• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 22 °C

AB ülkeleri kemer sıkma önlemleri uyguluyor

AB ülkeleri kemer sıkma önlemleri uyguluyor
Avrupa Birliği tarafından açıklanan veriler, 17 üyeli Euro Bölgesi'nde yaşanan resesyonun altıncı çeyrekte de devam ettiğini ortaya koydu.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 20-25 Mayıs 2013
İSTANBUL-
Avrupa Birliği tarafından açıklanan veriler, 17 üyeli Euro Bölgesi'nde yaşanan resesyonun altıncı çeyrekte de devam ettiğini ortaya koydu. Euro Bölgesi'nde dokuz ülkenin resesyonda olduğunu gösteriyor. Euro Bölgesi'nin, tek para biriminin tedavüle girdiği 1999'dan bu yana en uzun resesyonu yaşadığını ortaya koyuyor. Pekçok Avrupa ülkesi, ekonomik kriz ve artan borç yüküyle mücadele edebilmek amacıyla kemer sıkma önlemleri uygulamaya başladı. Avrupa Birliği'nin en büyük ekonomisi Almanya ise %0,1 gibi küçük bir oranda da olsa zayıf bir büyüme sergiledi.

TÜRKİYE DOSYASI
Geçtiğimiz haftanın gündeminde Başbakan'ın ABD ziyareti vardı. Suriye sorunu nedeniyle aciliyet arzeden Obama randevusu nihayet gerçekleşti. Başbakan ve heyetimiz Obama ile görüşürken, eşi ve kızları da Bayan Obama ile biraraya geldiler.
Özellikle Suriye konusunda somut bir netice zaten beklenmiyordu. Fikir birliği teyit edildi. Obama iç politika nedenlerinden dolayı açık olarak ABD askerini Suriye konusunda kullanmayacağını yenileyerek Cenevre'de yapılacak görüşmelere atıf yaptı. Şimdilik Suriye'ye Uluslararası baskı ile iktifa edilecek.
Geçen haftanın Economist Dergisinde Suriye konusunda uzun bir makale vardı. David Cameron'un Washington'a 13 Mayıs'ta yaptığı ziyaretin arkasından kaleme alınan yazıda Cameron'un ısrarına rağmen ABD'nin Suriye görüşünün değişmediğini ve kılını kıpırdatmayacağını bu makaleden anlıyoruz. Amerikan kamuoyu böyle bir harekete hiç hazır değil.

obama-tayyip.jpg

Cameron-Obama görüşmesinde iki husus ortaya koyuldu. Birincisi Esad'ın elindeki kimyasal silahların radikal güçlere transferinin önlenmesi, ikincisi Ürdün'deki sığınmacı kaosu. Suriye konusundaki bu uzun makalede tek bir kelime ile dahi Türkiye lafının geçmemesi çok ilginç. Bizde de Ürdün gibi çok ciddi bir sığınmacı sorunu var. Onların finansal yükü var. Sınır olayları var. Patlama ve can kayıpları var. Ama tek kelime bahis yok. O kadar olayın içine girmemize ve muhaliflerin lojistik deposu olmamıza rağmen lafımızın geçmemesi ilginç.
Erdoğan-Obama basın toplantısında ABD medyasının Obama'ya dönük yayın yapıp, Erdoğan'ı unutması da üzerinde durulacak bir olay. Kendi medyalarında bile tenkit konusu yapılan bu durumun muhtelif açılardan değerlendirilmesi gerekir. Bu ABD medyası ve kamuoyunun Suriye konusunun çok uzağında olduğunun bir göstergesidir. Bu bakımdan ABD'den fazla bir şey beklememek lazım.

TÜRKİYE EKONOMİSİ
Geçtiğimiz hafta üç önemli ekonomik olay vardı.
• PPK politika faizini 0.50 puan indirdi.
• İkincisi Moddy's tekrar şaşırttı. Daha önce beklediğimiz not artırım kararını Erdoğan'ın ABD gezisi sırasında açıkladı.
• IMF'ye olan son taksidimiz ödendi.

