke olduğunu belirtti. Dr. Aydın, "Bugün artık 130 bini aşkın hasta, başta çevre ülkelerinden olmak üzere tedavi amaçlı gelmektedir. 250 bin civarında da termal turizme gelen yabancı konuğumuz söz konusudur" şeklinde konuştu. Türkiye´de medikal turizmde uluslararası düzeyde sunulan hizmetlere de değinen Dr. Aydın, "Yabancı hastalara çağrı merkezleri aracılığıyla tercümanlık hizmeti verilmektedir. Kesintisiz 7 gün 24 saat, 4 dilde (İngilizce, Almanca, Rusça ve Arapça) vardiya usulü ile hizmet vermektedir. Türkiye´de artık yurt dışından gelen hastalara sağlık alanında 4 dilde hizmet verilmektedir" şeklinde konuştu. Termal turizmin, sağlık turizminin en önemli parçalarından birini oluşturduğunu belirten Dr. Aydın, Türkiye´ye termal turizm alanında ciddi bir talep olduğunu ve yaşlıların büyük bir kesimi oluşturduğunu dile getirerek, bu noktada termal tesislerinin kalitesinin ve sayısının arttırılması ile ulaşımın kolay hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.

CAMİLLE HOHEB: YAŞLI GRUP, TERMAL İÇİN ÖNEMLİ KİTLEDİR
Camille Hoheb ise konuşmasında, küresel anlamda termal turizm ile ilgili bilgiler vererek, termal turizmin önemine ilişkin şunları söyledi: "Hastalar, seyahat ettikleri zaman hayatlarını değiştirecek bir tecrübe istiyorlar. Neden kendi evlerinde istemiyorlar da başka yerlere gitmek istiyorlar? Çeşitli sebepler var; daha iyi kalite, ulaşılabilirlik, daha iyi fiyatlar, vb. Bu, uluslararası yerel, şehirlerarası veya eyaletlerarası bir süreç olabilir. Termal kaplıca, özellikle yaşlı gruplar için hem turizm hem de sağlık açısından çok önemlidir. Yaşlı grup, termal SPA için önemli bir müşteri kitlesini oluşturuyor. Wellness anlamında da termal SPA´lar önem teşkil ediyor. Çalışanlar için de bunun önemi göz ardı edilemez. Termal SPA turizmi, varolan kaynakların kullanılmasını sağlıyor. Bir şeyler üretmeniz gerekmiyor, elinizde olan kaynakları kullanmanız gerekiyor. Önemli olan kaynakları farklı gruplara ayırabilmek, en iyi şekilde kullanabilmek ve pazarlama imkanlarını arttırmak,. Farklı turizm ürünlerine bakarak, ne tür benzerlikler ve farklılıklar olduğunu görebilirsiniz, farklı müşteri profillerini görebilirsiniz. Yerel pazarlara ve ürünlere yönelebilirsiniz. Bunlar önemli. Çünkü farklı ülkelerde termal kaynaklar var ama bunlar tam olarak kullanılmıyor. Çünkü bizde SPA kültürü yok. Suyu, bir SPA kaynağı olarak görmüyoruz. Medikal anlamda suyun, termal SPA´nın sağlıkta ve rehabilitasyonda kullanımını çok görmedik" dedi. Dünya Sağlık Örgütü´nün (WHO) sağlık öngörülerine de değinen Hoheb, buna göre WHO tarafından depresyonun 2020 yılı itibariyle çok büyük bir sorun olacağının öngörüldüğünü belirterek, global anlamda insanların SPA´lara gitme nedeninin gevşemek olduğunu söyledi.

