• BIST 103.235
  • Altın 197,827
  • Dolar 4,7171
  • Euro 5,5018
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 19 °C

ABD ve AB'de ortalık durulmadı

ABD ve AB'de ortalık durulmadı
Amerikan Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke’nin ABD ekonomisi "olağandışı belirsiz" sözleri üzerine iyi fazi veren ülkelere akın başladı
MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü (26 Temmuz-01 Ağustos.2010)


İSTANBUL- Amerikan Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke"nin ABD ekonomisinin görünümünün "olağandışı belirsiz" şeklindeki açıklaması üzerine bizim gibi iyi faiz veren gelişmekte olan ülkelere olan fon akımını artırdı.
Son günlerce ciddi bir yabancı alımı var. Borsa rekor kırıyor. Sektör kağıtları yine ön sıradalar. Bunun sebebi; bankalar gene devlet tahvilinden yüksek karlar yazacak.



Bernanke: ABD ekonomisi olağandışı belirsiz (BBC)


Amerikan Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke, ABD ekonomisinin görünümünün "olağandışı belirsiz" olduğu uyarısında bulundu.
ABD Senatosu Bankacılık Komisyonu'nda konuşan Bernanke, ülke ekonomisinin kalkınmasını desteklemek için gelecekte de halen rekor düzeyde düşük faiz oranlarının muhafaza edilmesi gerekeceğini söyledi.
Amerika Birleşik Devletleri'nde 2008'deki mali krizden bu yana, kredileri ve harcamaları artırmak için faiz oranları, yüzde 0 ile 0,25 arasında tutuluyor.
Ben Bernanke ise toparlanma sürecinde sorunlar görülmesi durumunda, ABD Merkez Bankası olarak ekonomiyi canlandırmak için yeni politikalar uygulamaya da hazır olduklarını belirtti. Bernanke, Amerikan ekonomisinin tekrar resesyona gireceği yönündeki endişelerin de yersiz olduğunu vurguladı.
.


…VE BORSA REKOR KIRIYOR


Bernanke'nin açıklamalarından sonra faizlerin daha uzun süre düşeceği hatta daha da geri gidebileceği açıklamaları geldi. Bu da bizim gibi iyi faiz veren gelişmekte olan ülkelere olan fon akımını artırdı. Son günlerce ciddi bir yabancı alımı var. Lider mali sektör kağıtları gene. Sebep meydanda; bankalar gene devlet tahvilinden yüksek karlar yazacak.

İki üç hafta önce farklı konuşuyorduk. “Artık gevşek para politikasının sonuna gelindi. Reel faizler sıfırlandı. Bankalar asli görevlerine dönecekler ve reel sektörü fonlayacaklar “diyorduk. Buna samimi olarak inanıyorduk. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı başta ABD olmak üzere AB ülkelerinde de ortalık durulmadı. Beklenen olmadı. Hatta yeni bir dip mi lafları edilmeğe başlandı. Resesyon tehlikesi var denildi ve her şey alt üst oldu.
Çıkmasını beklediğimiz faizler yerinde saymağa devam ediyor hatta inebileceğinden bahsediliyor. Bizde de durum öyle. Merkez faizlere dokunmuyor. Enflasyon tehlikesi yok. Gevşek para politikasına devam. Yetkili bir ağız da yılsonuna kadar durum bu deyince fon akışı başladı. Borsacıların yüzü gülmeğe başladı ve İMKB tarihinde ilk defa 60.000'i geçti ve geçmeye de devam edecek gözüküyor.

Bankalarımıza gelince; başladıkları reel sektöre dönüş planlarını biraz erteleyecekler galiba. Faiz cazibesi ile devlet kağıtlarına kısmide olsa dönüş olacak ve geçtiğimiz senenin kağıt karlılığını bir daha yaşayacağımız gözüküyor. İstediğimiz bu mu? Benim değil. Reel sektörü fonlayan ve ekonomide canlanma yaratan bir bankacılık sektörü istiyoruz. Ama onlar riskli plasmandan tekrar kağıda dönerlerse çoğu yabancı olan fonları devlet kesesinden bol faizle beslemeye devam ederiz.Bu işin hiçbir prodüktivitesi olmaz. Ekonomiye faydası olmayan devleti finanse eden sistem bu gelip giden kısa vadeli fonlarla 2010 yılınıda kaybeder.



