• BIST 99.547
  • Altın 236,446
  • Dolar 6,1287
  • Euro 7,2053
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 12 °C

Afrika’yı safaride keşfettik-5

Afrika’yı safaride keşfettik-5
Vahşi hayvanlarının yaşadığı Masai Mara’da safariye çıkarak belgesellerde izlediğimiz aslanlar, filler, zürafalar, ceylanlar, su aygırlarını heyecanla izledik.

ÖZKAN ALTINTAŞ- TÜRKİYE TURİZM- (Gezi 3)
MASAI MARA / KENYA-
Afrika’ın vahşi hayvanlarla dolu Masai Mara bölgesini keşfetmek üzere yola çıkmadan önce Nairobi’de zürafa Lin’den şans öpücüğü almıştım. Şimdi sıra safaride ve diğer hayvanlarla birlikte olmaktaydı. Türkiye’nin önemli turizmcileri ve gazetecileri ile birlikteydik. Herkeste bir heyecan vardı. Ne de olsa, Afrika’daki vahşi hayatın tam göbeğine gidiyorduk. Afrika’nın kokusunu, dağlarını, tepelerini, ovalarını geziyorduk. Afrika’nın dev ülkesi Kenya’daki maceramız her gün yeni bir heyecanla devam ediyordu.

masai-mara-araclar11.jpg

VALİZLERİ BIRAKMAYINCA GECİKTİK

Nairobi’deki tarihi Stanley Oteli’nde sabah gün ağarırken, saat 05.30’da kalkarak kahvaltıya indik. Saat 06.00’da yola çıkacaktık. Kenya gezimizin 5’inci günündeydik.
Afrika’nın ünlü safari merkezi Masai Mara’da iki gün konaklayacaktık. Araçlar küçük olduğu için ihtiyacımız olanları alıp valizleri bırakmamız söylendi. Ancak buna herkes itiraz etti. Kapıda bekleyen 4x4 arazi üç adet aracında bagaj konulacak yer yoktu. Çaresiz tıkış tıkış, araçların arka taraflarına valizler yerleştirildi.

masai-mara-yolda1.jpg

EKİBİMİZ ÇOK HEYECANLIYDI

Ekibimiz oldukça kalabalıktı. Bu nedenle valizlerde iyi yer kaplıyordu.
Türk-Afrika Turizm Konseyi (TATC) ile Türk Hava Yolları’nın işbirliğinde yapılan gezinin Kenya bölümünde ağırlamayı New Line Travel Ltd’nin Genel Müdürü Bülent Karataş yapıyordu. Bize Selami Demirel eşlik ediyordu. Kenya gezisinde Emin Çakmak (Hello Turizm-TATC Başkanı), Vedat Öndaş (Nes Travel), Tolga Öge (Vip Turizm), İlkim Tuncay (İgo Holidays), Leyla Cingöz ( Logo Travel), Nilüfer Mestecaplıoğlu (ETS Turizm), Talin Şirinoğlu (Ser-Vis Travel), Tolga Ünalsın (Nes Travel), Kenan Hamdioğlu (Setur), Cem Polatoğlu (Baracuda Turizm), Kaan Erdoğan (Tivoli Turizm), Zeynep Özbakan (THY) turizmciler olarak yer aldı.
Ayrıca gazeteci olarak Özkan Altıntaş (TurkiyeTurizm.com), Cahit Akyol (Hürriyet) Açelya Türkan (Cumhuriyet) katıldı. SkyTV’nin başarılı programcılarından “Çağatay Yolda” ekibinden Çağatay Şahin (Çağatay Yolda), Serpil Türkekul (Çağatay Yolda’nın Yönetmeni), Fatih İlyasoğlu (Çağatay Yolda’nın Kameramanı) bulundu.
Valizlerin yerleştirilmesi yüzünden saat 07.30’u bulmuş ve Nairobi’nin sabah trafiğine yakalanmıştık.
Yolda fotoğraf çekebilmek için arazi aracının önüne oturdum. Şoförümüzün adı George idi. Şehrin içinde adeti araç denizini yararak yol aldık. Kalabalık bir türlü bitmek bilmiyordu. Trafikte yaklaşık bir saat kaybettik. Masai Mara, Nairobi’ya 350 kilometre uzaktaydı. Yolun 250 kilometresi asfalttı. Ama 100 kilometresinde düzgün yol olmadığı söylendi.