afyon-termal-zirvesi-4.jpg

EMİN ÇAKMAK: ÜLKEMİZİN YABANCI HASTA ALIMI ARTTI
Emin Çakmak konuşmasında, "Türkiye Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi olarak dört kategoriye yoğunlaşmış durumdayız ve ülkemizi bu noktalarda pazarlamaya çalışıyoruz. İlk olarak, medikal turizm, SPA ve wellness turizmi, termal turizm ve emeklilik sağlık turizmidir. Medikal turizme baktığımızda şunu görüyoruz. Pek çok tedavi ve operasyonu yapıyoruz. Çok iyi doktorlarımız var. Şanslı bir ülkeyiz. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti olarak, son 88 yılda insan kaynaklarına büyük yatırımlar yaptık, doktorlarımızı yurt dışına gönderdik, oralarda sağlık eğitimi aldılar. Bu sebeple Türkiye, sağlık destinasyonu olarak dünya çapında önde gelen bir ülke oldu. Son 10 yılda hükümetimiz sağlık alanında pek çok şey yaptı. Ülkemizin yabancı hasta alımı arttı. Türkiye´de 750´den fazla termal kompleksimiz var, 25 bin yatak kapasitesinin üstünde, 270 tane SPA ve Wellness beş yıldızlı otel var. Bunların kapasitesi 35 bin´in üzerindedir. 500 bin´in üzerinde de emeklilik sağlık turizmi için yatak kapasitemiz söz konusu" dedi. Çakmak konuşmasında, Türkiye´nin çeşitli bölgelerindeki önemli termal merkezlere de değinerek, termal turizmi ile sunulan sağlık hizmetleri hakkında bilgiler vererek, emeklilik sağlık turizminin popüler konulardan biri olduğunu ve Türkiye´de bu alanda çalışmaların arttırıldığını ifade etti.

İBRAHİM YAZAR: MEVCUT KAYNAKLARI TESPİT EDİYORUZ
İbrahim Yazar konuşmasında, Bakanlık olarak termal turizme olan yaklaşımlarına değinerek, "Bakanlık olarak termal kaynaklarımızı dikkatle takip ediyoruz. Mevcut kaynakları tespit ediyoruz, o kaynakların özelliklerini belirliyoruz ve o kaynakların bulunduğu yerin alt yapı yatırımlarını tespit ediyoruz. O kaynakların da bulunduğu yerdeki diğer turizm türleriyle nasıl entegre olabileceğini, diğer turizm türlerinin neler olabileceğini tespit etmeye çalışıyoruz. Böyle bir yaklaşımla öncelikle geliştirilmesi gereken termal turizm alanında bölgeleri oluşturmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.
Ali Acar ise, Afyonkarahisar´ın Türkiye´nin termal turizminin başkenti olarak ilan edilmesinden sonra Zafer Havaalanının inşaatının başladığını ve ilk belirlenen bitiş tarihinin 30 Ağustos 2013 olmasına rağmen, açılışının 29 Ekim 2012 tarihinde gerçekleştirileceğini, bununla birlikte 2014 sonu veya 2015 yılı başında yapılacak hızlı tren ulaşımının Afyonkarahisar´dan geçecek olmasının da ilimize termal ve turizm açısından ayrıca bir önem kazandıracağını ve Afyonkarahisar´ın ulaşım çeşitliliğini arttıracağını ifade etti.

PROF. DR. VURAL KAVUNCU: TÜRKİYE DOĞAL KAYNAKLARA SAHİPTİR
Prof. Dr. Vural Kavuncu da konuşmasında, SPA´nın bir yaşam kültürü olduğunu belirterek, sağlıklı yaşamın tamamlayıcısı olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kavuncu, Türkiye´nin Skyscanner verilerine göre, dünyada en çok aranan 8. ülkesi olduğunu ifade ettiği konuşmasında, termal turizm açısından kentlerin keyifle yaşanacak bir ortamlar haline getirilmesi ve kentlere ulaşımın, alt yapısının, turist güvenliğinin, personel eğitiminin, sosyal ve kültürel etkinliklerin yapılması gerektiğinin altını çizdi. Prof. Dr. Kavuncu, dünyadan ve Türkiye´den örneklerle termal sağlık kentlerindeki uygulamalarla ilgili de bilgiler vererek, Türkiye´nin sağlık turizmi rehabilitasyonunda zengin sıcak su ve doğal kaynakları açısından avantaja sahip olduğunu söyledi. İlk oturumun sonunda Afyonkarahisar Milletvekilleri Doç. Dr. Sait Açba ve Kemalettin Yılmaz tarafından günün anısına birer hediye takdim edildi.