İHRACATÇILAR, "DÜŞÜK KUR” İÇİN ÇARE İSTEDİ


Düşük kur politikası nedeniyle fiyat tutturamayan, bu nedenle pazarlarını kaybetme sorunu yaşayan İzmirli ihracatçılar, İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince'nin gündeme getirdiği 'Tobin vergisi' önerisine sahip çıktı.
İhracatçılar farklı kur modelleri üzerinde de durulmasını istedi. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'dan en kısa zamanda çözüm üretmesini talep eden ihracatçılar, aksi halde cazip hale gelen ithalat nedeniyle Türkiye'de üretim yapan sanayi tesisinin kalmayacağını savundu.
Özellikle Avrupa ülkeleriyle çalışan ihracatçılar, euronun baskı altında tutulması nedeniyle sıkıntı çektıklarını, kur üzerindeki baskının ortadan kaldırılması için sıcak para girişlerinde vergi uygulamasına geçilmesini beklediklerini iletti. Bazı ihracatçılar ise Avrupa'da kriz döneminde bazı ülkelerde uygulanan "farklı kur uygulamasının" da kendilerine rahatlatacağını ifade etti.
Sıcak para politikası yüzünden kur üzerinde baskı oluştuğunu, aşırı değerli TL nedeniyle artık neredeyse ihracat yapamaz hale geldiklerini açıklayan Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Kızılgüneşler, Türkiye'ye giren sıcak paraya mutlaka bir önlem alınması gerektiğini kaydetti. Son günlerde yeniden tartışılmaya başlanan Tobin vergisi uygulamasına sıcak baktıklarını vurgulayan Kızılgüneşler, bu uygulama ile sıcak para girişinin kontrol altına alınabileceğini söyledi.



EKONOMİK DENGE

Sıcak para girişinin makro ekonomik dengeler açısından önemini bildiklerini, ancak önlem alınmadığı takdirde cazip hale gelen ithalat nedeniyle ülkede üretim yapan sanayi tesisisin kalmayacağının altını çizen Kızılgüneşler, "Daha önce çok dile getirdiğimiz 'İhracatçıya özel kur' önerisi çok antipatik geliyor. İhracatçı kendisine özel bir uygulama istiyor gibi anlaşılıyor. O nedenle Tobin vergisi uygulamasının daha uygun olacağını düşünüyoruz.
Sıcak para girişi mutlaka kontrol altına alınmalı. Hükümet sıcak parayı ürkütmek istemiyor ama ülke içinde sanayi üretimi bu yüzden ciddi tehlikeye giriyor. Bu tehlikenin ortadan kaldırılmasını istiyoruz" dedi.
İhracatçıların bu politika nedeniyle artık ithalatçı duruma geldiğini, üretimin cazip olmaktan çıktığını savunan Kızılgüneşler, TL'nin aşırı değerlenmesinin ülkeyi ithalat cenneti haline getirdiğine işaret etti.
Konunun sadece ihracatçıyı ilgilendirmediğine ve ülke sorunu hale geldiğine dikket çeken Kızılgüneşler, "Merkez Bankası bu öneriye sıcak bakmıyor. Ülke için risk olacağını söylüyor. Ama bazı riskleri de almak gerekiyor. Ülkede işsizlik en büyük sorun. Bunu önlemek için üretim gerekiyor. Siz üretim yerine ithalatı cazip kılan para politikası uygularsanız bu işsizlik sorunu nasıl çözülecek" diye konuştu.
Ege Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Nedim Örün ise kur baskısı altında ezilen ihracatçı için farklı bir kur uygulaması yapılması gerektiğini aktardı. 2008 yılında krize giren İspanya, İtalya, Portekiz gibi Avrupa ülkelerinde farklı kur uygulamasının gerçekleştiğini dile getiren Örün, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu ülkeler başta hazır giyim ve konfeksiyon sektörü olmak üzere üretici sektörler için bu destek kararını aldı. Aslında daha önce bu uygulamaya karşı olmasına rağmen kriz döneminde zor oyunu bozdu ve bu karar alındı. Türkiye'nin de kendi sanayicisini koruması için bu tür tedbirler alması gerekiyor. Aksi halde ithalat cenneti olan Türkiye'de her alanda sanayici kalmayacak."



