• BIST 103.235
  • Altın 197,827
  • Dolar 4,7171
  • Euro 5,5018
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 15 °C

Abant, Bergama ve TOKİ

Can Pulak
Doğal çevreye verilen zararlarla mı boğuşalım, siyasi çevrenin yarattığı tahribatlarla mı savaşalım, ne yapacağımızı şaşırdık doğrusu...
Türkiye kum torbasına döndü, vuran vurana bir meçhule doğru gidiyor. Ülkeyi yönetenler siyasetten başlarını kaldıramadıkları ve her gün bir problem çıkardıkları için, doğal çevre giderek sahipsiz kalıyor.
Öyle olunca çevre düşmanları rahat durmuyor, bir kurt gibi kemiriyorlar ülkeyi. Güzelim Abant gölünü biçiyorlar. Dünyaca ünlü Bergama’ya teleferik çekiyorlar, ormanlara ve turizmden para kazandığımız bölgelerdeki güzelliklere ısrarla maden ruhsatı vermeye devam ediyorlar, turistik bölgeleri TOKİ’ye açıyorlar. Hangi birini sayayım, vahşi rantın gözü dönmüş bir kere. Yeşil sermayenin papelleriyle saldırıyorlar her yere…

HÜKÜMETLER GİDER YENİSİ GELİR, ABANT GİDERSE GERİ GELMEZ
Abant’a kim kıyabilir, o güzelim doğal cennete kim zarar verebilir?
Veriyorlar işte… Sorumsuz idareciler canına okuyorlar güzelim gölün.
Emirler yağdırıyorlar, altını üstüne getiriyorlar Abant’ın.
Göle yol açılacakmış, kesiyorlar o tarihi ağaçları, bozuyorlar doğayı..,
Emir Bolu Valiliğinden çıkıyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü,gölü geçen Temmuz ayında İl Özel İdaresine devretmiş çünkü…
Bolu Valiliği veya İl Özel İdaresi ne karışır bu işlere?
Gölün etrafına setler oluşturmak, su seviyesini bir metreden fazla yükseltmek, 10-12 metre genişlikte otoyollar açmak onların işi mi? Yükselen sular çevredeki restoranları ve piknik alanla-rını basmış, kimin umurunda?
Dünyada sadece bu bölgede bulunan Abant Çiğdemi,kardelen,koca dudaklı orkide,mavi çiğdem gibi endemik bitkilerin ve su samurlarının geleceği tehlikede şimdi. Kim verecek bunların hesabını?
İşin daha da feci yanı, Abant’a bir kilometre uzaklıktaki Örencik Yaylasında, yeni bir yavru göl oluşturuyorlar. Bu göl neredeyse Abant’a yakın bir büyüklükte…
Kime soruyorlar bunları yaparken?
Bolu Üniversitesi ayağa kalkıyor, sivil toplum örgütleri karşı çıkıyor ama, umurunda bile değil Abant’ı rezil edenlerin. Maalesef’’ ben yaptım oldu’’ diyen bir zihniyet hakim ülkeye.
Abant’a düşman yapmaz bunların yaptığını.
Yolu mu yoktu Abant’ın sanki.. Ama hayır, amaç yol filan değil, bir sivri akıllının ‘’Zihni Sinir’’projesi işte... İleri ülkeler, Abant benzeri değerlerine el bile sürmüyorlar. Doğal haliyle bırakıyorlar ki, işlevi ve değeri zarar görmesin. Diyelim ki, bir değişiklik yapacaklar. O zaman da ülkenin en bilgili, en donanımlı, bu konularda en tecrübeli uzmanlarının ortak kararı alınıyor. Bizde öyle mi,bir sivri akıllı hallediyor herşeyi…
Hayır anlatamıyoruz, hükümetler gider, başbakanlar gider, bakanlar gider ama Abant bir giderse, bir daha geri gelmez. Türkiye’nin doğal güzellikleri bozulursa, bir daha düzelmez. Güya bir Çevre Bakanlığımız var. Burnunun ucundaki Abant faciasının farkında değil mi? Böylesine muhteşem bir doğal zenginliği koruyamayan bakanlık, Türkiye’nin tümündeki değerleri nasıl korur?