Birinci oturumdan sonra, Prof. Dr. Hatice Uğurlu başkanlığında gerçekleştirilen "Kaplıca ile Birlikte Uygulanan Fizik Tedavi ve Destek Yöntemleri" başlıklı oturum ile Prof. Dr. Selami Akkuş başkanlığında düzenlenen "Akuatik Rehabilitasyon" başlıklı oturumun ardından Kongrenin Perşembe günkü programı, Frig Vadisi´ne yapılan gezi sonrasında Gazlıgöl Pala´s Premium Termal Otel´de düzenlenen akşam yemeği ile sona erdi.

2. Gün Programı
"Uluslararası Katılımlı Termal Sağlık Turizmi Kongresi"nin 8 Haziran 2012 Cuma günkü programı, ANS Kampusü Atatürk Kongre Merkezinde "Termal Sağlık Turizmi" başlıklı dördüncü oturumla başladı. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İ. Safa Kapıcıoğlu´nun başkanlık yaptığı dördüncü oturumda Alman Medikal Wellness Vakfı Başkanı Lutz Lungwitz, Alman ve Uluslararası Medikal Wellness Derneği Başkanı Stephan Ritter, Türkiye Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliği (JKBB) Danışmanı Yüksek Jeoloji Mühendisi Dr. Toros Özbek, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Kurumu Çevre Sağlığı Daire Başkanı Dr. Hüseyin İlter ve Çek Cumhuriyeti´nden Uluslararası İş Geliştirme Derneği Uzun Süreli İş İlişkileri Geliştirme Başkanı Brian S. Piper konuşmacı olarak katıldı.

LUTZ LUNGWİTZ: AFYONKARAHİSAR SAĞLIK BÖLGESİNİ TANITACAĞIZ
Lutz Lungwitz, "Medikal SPA ve Kliniklerde Kalite ve Akreditasyon" başlıklı sunumunda Medikal Wellness Vakfı´nın çalışmalarıyla ilgili bilgiler vererek, sahip oldukları iş ortaklarının yanı sıra Afyonkarahisar´daki birtakım otellerle işbirliği yapabileceklerini belirtti. Önümüzdeki yıllarda Afyonkarahisar´ın termal tesislerine yönelik işbirliği içerisinde çalışmalar yapabileceklerini de ifade eden Lungwitz, kongre sonrasında bu bölgelerde nelerin yapılabileceği ile ilgili müzakerelerde bulunabileceklerini belirterek, "Buradaki ortaklarımızla bir yıl içerisinde bu fikri geliştirip, sizinle birlikte Afyonkarahisar sağlık bölgesini tanıtma imkânını elde edebiliriz" dedi.

STEPHAN RİTTER: 2 MİLYON ALMAN SAĞLIK TURİZMİ İÇİN SEYAHATE ÇIKIYOR
Stephan Ritter, "Termal ve Sağlık Turizminde Kalite Yönetimi" başlıklı sunumunda, sağlık turizmi alanında Almanya örneğinden hareketle neler yaptıklarını aktararak, "Bu yıl sadece 2 milyon Alman, sağlık turizmi için seyahat edecek. Bu alanda açık bir kalite sistemini oluşturmak şart ki, gerçekten sağlık için seyahat edecek insanlar gidecekleri yerlerden neler bekleyebileceklerini bilsinler. Biz bu inançla kalite, güvence sistemlerini geliştirmeye başladık. Onlar da gerçekten beklentilerinin karşılığını alabilsinler. Öte yandan doktorların da sürecin içerisinde olmasını sağlıyoruz. Genellikle bahsettiğimiz kişiler, 35 yaş üstü ve orta ile üst seviye arasında bilgi sahibi kişilerdir" dedi. Ritter konuşmasında sağlık turizminde kalite yönetimi ve sertifikasyonun önemine de değinerek, genel geçer kriterlerin belirlenmesi için birçok tıp uzmanı ile birlikte çalışılması gerektiğinin altını çizdi.