TCMB-PPK FAİZ İNDİRİMİ
PPK politika faizini 50 baz puan düşürerek yüzde 5'e çekti. Karar sonrası gösterge faiz de yüzde 5.50'nin altına inerek tarihi düşük seviyeye indi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 5,50'den yüzde 5'e indirdi. Gecelik borçlanma faiz oranı yüzde 4,50'den yüzde 4'e, borç verme faiz oranı yüzde 7,50'den yüzde 7'ye indirildi.
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, faizde beklentilerin üstünde indirime gitti. Merkez Bankası, politika faizini 50 baz puan düşürerek yüzde 5'e çekti.

Banka faiz koridorunun üst ve alt bandını da 50'şer baz puan indirdi. Banka, gecelik borçlanma faiz oranı yüzde 4'e, gecelik borç verme faiz oranını yüzde 7'ye düşürdü. Karar sonrası faiz koridoru yüzde 4-7 olarak uygulanacak.
Moddy's gene şaşırttı
Kredi derecelendirme kuruluşu Moodys, Türkiye'nin kredi notunu Ba1'den Baa3'e artırdı. Moodys'in bu kararı ile Türkiye yatırım yapılabilir not seviyesine yükseltilmiş oldu. Moodys'in, Türkiye'nin kredi notunu Baa3'e yükseltme kararının ardındaki en önemli gerekçe, Türkiye'nin ekonomik ve finansal göstergelerindeki iyileşmeler oldu. Kuruluşun Türk ekonomisi yakından etkileyecek olan not artırım kararında şu noktaların altı çizildi:
• Türkiye'nin borç yükü 2009 başından bu yana 10 puan gerileyerek GSYH'nin yüzde 36'sına geriledi. Borç yükündeki bu gerilemenin gelecek yıllarda da sürmesini bekliyor.
• Buna ek olarak Türkiye'nin yüksek miktardaki borç yükünü finanse etme yetkinliği döviz cinsinden olan borcun azalması ile de kısmen destekleniyor. (2003'te yüzde 46.3 olan döviz cinsinden borç 2012'de yüzde 27.4'e geriledi).
• Hükümetin borç stokunun vadesi de kayda değer bir artışla 4.6 yıla uzadı ki (dış borcun vadesi ise 9 yılı aşmış durumda) bu da faiz oranlarındaki artışlara karşı olan kırılganlığı azaltıyor.
• Dahası, hükümetin gelir akışı da son yıllarda dayanıklılık gösteriyor. Örnek vermek gerekirse; 2009 yılında reel GSYH büyümesi yüzde 4.8 azalsa dahi aynı yıl hükümetin gelir akışı yüzde 2'den fazla arttı ve o tarihten bu yana yükselme eğilimini sürdürüyor.
Bu iyileşmeler, yerel ekonominin büyüklüğü, refahı ve çeşitliliği ile beraber değerlendirildiğinde ülkenin, kısa ve orta vadede ödemeler dengesine ilişkin risklere karşı koyma yetkinliğini artırıyor.
Bugünkü kararın arkasındaki ikinci neden ise Moody's'in, hükümetin gerçekleştirdiği kurumsal reformların ülkenin uzun vadede dış faktörlere olan hassasiyetini azaltacağına inanması.
• Hükümetin attığı politika adımları, enerjinin cari açığın yükselmesindeki rolünü, tasarruf oranındaki ve ülkenin rekabet gücündeki zayıflığı hedef alıyor. Atılan tüm adımlar birlikte değerlendirildiğinde reform planlarının hükümetin kırılganlıklarla mücadele ettiğinin kanıtı olarak değerlendirmek mümkün.
• Hükümet ayrıca, 2012'de kurumsal yönetimin standardını ve genel rekabet gücünü artıracak yeni bir ticaret kanunu uygulaması getirdi.
• Cari açığı yükselten etkenlerden biri de enerji ithalatları.(2012 yılında enerji haricinde değerlendirildiğinde düşük miktarda fazla verilmişti) Moody's, hükümetin enerji politikasının, söz konusu baskıları zaman içinde azaltmasını bekliyor.
• Türkiye'nin ekonomi ve kamu finansmanı göstergelerinin Baa3 notuna sahip diğer ülkelere kıyasla daha güçlü olması da not artışında rol oynadı. Türkiye'nin ekonomik açıdan güçlü yönleri, - büyüklüğü, refahı, ekonomik çeşitliliği ve geleceğe ilişkin büyüme beklentileri Baa3 kategorisindeki birçok ülkeden daha iyi