ZOELLICK:KRİZ 60 MİLYON KİŞİYİ YOKSULLUGA İTTİ

Öte yandan Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick de, dünya ekonomisinin son mali krizden toparlanma sürecinin kırılgan ve belirsiz olduğunu söyledi.
Robert Zoellick, Meksika'da düzenlediği basın toplantısında, mali krizin dünya çapında yaklaşık 60 milyon kişiyi yoksulluğa ittiğini belirtti. Zoellick'e göre bu kişilerin yaklaşık 10 milyonu Latin Amerika'da.
Dünya Bankası Başkanı son 20 yılda özellikle Çin, Hindistan, Meksika, Brezilya ve Sahara Çölü'nün güneyindeki Afrika ülkelerinde yoksulluğun azaltılması yönünde önemli ilerleme sağlandığını ancak bu konuda bazı sorunların hala sürdüğünü söyledi.



Yenilenebilir enerji tasarısı yeni döneme kaldı

Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın "kesin çıkacak" demesine karşın bir yıldan fazla süredir gündemde bekleyen Yenilenebilir Enerji Kanunu'nda (YEK) değişiklik yapacak tasarı yine unutuldu. 23 Temmuz Cuma günü tatile girmeye hazırlanan TBMM, haftayı yoğun bir mesai ile gündemindeki tasarıları yasalaştırmaya ayırdı. Ancak www.meclishaber.gov.tr adresinden yayın yapan TBMM'nin haber portalına göre 23 Temmuz'a kadar olan süre taş atan çocuklar, torba tasarı ve nükleer enerji ile ilgili yasa tasarıları ile doldu. Rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımcılarına göre de gündemde dokuzuncu sırada bekleyen yasa tasarısı yüzünden 2010 da kaybedilmiş yıl oldu. Yatırımcılar yasanın çıkmamasından doğan yıllık kaybın 1.2 milyar euro seviyesinde olduğu iddia edildi.
Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı AK Parti Sakarya Milletvekili Hasan Ali Çelik, Referans'a yaptığı açıklamada 23 Temmuz'a kadar yasanın çıkması yönünde umut beslemediğini ifade etti. Çelik, "Enerji Bakanı ile görüştüm. Komisyonumuzda şekil almış olan kanun teklifi gündeme geldi. Hatta üzerinde hangi tür değişiklik önerilerinin olacağı konusunda da görüştük. Ancak TBMM gündemi oldukça yoğun. Bakan da YEK'in değiştirilmesinden yana. Ama tasarının gündeme gelmesi mümkün görünmüyor" dedi.

YATIRIMCIDA HAYAL KIRIKLIĞI

Çelik, tasarıyı TBMM açılır açılmaz acil olarak gündeme getireceklerini kaydederek "Bu malul bir yasa değildir. Sadece tehir oldu" diye konuştu.
Yenilenebilir enerji yatırımcılarını en çok rahatsız eden konuların başında gelen fiyatlandırma konusunda umut kırıcı konuşan Çelik, "Bakanlık kendi içinde bir çalışma yaptı. Tasarı gündeme geldiğinde önergelerle katkı verecekler" diyerek fiyatın beklenenin altında olabileceği sinyalini verdi. Çelik, "Mevcut teklifteki güneş rakamları özellikle önemli ölçüde, yarı civarında düşer. Rüzgar ve çöpgazında da düzenlemeler olur; fiyatlar orada da düşme eğiliminde olacaktır; ancak bu sürecin nasıl seyredeceğini tam kestiremiyorum" dedi.