DR. TOROS ÖZBEK: TERMAL SAĞLIK TURİZMİNİN BİR PARÇASIDIR
Dr. Toros Özbek, "Türkiye´de Termal Turizmin Gelişimi ve Uygulamaları" başlıklı sunumunda, JKBB ile ilgili bilgiler vererek başladığı konuşmasında, "Birliğimizin 96 tane üyemiz var. 200´ün üzerinde jeotermal kaynaklı belediye var. Dolayısıyla bu belediyelerin bilimsel tetkik ve hukuki yönden bilgilendirilmesi, yönlendirilmesi, gerekli yardımların yapılması suretiyle işbirliği konusunda etkin bir faaliyet içerisindeyiz" dedi. Kaplıcaların geleneksel ve çağdaş anlamda kullanımının olduğunu ifade eden Dr. Özbek, kür merkezlerinin önemine değinerek, "Artık her otele büyük yatırım yapılması yerine kür merkezlerinin olması zorunlu olarak görülmektedir. Çünkü suların israf edilmemesi, rezervuarların dengeli kullanımı açısından gereklidir" şeklinde konuştu. Dr. Özbek, "Türkiye´de Cumhuriyet´in ilanından sonra Atatürk´ün talimatıyla, çağdaş anlamda kaplıcaların geliştirilmesi konusunda hızlı şekilde faaliyetler başlamıştır. Kaplıcaların çağdaş anlamda gelişiminde Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğü de kurulduğu yıldan itibaren önemli çalışmalar yapmıştır ve bugünkü duruma gelmemizin temel taşlarından birisi de MTA´dır. Bugün termalimizin bu hale gelmesi, devlet ve kamu tarafından sağlanmıştır" diye konuştu. Dr. Özbek konuşmasının sonunda, kaplıcaların ve termal tesislerin hizmet şekillerine göre farklı olarak sınıflandırılması gerektiği yönünde öneride bulunarak, dünyadan örnek tesisleri dinleyicilerle paylaştı.
DR. HÜSEYİN İLTER: TÜRKİYE TERMAL TURİZMİ DESTEKLENMELİDİR
Dr. Hüseyin İlter ise konuşmasında, termal sağlık turizminin, sağlık turizminin önemli parçası olduğunu belirterek, Türkiye´nin ciddi potansiyelinin olduğu bu alanın desteklenmesi gerektiğini söyledi. Sağlık Bakanlığı olarak sağlık turizmi mevzuatının son yıllarda geliştirildiğini de ifade eden Dr. İlter, "En önemli husus, Sağlık Turizmi Kanunu´nun çıkarılmasıdır. Bu hususta Bakanlığımızda çok ciddi çalışmalar yürütülmektedir. İlgili kurum ve kuruluşlarla özellikle akademisyen ve özel sektörün bu noktada koordinasyon içerisinde olması önemlidir" dedi. Brian S. Piper ise "SPA Uygulamalarında Alman Sigorta Şirketlerinin Ödeme İlkeleri" başlıklı sunumunda, ticari müşterilere ulaşmanın yolları ve ticari müşterilerle ilişkileri geliştirme konusunda bilgiler vererek, her SPA´nın öncelikle ne yapmak istediğini ve var olma sebebini anlatması gerektiğini söyledi. Ardından "Kaplıca Tedavisi ve Balneoterapi" başlıklı beşinci oturum, Prof. Dr. Arif Dönmez başkanlığında ve Prof. Dr. Nergis Erdoğan, Prof. Dr. Ersin Odabaşı ve Doç. Dr. Şemsettin Karaca tarafından yapılan sunumlarla gerçekleştirildi.