AMERİKA DOSYASI

Obama Zor Durumda

obama2.20130519131556.jpg

ABD Başkanı Barack Obama, art arda patlayan skandallarla başkanlığının en zor haftasını yaşıyor. 11 Eylül 2012’de ABD’nin Libya Büyükelçisinin Bingazi’de öldürülmesiyle sonuçlanan olayla ilgili Temsilciler Meclisi’nde gerçekleşen özel komisyon oturumları (Hearing), Obama yönetimi hakkındaki ‘karartma’ iddiasını güçlendirirken, ABD’nin Gelir Vergisi kurumu olan IRS’in Çay Parti yanlısı muhafazakar grupları özellikle inceleme altına aldığı ortaya çıktı.
Obama yönetimi bu iki skandal ile uğraşırken bu kez Adalet Bakanlığı’nın, bir istihbarat operasyonu ile ilgili ‘sızıntıların kaynağını tespit amacıyla’, Assoicated Press haber ajansının tüm iletişimini iki ay boyunca mahkeme kararı olmaksızın gizlice takibe aldığı ortaya çıktı.
Bingazi’de olanların, Obama yönetiminin yansıtmaya çalıştığı gibi protesto gösterilerinin kontrolden çıkmasıyla gerçekleşmediği, önceden planlı bir terörist saldırı olduğu ABD dışişleri bakanlığı yetkililerince de itiraf edildi. Temsilciler Meclisi komisyonuna ifade veren Dışişleri Bakanlığından 3 yetkili memur, Obama yönetimini, olaydan hemen sonra bilgilendirdiklerini ve büyükelçinin öldürülmesinin Hz Muhammed’e hakaret videosuyla ilgili olmadığını, olay anında elçilik etrafında bir gösteri olmadığını kaydettiklerini söylediler.
Bu gelişme o zaman Dışişleri Bakanı olan Hilary Clinton'un başkanlık şansını etkileyecek bir durum olabilir.

obama1.jpg

Cumhuriyetçilerin, Obama yönetimini Bingazi’de olan biteni kamuoyundan saklamakla suçladığı günlerde bu kez Gelir Vergisi Hizmetleri (IRS) kurumunun, ABD Başkanlık seçiminden hemen önce, tutucu bazı sivil grupların, ‘vergi muafiyeti’ statülerini istismar edip etmediklerini ortaya çıkarmak için, ‘özellikle’ incelediği ortaya çıktı.
Kurumun, ‘çay partisi’ ve ‘vatansever’ kelimelerini kullanan onlarca grubu yeniden incelemeye tutarak açık aradığı, kurumun vergi muafiyetinden yararlanan gruplara bakan biriminin başı Lois Lerner tarafından itiraf edildi. Üstelik, ekstra incelemelerin Lerner’in iddia ettiği gibi 2012 yılı Haziran ayında değil, 2010 yılı Mart ayında başladığı da anlaşıldı. 2010 yılı Mart ayının, tutucu çevrelerin büyük tepki gösterdikleri ve engellemeye çalıştıkları Obamacare adıyla anılan sağlık sigortası reformunun Kongre’de görüşüldüğü ve kabul edildiği ay olması ise dikkat çekici. Obama yönetimi ise IRS’e bu antidemokratik uygulamasından dolayı tepki göstererek, skandalın kendisine uzanmasını engellemeye çalışıyor.
Ancak Obama yönetimi asıl darbeyi bu skandalları savuşturmak için desteğine her zamankinden fazla ihtiyaç duyduğu medya ile ilgili bir skandalın patlak vermesiyle yaşadı. Associated Press Haber Ajansı, Adalet Bakanlığı’nın üç ofisindeki 100 kadar muhabirinin iki aylık bütün iletişimlerini dinleyip kayıt altına aldığını açıkladı. Skandalın gerekçesi ise CIA’in 2012 yılı Mayıs ayında Yemen’de gerçekleştirdiği bir operasyonla ilgili medyaya sızan bilgiler. Adalet Bakanlığı, e-mail ve telefon iletişiminin dinlenmesi konusunda mahkeme kararı çıkarmamasını, ‘’soruşturmanın selameti’’ gerekçesine bağladı.
Gelişmelerim kimlerin başını alacağını yakında göreceğiz.