masai-mara-narok-ozkan2.jpg
Masai yerlilerinin ahşap işleri

masai-mara-narok-vedat.jpg
Vedat Öndaş, Masai yerlilerinin müzik aletini çaldı

BİR TEPEDEN RİFT VADİSİ’Nİ SEYRETTİK

Yol boyunca düzenli köylerden geçtik. Yolda hediyelik eşya satan dükkanların sıralandığı tepede durarak Masai Mara’dan Suriye’ye kadar uzanan 9.500 kilometre uzanan Rift Vadisi’ni izledik.

masai-mara-narok1.jpg
Masai yerlilerinin boyunlarına taktığı renkli kolye

Yolda Narok’ta tuvalet molası verdik ve derme çatma bir hediyelik eşya mağazasına girdik. Her şey çok güzeldi. Ama çok pahalıydı. Hepimiz alışverişi Nairobi’deki Masai Mara pazarına bıraktık. Duka Moja, Mai Mahu’yu geçerek televizyondaki belgesellerde yıllarca izlediğimiz Afrika’yı keşfetmek üzere yol aldık.

masai-mara-bozuk-araba-ozkan.jpg

ARAÇLARDAN BİRİ BOZULDU

Son 100 kilometre başladığında başımıza gelecekleri bilmiyorduk. Yol diye bir şey yoktu. Taşların üzerinde hoplaya zıplaya yapılan yolculuk başladı. Yolun bir bölümü düzenliydi. Tam bozuk yola girerken şoförümüz George’ın telefonu çaldı.

masai-mara-bozuk-araba-2.jpg

masai-mara-bozuk-araba-3.jpg

Çağatay Yolda ekibinin bindiği arazi aracı bozulmuş ve yolda kalmıştı. Çaresiz aşağı yukarı yarım saat geride bulunan aracın yanına döndük. Araçta elektrik arızası vardı. George kablolardı koparıp ekledi ve aracı çalıştırdı. Yeniden yola koyulduk.

masai-mara-arac-ozkan.jpg

masai-mara-tas-yol1.jpg

BOZUK YOLDA HOPLAYA ZIPLAYA YOLCULUK

Kısa süre sonra iyice bozuk yola geldik. Araç taşların üzerinden, suların içinden, köprülerden geçerek yol alıyordu. Hepimizin vücudu hoplayıp zıplamaktan ağrımaya başladı. Arkada oturanlar ise başlarını tavana vurmamak için kolluyorlardı.
İşkence gibi yolculuk boyunca çevremizde zebralar, bizonlar, ceylanlar, zürafalar sürüler halinde dolaşıyorlardı. Daha Masai Mara Parkı’na girmemiştik, ama her tarafta görmeye geldiğimiz çeşitli hayvanlar vardı.

masai-mara-bozuk-araba-ozkan1a.jpg

BÜYÜK GÖÇÜ DUYMUŞTUM

Daha önceden büyük göçü duymuştuk. Dünyanın en büyük beş göçünden birinde milyonlarca hayvanın Mara nehrini geçtiğini ve timsahlara yem olduklarını öğrenmiştim.
Büyük göç ile hayvanların yağmurda yeşeren otlaklara doğru Masai Mara’dan Tanzanya’nın Serengeti bölgesine ve Serengeti’den Masai Mara’ya yılda iki kez karşılıklı olarak gerçekleşiyordu. Sonra hayvanlar sınırı olmayan parkın otlaklarına yayılarak yaşam savaşı veriyorlardı. Aradan 8 saate yakın zaman geçmişti. Yorucu yolculuğun sonuna yaklaşmıştık.