Kongrenin Cuma günkü programı, öğleden sonra AKÜ Ahmet Necdet Sezer Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ünlü´nün başkanlık yaptığı ve Volker Schwarz, Konstantinos Konstantinidis, Kamil Yüceoral ve Prof. Dr. Mustafa Altındiş´in konuşmacı olarak katıldığı "Termal Turizmde Özel Konular" başlıklı altıncı oturum sonrasında kongre katılımcılarının merkezdeki otelleri gezmesiyle sona erdi.

Üçüncü Gün Programı

"Uluslararası Katılımlı Termal Sağlık Turizmi Kongresi", 9 Haziran 2012 Cumartesi günü ANS Kampusü Atatürk Kongre Merkezinde düzenlenen yedinci oturumun ardından gerçekleştirilen sosyal program ve gala yemeğiyle sona erdi. Üç gün boyunca yurt dışından ve yurt içinden gelen konuşmacıların termal sağlık turizminin farklı yönlerini ele aldığı kongre kapsamında ayrıca Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından hazırlanan "Sanatta Genç Bakış 2012" adlı karma sergi ve sektör temsilcilerinin tanıtım standları katılımcılara sunuldu.
Kongrenin "Termal Sağlık Turizmi Tanıtımı ve Pazarlaması" başlıklı son oturumuna Afyonkarahisar Milletvekili Doç. Dr. Sait Açba, Azerbaycan Ankara Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Necibe Nesibova, Ekonomi Bakanlığı´ndan Mete Özbalaban, AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak, Pamukkale Üniversitesi Rektörü Hüseyin Bağcı, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İhsan Günaydın, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hayri Coşkun´ın yanı sıra yurt dışından ve yurt içinden sektör temsilcileri ve akademisyenler katıldı.

afyon-termal-zirvesi-2.jpg

AKÜ Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Şuayip Özdemir´in başkanlık yaptığı son oturumda, Norveç´ten Kent Arnulf Moum Jörgensen "İskandinav Ülkelerinde Termal Turizm Potansiyeli", Turamco Seyahat Acentası yetkilisi Tufan Gümüş "Termal Turizmde Seyahat Acentalarının Rolü", Türk Hava Yolları yetkilisi Tarkan İnce "Sağlık Turizminde Ulaşım ve Hava Yollarının Önemi", Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Sarıışık "Afyonkarahisar Destinasyonunun Termal Turizm Potansiyeli", Türkiye Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi Termal Grup Başkanı Yunus Gürkan ise "Bir Termal Turizm Markası-Afyonkarahisar" konulu sunum yaptılar.

KENT ARNULF MOUM JÖRGENSEN: İSKANDİNAVYA İÇİN AFYON ÖNEMLİ PAZAR
Kent Arnulf Moum Jörgensen, İskandinav ülkelerindeki termal turizm potansiyeli ile ilgili bilgiler verdiği konuşmasında, İskandinavya´nın kutup bölgesinde bulunduğunu ve bu bölgenin termal turizm açısından önemli bir nokta olduğunu belirterek, "İskandinavya´da sosyal bir sistem var ve eşitlik söz konusu. Çok iyi bir sağlık sistemimiz var. Herkesin ihtiyaçlarına karşılık veren bir sistem" dedi. Jörgensen, İskandinavya´da wellness sektörünün büyük pazar olarak görüldüğünü ifade ederek, İskandinavya´nın termal turizm potansiyelini değerlendirdiği konuşmasında, "Yılın bir vaktinde sürekli güneş alıyoruz. Ancak bu, bir yıl içerisinde 3-4 ay sürüyor. Yılın geri kalan kısmı, dondurucu soğuklarla geçiyor. Bir profesörün konuyla ilgili yaptığı araştırmaya göre, güneşin olmaması birçok insanı hastalıktan öldürüyor. Güneşimiz olmadığı için D vitamini eksikliği en büyük sorunlarımızdan birisi. Güneş ışığının olmamasından kaynaklı pek çok hastalık görülmektedir. Öte yandan tüm İskandinav ülkelerinde kemik hastalıkları ile ilgili sıkıntılar bulunmaktadır. Bu sebeple İzmir´e pek çok hasta gidiyor. Her yıl 600-700 hasta, İzmir Balçova´ya gönderiliyor. Burada tedavi gören hastalar, 16 haftadan sonra kendini çok daha iyi hissediyor. Fizyoterapi ve sıcak havanın, normal tedaviye göre çok daha faydalı ve aynı zamanda uzun vadede çok daha etkili olduğu ifade edilmektedir" şeklinde konuştu.