AVRUPA DOSYASI

Euro ekonomisi yüzde 1 küçüldü

e11.jpg

Avrupa Birliği tarafından açıklanan veriler, 17 üyeli Euro Bölgesi'nde yaşanan resesyonun altıncı çeyrekte de devam ettiğini ortaya koydu.
Resmî verilere göre, Euro Bölgesi ekonomileri, 2013'ün ilk üç ayında %0,2 küçüldü. Bu, Avrupa tek para birimini kullanan ülkelerin ekonomilerinin bir önceki yıla göre %1 küçüldüğü anlamına geliyor.
Üye ülkelerle ilgili ekonomik veriler, Euro Bölgesi'nde dokuz ülkenin resesyonda olduğunu gösteriyor. Avrupa Birliği'nin en büyük ekonomisi Almanya ise %0,1 gibi küçük bir oranda da olsa zayıf bir büyüme sergiledi.
Açıklanan bu son veriler, Euro Bölgesi'nin, tek para biriminin tedavüle girdiği 1999'dan bu yana en uzun resesyonu yaşadığını ortaya koyuyor.
Euro Bölgesi'nde pekçok ülkede ekonominin kötü gidişatı, işsizlik oranlarında da ciddi yükselişe neden oluyor. 340 milyon nüfuslu bölgede yaklaşık 19 milyon kişi işsiz. Yunanistan ve İspanya'da işsizlik oranı %27 seviyesinde. Fransa'da nüfusun %10,6'sı çalışmıyor.
Geçtiğimiz günlerde ekonomik büyümeye ivme kazandırmak amacıyla ECB faiz oranlarını, tarihin en düşük seviyesi olan %0,5'e çekti.
Pekçok Avrupa ülkesi, ekonomik kriz ve artan borç yüküyle mücadele edebilmek amacıyla kemer sıkma önlemleri uygulamaya başladı.

AFRİKA DOSYASI

e17.jpg

Geçtiğimiz hafta başında Afrika'nın yeni ülkelerinden birinin büyükelçisi ile bir yemekte beraberdim. Veciz fransızcası yanında akıcı ingilizcesi ile genç sihayi bir diplomat. Yemekte bol bol Afrika'dan bahsettik. Dünyanın uzun zaman sömürmenin ötesinde ihmal ettiği geri kalmış Afrika ve ülkelerinden. Dünya
devleri yavaş yavaş ouanıyorlar ve Afrika üzerinde konsantre olmaya başlıyorlar. Başta Hindistan herhalde son yıllarda en fazla Afrika yatırımı yapan bir ülke. Hindistan'daki bir fuar ve seminerde o kadar çok Afrikalı görmüştüm ki
bu ilginin nedenini sormuştum. Pekçok Afrika ülkesinin başta Uganda olmak üzere Hindistan ile çok sıkı yatırım ve ticari ilişki içinde olduğunu gördüm.
Şimdilerde Çin yeni bir rol model. Rusya arkadan geliyor. Bunu gören ABD yeni yeni uyanıyor ve bu hafta Dışişleri Bakanını Sudan'a gönderiyor.
Büyükelçi'nin bana söyledikleri, Türkiye için önünde büyük bir imkan var. Çok şeye ihtiyacı olan bir Afrika ve belirli konularda tecrübe sahibi Türkiye'nin mutlaka buluşmasında sayısız fayda var. Dört-beş sene sonra geç kalınmış olabilir.
Gözüken o ki önümüzdeki yılların ekonomik kapışması potansiyel Afrika pazarı üzerine olacak.

ASYA DOSYASI

Japon Başbakanı Abe harikalar yaratıyor

e14.jpg

Japonya'nın yeni Başbakanı Shinzo Abe işlere hızlı girdi ve harikalar yaratıyor. Kısa zamanda alınan sonuçlara bakılırsa, dünyanın üçüncü büyük ekonomisi kendini
toparlayacak görünüyor. Economist Dergisi bu haftaki sayısında Abe'yi superman imajı ile kapağa taşımış durumda.
Gerçekten kısa zamanda Japonya ekonomisinde gözle görünür gelişmeler var.
• Borsa kasım ayından buyana %40 artmış durumda.
• 107 mikyar dolar destek alan taahhüt sektörü durgunluğu sildi süpürdü.
• Enerji fiyatlarında yarattığı ucuzluk ile Japon ürünleri büyük rekabet gücü kazandı.
• Ucuz yen sayesinde dış pazarlarda başarılı olmaya devam ediyor.
İş çevreleri Japonyanın Trans Atlantik Paktına girmesini bekliyor. Ancak Abe'nin destekçisi tarımsal kesim bu pakt'a karşı. Abe zor durumda.
Vatandaş Abe için “Beklediğimizden iyi çıktı” diyor.