Demirer Holding CEO'su Erol Demirer rüzgar enerjisine biçilen 6.5 eurocent fiyatının aslında "bu iş gelişmesin, olduğu gibi kalsın" anlamına geldiğini savundu. Hükümetin bu ilgisizliğinin Türkiye'ye pahalıya patladığını ifade eden Demirer, "Sırf bu yüzden her yıl fazladan 1.2 milyar euroluk doğalgaz ithal ediliyor" dedi. Bugün 8 bin megavatt kapasite kurmanın mümkün olduğunu belirten Demirer, "Buradaki inşaatlar yaklaşık 5 bin kişinin bir yıl daha iş bulamaması demek. Her sene fazladan 10 milyon ton karbondioksit salımı demek" şeklinde konuştu.

Rüzgar Enerjisi Yatırımcıları Derneği (RESYAD) Başkanı Selahattin Baysal, aldıkları duyuma göre Enerji Bakanlığı bürokratlarının rüzgar enerjisine verilen fiyatı 5.5 eurocente çekmeyi planladıklarını belirtti. Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Başkan Yardımcısı Hakan Erkan da "Üyelerimiz yasanın bu çıkmaması ihtimalinden ciddi bir hayal kırıklığı içindeler" dedi.



Moody's İrlanda'nın kredi notunu düşürdü


Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, İrlanda'nın kredi notunu düşürdü.
İrlanda'da konut sektörü de ekonomik krizden kötü etkilendi Moody's, İrlanda'nın kredi notunu bir basamak indirip, Aa1'den Aa2'ye çekti. Kredi derecelendirme kuruluşu, kararının arkasında, İrlanda hükümetinin mali gücünü yavaşca ve önemli ölçüde kaybetmesinin olduğunu bildirdi.
Moody's İrlanda ekonomisinin önümüzdeki 3-5 yıl içinde, ortalama düzeyinin altında büyümesini bekliyor. İrlanda hükümetinin 2010 için öngördüğü büyüme oranı yüzde 4 olmasına karşın, Moody'se göre bu oran yüzde 2 ila 3 arasında olacak.



Faktoring hacmi 3 yılda 100 milyar dolara çıkar

TEB Faktoring Genel Müdürü Çağatay Baydar, 2010 sonunda faktoring sektörünün 35-40 milyar dolara ulaşacağını öngördüklerini belirterek “2-3 sene içinde de 100 milyar dolarlara geleceğiz” dedi.
Sn. Baydar biraz fazla iyimserlik kokan mesajında , Türkiye"nin 2009da gerçekleştirdiği 102 milyar dolarlık ihracatın yüzde 60"ının, teminat içermeyen, mal mukabili işlemler olduğuna işaret ederek, gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkelere ihracatının ağırlıklı olarak bu yöntemle gerçekleştirildiğini belirtti.
19990'lı yıllarda başlayan Faktoring sektörünün Sn. Baydar'ın belirttiği gibi 35-40 milyar dolarlara ulaşabilmesi çok sevindirici. Ama 2-3 sene içinde 100 milyar biraz fazla hayalci. Ancak sektör finansal piyasalardaki imaj kavgasını kaybetmiş görünüyor. Bunun içinde pek mücadele etmiyorlar. Sağdan soldan hala bozuk sesler gazetelere yansıyor. İnsan kaynakları eski kalitesinde değil. Yeni üniversite mezunlarında Faktoring"e karşı bir istek görmüyorum.Halbuki sektör 1990'lı yıllarda nasıl başlarsa öyle gider anlayışı içinde, her şeyde KALİTE'yi ön planda tutuyor ve bencmark olarak bankaları ve banka yapılanmasını kendisine örnek alıyordu. Giderek bu alışkanlığın terk edildiğini görüyoruz. Kaliteli adam yanına kaliteli adamı alır prensibi ile başlanmıştı işe. Şimdi sistem tersine çalışıyor. Hele bankalar faktoring şirketlerini şubeleri gibi görmeğe başladığından beri bu disorganizasyon belirginleşmeye başladı. Bütün bunlar yönetim ve insan kaynaklarındaki zaafiyet olarak görülüyor. Nerdeyse elinde para dolu çanta ile minübüs içinde dolaşan şirketler türedi. Bu tür yaklaşımlar sektörü yanlış yola götürür. Pratiklik uğruna Bankalar çizgisinden sapmamak lazım. Piyasada genel olarak konuşulan bunlar. Dernek etkinliğini ve varlığını kaybetmiş durumda. Sanki herkes BDDK'dan birşeyler bekler gibi bir hava var. Çok yanlış. Kanaatimce hiç BDDK'ya bakmamalı, bilakis BDDK'yı onlar yönlendirmeli.