TAYFUN GÜMÜŞ: TERMAL TURİZMİNDE SEYAHAT ACENTELERİ ÖNEMLİDİR
Tayfun Gümüş, termal ve sağlık turizminin birbiriyle içe içe olduğunu belirterek, termal turizmde seyahat acentalarının rolü ile ilgili deneyimlerini paylaşarak, önerilerde bulundu. Gümüş konuşmasında, sağlık turizminde havaalanı, uçak şirketleri, oteller, esnaf, yerli halk ve ören yerleri ile seyahat acentalarının önemli olduğunu ifade ederek, termal sağlık turizmi alanında personel eğitiminin özellikle de lisan eğitiminin çok önemli olduğunu dile getirdi. Gümüş konuşmasında, ayrıca termal sağlık turizmi vurgulanarak esnafın ve yerli halkın bilinçlendirilmesinin önemine değinerek, havaalanının sağlık amaçlı gelen turistler için özel olarak düzenlenmesi gerektiği konusunda önerilerde bulundu. Gümüş, ayrıca Afyonkarahisar için biraz zor olsa da mutlaka "Kur Parkı"nın yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.

tarkan-ince-afyon.jpg

TARKAN İNCE: THY SAĞLIK TURİZMİNE BÜYÜK DESTEK VERİYOR
Tarkan İnce konuşmasında, hava yolu sektörünün çok canlı ve cazip görüldüğünü ancak kontrol edilmesi zor bir sektör olduğunu belirterek, "Hava yolu sektöründe müşteriler artık paraları karşılığında daha fazla değer talep ediyorlar ve böylece daha rekabetçi bir yapının içine giriyoruz. Sadakat programları çok önemli hale geldi. Böyle bir program düzgün kullanılırsa, yolcular uzun vadede korunabilir" dedi. İnce, Türk Hava Yolları ile ilgili bilgiler verdiği konuşmasında, Türk Hava Yolları´nın 2003 yılından günümüze kadar yolcu kapasitesini ve gelirlerini üç katına çıkarttığını belirterek, "2011 yılında 32 milyon yolcu taşıdık ve bu yılki hedefimiz, 35 milyon´dur. Bunlardan çoğunu da yurt dışına çıkan yolcular oluşturmaktadır. Türk Hava Yolları, 52 farklı noktaya uçuyor ve 92 şehre ulaşıyor. Şu anda dünya üzerinde 196 farklı uçuş noktamız var" şeklinde konuştu. İnce, "Kamuoyunda farkındalık ve bilinç yaratmak çok önemli. Bu yüzden eğer belli programlara odaklanırsanız müşterilerin ilgisini çekebilirsiniz. Bunu bir deneyim yolculuğuyla netleştirebilirseniz, o zaman gelecekte ne gibi şeylerle karşılaşacaklarını daha iyi belirtirsiniz. Sadece mevcut hizmetleri vermekle yetinmeyip, yanına bir şey daha koymalısınız. Mesela, buraya insanlar termal turizm için geliyorsa, yanına bir gastronomi turizmi paketi eklenebilir. Böylece katma değerli ürünlere daha fazla yönelirler. Yani, eşzamanlı eylemlere ihtiyaç var. Bunu da birlikte planlayabiliriz. Bana göre, ortak etkinlerle ilgilenenlerin bir seyahat acentasıyla temasa geçmeleri en doğrusu olur ve böylece size tam destek sağlayabiliriz" şeklinde konuştu.