masai-mara-ololol-kapi2.jpg

masai-mara-olololo-kapi1.jpg

HAYVANLAR SINIRSIZ ORTAMDA YAŞIYOR

Aracımız bir kapı önünde durdu. Ortada tek kapı vardı ve çevresinde uzayıp giden duvar filan yoktu. Yani Masai Mara’daki hayvanlar sınırsız ve insanların yaşadığı köylerin bulunduğu alanda yaşıyorlardı.
Kapıda giriş için önceden alınan izinlerle araç başına 10 bin Kenya Şilini olan (1 Dolar=80 Kenya Şilini) ücretleri ödedik. Fakat Kenyalıların ağırlığı burada da karşımıza çıktı. Bizden başka kimse yoktu ve işlem bir türlü bitmek bilmiyordu. Herkes tuvalet ihtiyacını gördü geldi, hala bekliyorduk.
Bu arada Masai Mara Parkı’nda yapılması gerekenleri içeren üzerinde “Mara Triangle” yazan kurallar kağıdı verildi. Oloololo, Iselya, Eluai veya Purungat bölgesinin üçgeni oluşturan kamp alanı olduğu belirtiliyordu. Arada bulunan Mara nehrinin öte tarafı Tanzanya topraklarıydı ve geçmek yasaktı. Hayvanlara 25 metreden fazla yaklaşılmayacak, park 18.30’da terk edilecekti.
Neden sonra izin çıktı ve araçlarımıza binerek arazının ortasına ne amaçla konulduğu belli olmayan kapıdan içeri girdik. İçerisinin 9 milyon metrekare olduğunu öğrendik. Dışarıyı da katarsak hayvanların yaşadığı alanın 15 milyon metrekare olduğunu düşündük.

masai-mara-balon.jpg

masai-mara-manzara1.jpg

MUHTEŞEM MANZARAYI SEYRETTİK

Toprak bir yoldan Afrika’nın ünlü savanı ortasında yol almaya başladık. Yolun sağında solunda çeşitli hayvanlar vardı. Gökyüzünde ufka doğru uzanan bulutların güzelliği, savanın ortasında enine uzanan karakteristik ağaçlarla birleşince muhteşem manzara oluşuyordu. Uçsuz bucaksız vadinin içinde ormanlık alanlarda vardı. Oralarda zürafaların dolaştığını gördük.

masai-mara-otel1.jpg

MARA SERENA SAFARİ LOGE OTELİ

Araçlar bir tepeye doğru tırmandı. Görevlinin iple açtığı kaldıraçlı bir kapıdan geçtikten sonra ağaçların arasında yol aldık. Araçlarımız Mara Serena Safari Lodge’un kapısı önünde durdu. Bir sürü araç arasında kendimize yer bulduk. Otel Masai Style olarak tasarlanmıştı. Otelin lobisi, restoranları bir bölgede bulunuyordu.

masai-mara-otel-2.jpg

masai-mara-otel3.jpg

Topraktan yapıldığı anlaşılan odalar ise otelin bulunduğu tepeden aşağıya doğru elips şeklinde sıralanmıştı. Valizimi alıp odama giderken çevrede koşuşan kertenkeleler, tarla fareleri gibi küçük hayvanlar vardı. Yöre özelliklerine göre döşenmiş odanın penceresinden Afrika’nın uçsuz bucaksız savanı görülüyordu. İlerde vahşi hayvanların dolaştığını fark ettim. Yemek için restorana geçtik. Dana eti ağırlıklı ana yemekten sonra egzotik meyvelerden oluşan tatlı tabağını yedik.


masai-mara-araclar.jpg

Sonra hep birlikte araçlara binerek safariye çıktık. Araçların üzerindeki tavan bölümünü açarak korumalı bir şekilde dolaşırken fotoğraf çektik. Yakaladığı bir geyiği yiyen aslanın görüntüsü bizleri ürküttü.

masai-mara-aslan1.jpg

masai-mara-aslan2.jpg

masai-mara-ceylan1.jpg

masai-mara-domuz.jpg

masai-mara-fil2.jpg

masai-mara-keci.jpg

masai-mara-kus.jpg

masai-mara-zurafa1.jpg

masai-mara-zebra2.jpg

masai-mara-timsah.jpg

masai-mara-zebra1.jpg

Hava kararana kadar Masai Mara’da bulunan hayvanları izledik. Aslanlar, filler, zürafalar, ceylanlar, sırtlanlar, domuzlar, lamaların arasında dolaştık. Hava kararıp yağmur çiselemeye başladığında gökkuşağı oluşarak bizlere benzersiz bir manzara seyrettirdi. Otele döndük.
Oldukça geç olmuştu. Banyo yapıp akşam yemeğine kadar dinlendim. Yemeğe giderken odama giren bir görevli cibinliği açarak odanın perdelerini kapattı. Et ağırlıklı yemekten sonra lobide oturduk. Masai yerlisinin ustalıkla çalıp söylediği İngilizce şarkılarla geç saatlere kadar eğlendik.

DEVAM EDECEK
 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.