P iY A S A L A R

Düşük Faiz, Fon Akışı ve Tarihi Rekor


Bernanke'nin "olağandışı belirsizlik " açıklamalarının ardından güne satış baskısıyla başlayan ancak kısa sürede beklentilerin olumluya döndüğü İMKB'de endeks ilk seansta 60.000 puanın üzerini gördü. Teknik bir arıza nedeniyle ilk seansta işlemlerin seansın kapanmasına yakın yaklaşık 20 dakika sekteye uğradığı piyasada endeks günü 424 puan artışla 59.919 puandan tamamlarken, tarihi rekor kırdı.
Ağırlıklı olarak yabancılara iş yapan aracı kurumların, hisse senetleri piyasasından son 3 günde 100 milyon dolar alım yaptığı kaydedildi.

Dolar 1.51 TL'ye kadar geriledi
Para piyasaları da gelişmekte olan ülke piyasalarına olan fon akışından nasibini alıyor. Bankalararası piyasada Perşembe gününe 1.53 liranın üzerinde başlayan dolar kotasyonları 1.51 TL'li seviyelere geriledi. Söz konusu düşüşte güne 1.2750 seviyesinden başlayan euro/dolar paritesinin tekrar 1.28 'li seviyelere çıkması etkili oldu.
Para girişinin etkileri kendini bono piyasasında da hissettiriyor. Önceki gün yüzde 8,28 ile 9 ayın dibine inen 25 Nisan 2012 vadeli gösterge kağıdın faizi dün yüzde 8,17 'ye geriledi. Uzmanlar faizin yüzde 8'e kadar inebileceğine inanıyor.

Bu satırları yazdığımız cuma saat 15 itibariyle İMKB Endeksi 59.480, dolar 1.5181, Euro 1.9630 ve parite 1.2912 idi.

Gelişmiş ülkelerde para ucuz ve yılsonuna kadar bu ucuzluk devam edecek. Bizde faiz yüksek aynı zamanda kur istikrarlı. O zaman yabancı alımlarının devamını bekliyoruz. Bu alım hisse yanında daha çok %8 civarında dolaşan tahvilde kendini gösterecek. Yüksek talep faizi 8"e çekebilir.

Bu fon akışının bir müddet daha devam etmesi bekleniyor Bu hafta IMKB"nin 60.000"nin üstünü çok test edeceğini zannetmiyorum. Gelen kar satışları ile bu civarda dolaşan bir endeks bekliyorum. Tahvilde hacım oluşabilir. Kısa vadede dolar ama uzun vadede Euro değer kaybedecek. Bence dolar için alt sınır !.48 gibi düşünülebilir. Ancak Euro orta vadede 1.15"lere kadar gerileyebilir.

Siyasi gelişmeler referandum etrafında yoğunlaştı. Yaz ayları bol bol siyasetçi dinlemek durumunda kalacağız. Terör devam ediyor ve edecek gibi. Önümüzde YAŞ toplantısı var. Teamül dışı bir uygulama düşünemediğim için orada fazla sürpriz gözükmüyor.
Sıcak bir temmuz günü ve rutubet fazla. İstanbul sakin ve trafik çok rahat.

Esenlikle kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.