DOÇ. DR. MEHMET SARIIŞIK: AFYONKARAHİSAR´IN TERMAL TURİZMİNDE MARKALAŞMALIDIR
Doç. Dr. Mehmet Sarıışık da konuşmasında, termal turizmin yılda 12 ay gerçekleştirilebilen bir turizm çeşidi olduğunu ve Dünya Turizm Örgütü (WTO) tarafından 2020 yılı açısından önemi artacak turizm çeşidi olarak işaret edildiğini belirterek, "Afyonkarahisar´da beş tane önemli termal bölge var. Bunlarla ilgili yapılan son 2009-2010 yılı istatistiklerine göre, 2009 yılında 207 bin, 2010 yılında 240 bin turist bu bölgeyi ziyaret etmiş. 5 yıldızlı otellerde 2010 yılında 80 bin konaklama gerçekleştirilmiş. Bunun 2 bin´i yabancı turistlerden oluşmaktadır. Doluluk oranı ise yüzde 42 olarak ortaya çıkmıştır. Bu noktada, Afyonkarahisar daha fazla termal tesis yatırımı yapamıyor mu? sorusunu sormak gerekir. Bu bölgedeki termal tesis yatak kapasitesi, Türkiye´nin yaklaşık 1/3´ini oluşturmaktadır. Bu, iyi bir rakam. Afyonkarahisar´ın termal turizmde daha popüler hale geleceğini öngörüyorum. Çünkü kaynak sayısı fazla. Yeter ki, bu kaynaklar iyi değerlendirilsin" şeklinde konuştu. Yunus Gürkan ise konuşmasında Afyonkarahisar´ın termal turizm alanında markalaşması sürecinde otel ve yatak kapasitelerini arttırıcı yatırımların yapılması, bölgedeki ulaşım imkânlarının geliştirilmesi, tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinde koordinasyonun sağlanması, bölge olarak ulusal ve uluslararası fuarların katılımların arttırılması gerektiği konusunda önerilerde bulundu.

Oturumun sonunda Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Gümüşhane Üniversitesi ve Pamukkale Üniversitesi Rektörleri tarafından konuşmacılara günün anısına hediye takdim edilmesinin ardından AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak, kongrenin kapanış konuşmasını yaptı.

PROF. DR. MUSTAFA SOLAK: SİNERJİNİN DEVAMI GEREKİYOR
Prof. Dr. Mustafa Solak konuşmasında, "Termal sağlık turizmi alanında üniversitemiz ve şehrimizde ilk kez yapılan bu kongre ile üniversite-kent, üniversite-şehir ve sivil toplum işbirliğinin güzel bir örneğinin sergilendiğini düşünüyoruz. Üniversitemiz ve yerel yöneticilerimizle ortaklaşa güzel bir sinerji yakalandı ve bu kongre gerçekleştirildi. Bu sinerjinin devamı ve yeni kazanımlara dönüştürülmesinin bu kongrenin en önemli çıktısı olacağı kanaatindeyim. Tüm katılımcılarımızın ülkelerine ve kentlerine döndüklerinde ilimizi, otellerimizi ve termal zenginliğimizi hatırlamaları ve kurulan bu güzel birlikteliğin uzun yıllarca devam ettirilmesi temennisiyle tüm katılımcılara ve kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.

"Uluslararası Katılımlı Termal Sağlık Turizmi Kongresi", AKÜ Sosyal Tesislerde düzenlenen öğle yemeği sonrasında katılımcıların Afyonkarahisar Valisi İrfan Balkanlıoğlu ve AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak eşliğinde, Afyonkarahisar Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (AFSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Demirayak´ın koleksiyonunu ve Alimoğlu Mermer Fabrikasını ziyaretlerinin ardından akşam Oruçoğlu Termal Otel´de düzenlenen gala yemeği ve Konya Belediyesi Sema Topluluğunca icra edilen Sema gösterisi ile sona erdi.