PAKİSTAN DOSYASI

Eski Başkan Nawaz Sherif üçüncü defa iktidara oturdu. Siyasi ve ekonomik zorluklarla boğuşan ezeli dostumuz Pakistan'da tekrar iktidar olan tecrübeli politikacı Nawaz Sherif bir ümit ışığı olarak gözüküyor.

e12.jpg

Nawaz Sherif üçüncü defadır iktidarda. Bu seçimde karşısında Pakistan'ın efsanevi ama şaibeli kriket oyuncusu İmran Khan vardı. Çok zayıf kaldı. Nawaz 274 sandalyeden 124'ünü kazandı. Bağımsızlar da dahil edilirse Sherif'in koalisyon olmadan kuvvetli bir hükümet kurması mümkün olabilecek.

PİYASALAR
Türkiye önemli bir hafta yaşadı. Not artırımı geldi. PPK faiz indirdi. IMF borcu bitti.
Özellikle Moddy's beklenen not artırımında zamanlama hatası yaptı. Başbakanın ABD seyahatini bekledi. Artık Türkiye yatırım yapılabilir bir ülke konumunda.
Faiz 0.50 base point indi. Ancak önceden fiyatlandığı için özellikle borsaya yansımadı.

BORSA
Geçtiğimiz hafta önce alıcılı bir seyir izledik.faiz indirim beklentisiyle rekorunu yeniledi. Salı kapanışı 91.287 oldu. Reyhanlı olayları sebebiyle ara verdiği yükselişine hafta ortasında devam etti. Perşembe günü biraz satış geldi. 92.000 seviyelerinde hareket etti. Gelen alımlarla 92.739 seviyesine ulaştı.
Haftanın son günü gelen satışlarla endeks haftayı 91.924 olarak kapattı.
Borsanın bu düşük faiz döneminde önü açık. Alternatifsiz rallisine devam edecek gözüküyor.

FAİZ
Faiz indirimi tarihi düşüşü destekledi. PPK kararı beklentiler arasındaydı. Bizde dahil bazı ekonomistler faizlerin biraz soluklanması gerekir diye düşünmüştük. Özellikle yabancı fonlar açısından marjinal faizlere yaklaşılıyor. Faizler ABD'de yükseliş trendinde. İçerdeki tasarrufçu için ise negatif faiz yadırgandı. Alternatif aranıyor. Faiz haftayı 4.75 olarak kapattı. Bu hafta faizlerin seyrini merakla izleyeceğiz.

Döviz
Hafta ile birlikte dolar kuru 1.81'in üzerinde hareket etti. Küresel piyasalarda dolara talep vardı ayrıca faiz indirim beklentisi etkiledi. Ancak faiz indirimi karşısında TL değer kaybetti ve ilk kez 1.83 üstüne çıktı.Aynı yükseliş sepet bazında da 2.0836'dan 2.0941'e yükseldi.Mayıs ayı başında sepet bazında 2.07 olan kur şimdi 2.09 larda dolaşıyor. Haftanın son günü kapanışı dolarda 1.8418, Euro'da 2.3649 ve sepette de 2.1033 oldu.
Genel olarak global piyasalara bakarsak ABD ekonomisinde nisan verilerinin getirdiği rehavet devam ediyor.Perakende satışlarda önemli bir yükseliş var.
Şimdi verilerin düzgün gelmesi acaba tahvil geri alım sürecini başlatabilirmi tartışması var! Bazı çevreler bu artışta yakıt fiyatlarındaki düşmenin etkisi var deniliyor.
Gerçekten asya ekonomilerindeki yavaşlamanın etkisi ile düşen petrol fiyatları, 13 milyarlık katkısı ile 400 milyar seviyesinde olan ABD hane halkı tasarruflarına çok önemli katkı yaptı. Ancak herşeye rağmen FED'in yavaş yavaş kadameli bir geri çekişe geçmesini beklemek mümkün görülüyor.
Önümüzdeki günlerin gündeminde bu konu önem kazanacak.

Esenlikle Kalın
 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.