BAŞKAN GİDER YENİSİ GELİR, BERGAMA GİDERSE YENİSİ GELMEZ
Bu iktidar dönemindeki çevre faciaları bitecek gibi değil.
Şimdi de antik dünyanın en önemli merkezlerinden Bergama’yı tahrip ediyoruz. İnanılacak gibi değil ama, 3000 yıllık kültürün genel görüntüsünü perişan edecek bir teleferik faciasının altına imzayı attık bile. Adını da koymuşlar: Akropol teleferiği...
Yapmayın, etmeyin, Bergama’ya kıymayın beyler. O muhteşem görüntüsünü, o tarihi görkemini ve değerini bozmayın lütfen. Türkiye’nin en muhteşem manzarasının ortasına hançer saplanır mı hiç? Neymiş,turistler Akropol’a çıkamıyorlarmış. Eğer teleferik yapılırsa, saatte 1500 turist kolaylıkla gezip görebileceklermiş akropolü. Yapımı üstlenen firma, Çin Seddini örnek gösteriyor. Çin Seddi ile Bergama bir mi?
Ayrıca neden teleferik? Lastik tekerlekli mini trenler niye düşünülmez ki? Koca koca otobüsler yerine, o daracık yollara ne güzel yakışır mini trenler. Ama hayır, oldu mu teleferik olmalı. Çevreye verecekleri tahribatı düşünmeyenler, şimdi bunda ısrar ediyorlar. Allah akıl fikir versin. Bu projenin ısrarlı savunucusu Belediye Başkanı Raşit Ürper gelecek seçimde gider ama, Bergama bir giderse yenisi yerine konulamaz.
Ülkenin böylesine büyük değerlerinin karınca akıllıların elinde heder olmasını önleyecek bir güç yok mu acaba? Ayrıca o, vatandaşa pencere bile açtırmayan,kafasına çökecek çatıyı bile yapmasına izin vermeyen Anıtlar Kurulu, teleferiğin koca koca ayaklarına, yanındaki binalara nasıl izin veriyor? Bunu da bir sorgulamak lazım. Haydi Bergama’nın silüetinin bozulmasına ,o enfes doğal görüntünün yok edilmesine Çevre Bakanlığı sessiz ve seyirci kalıyor da,
Turizm Bakanlığı niye müdahale etmiyor?

TOKİ DAR GELİRLİYE Mİ, TURİSTE Mİ EV YAPIYOR?
Enerji Bakanlığı orman içlerine ve turizm bölgelerine maden ruhsatı vermeye devam ediyor. Sivil Toplum Örgütleri kıyameti koparıyor, bizler aylardır yazıyoruz ama aldıran yok. Keza TOKİ, turizm kentlerine girmeye hazırlanıyor. İlk hedefte Bodrum var. TOKİ’nin Bodrum’da işi ne? Turistlere ev yapıp satacakmış. Yahu TOKİ’nin görevi turiste mi, yoksa dar gelirli yurttaşlarımıza mı ev yapmak? Kaldı ki, Bodrum’da 40 bin satılık ev, aylardır alacak müşteriyi bekliyor. Bu durumda TOKİ hangi akla hizmet ediyor dersiniz?
Çevresi mandalina bahçeleriyle kaplı Bodrum’un en değerli yerlerinden ORTAKENT’i gözüne kestiren ve bununla ilgili tüm yasal işlemleri tamamlayan TOKİ yetkililerine bir tavsiyem var. Sakın Bodrum’a gelmesinler. Gelirlerse görecekleri var çünkü. Benden söylemesi...
Bu yazı toplam 4904 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.