HATİCE ERSÖZ: FİZİK TEDAVİ VE KAPLICANIN ÖNEMİNİ BİLİYORUZ
Kongre hakkında değerlendirmede bulunan Artvin Zihinsel Özürlüler Dernek Başkanı Hatice Ersöz ; Afyon Kocatepe Üniversitesinin ilk kez düzenlemiş olduğu Termal Sağlık Turizm Konferansı Türkiye’de ulusal ve uluslararası konusunda uzaman çok değerli bilim adamlarını bir araya getirmiş ve yapmış oldukları çalışmaları sunuşlarıyla dikkat çektiler. Özellikle yaşlanan nüfusumuzun yeni arayışlar peşinde olması yani tatil tedavi kur derken termal turizm ön plana çıkmakta 3. yaş turizmin ne kadar dünya pazarında önemli olduğunu. Bu konuda yatırımların dünya ölçeğinde her geçen gün arttığını, Türkiye’nin termal kaynaklar açısından zengin coğrafyada her geçen termal sağlık turizm geliştiğini dikkat çektiler. Artık insanlar alternatif tıp olarak da yoğun kullanım alanlarının dikkat çekildiği ve tedavide önemli başarılar elde edildiğini sadece ilaçla tedavinin yanı sıra alternatif tıbbın önemi de son zamanlarda Sağlık Bakanlığı dünya sağlık teşkilatları tarafından da kabul gördüğünü, bu bakımdan termal tesislere yoğun talep bir turizm hareketi başlatmıştır.
Başkan Ersöz: “ Biz de engellilerimiz için fizik tedavi ve kaplıcanın ne kadar önemli olduğunu bilmekteyiz. Bu kapsamda termal sağlık turizmi 3. yaş turizmi alanında bir dizi çalışmalar yapmaktayız. Afyon Üniversitesinin düzenlediği kongreye katılarak geniş bilgi sahibi olduk. Bundan sonra yapacağımız çalışmalara aldığımız bilgiler ışık tutacaktır. Ayrıca kongre nedeniyle Afyona çok değerli üst düzey akademisyenler ve bürokratlar yurtdışındaki STK temsilcileri ve öğretim görevlileri ile tanışma imkanı bulduk. Artvin’i temsil ederek lobi çalışması yaptık.

08 Haber aracılığıyla da Afyon Kocatepe Üniversitesi ve ev sahipliği yapan Rektör Prof. Dr Mustafa Solak oluşuma katkı sunan resmi ve sivil bütün taraflara emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. Türkiye’de bir ilk olan Termal Sağlık Turizmi konusu kongrede tartışılması çok yararlı oldu. Bakanlıklarda üzerine düşen her türlü yasal düzenlemeleri de yaparak sağlık sektöründe termal turizm gelişmesine katkı sağlayacaklarının ve bu konuda ilk adımların kongrede atılarak işbirliği kararı alınması çok güzel gelişme oldu.” diyerek kongre hakkındaki görüşlerini açıkladı.

Hatice Nur Ersöz, “Artvin’de sağlık turizmi ve 3. yaş turizmini Artvin’e kazandıracağız. Bu konuda herkesten ve her kesimden destek istiyorum. Artvin kalkınmasına, sağlık ve 3. yaş turizmi önemli ivme kazandıracaktır, biz konuları dillendiriyoruz. Bizim de Artvin Çoruh Üniversitemiz sağlık turizmi ve 3. yaş turizminde önemli kongre, çalıştay, sempozyum gibi bir program düzenliyor. Bu tür faaliyetlere Artvin kamuoyunun sahiplenmesi gerekir.” dedi.
 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.