• BIST 109.050
  • Altın 153,876
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 0 °C

2B'de turizme AİHM engeli

2B'de turizme AİHM engeli
AİHM'nin aldığı karar 2B uygulaması ile el konulan arazilerin satılması, bu arada turizm yatırımlarına tahsis edilmesi planlarını alt üst edecek

ÇANAKKALE- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'nin son günlerde aldığı bir karar 2B uygulaması kapsamında el konulan arazilerin satılması, bu arada turizm yatırımlarına tahsis edilmesi yolundaki planları alt üst edebilecek.
Çanakkale merkez Şekerpınar'dan 1993 yılında tarla vasfında bir arazi satın alan ve tapusunu cebine koyarak çocuklarının geleceğini garanti altına aldığına sevinen emekli öğretmen Halil İbrahim Köktepe, iki yıl sonra aldığı tarlanın ormanla ihtilaflı olduğunu öğrenince yıkıldı.
Türk yargısına başvurup hakkını aramaya başladı ancak durumun aleyhine sonuçlanacağını anlayan Köktepe, çareyi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'ne gitmekte buldu.
22 Temmuz'da kararını açıklayan AİHM, Köktepe'nin mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vererek taraflara anlaşması için altı aylık süre verdi.
Türkiye'de vatandaşların tapulu arazileri konusunda orman idaresiyle yaşadığı ihtilaflara AİHM'den örnek teşkil edecek çok önemli bir karar çıktı.
Türkiye'de binlerce insanı ilgilendiren konuya Çanakkaleli emekli öğretmen Halil İbrahim Köktepe'nin AİHM'de elde ettiği zafer umut ışığı oldu.
Köktepe'nin avukatı Mustafa Öztok'a göre karar 2B uygulaması kapsamında el konulan arazileri satmaya hazırlanan devletin planlarını da alt üst edecek.
Çünkü bu karar 2B uygulamasıyla el konulan taşınmazların bedelsiz olarak hak sahiplerine verilmesine yol açacak.

TAPUYU ALDIĞINA SEVİNEMEDİ
Çanakkaleli Emekli Öğretmen Halil İbrahim Köktepe'nin hukuk mücadelesi 1993 yılında emlakçıdan satın aldığı Şekerpınar´daki 21,5 dönüm arazinin Orman İdaresi ile itilaflı olduğunun anlaşılmasıyla başladı.
Gerçekleştirdiği araştırmanın ardından herhangi bir sorun olmadığını belirleyen Köktepe, araziyi satın aldı, parayı ödedikten sonra da Tapu Kadastro Müdürlüğü'ne giderek tapusunu aldı. Ancak aradan iki yıl geçtikten sonra satın aldığı arazinin Orman İdaresi ile ihtilaflı olduğunu öğrendi.
Bir avukata giden Köktepe, 1990 yılında yöreden orman kadastrosunun geçtiğini ve arsanın ormanla gerçekten ihtilaflı olduğunu öğrenince yıkıldı.

Köktepe Orman İdaresi'ne dava açtı. Orman İdaresi de Köktepe'ye karşı tapu iptali davası açtı. Karşılıklı davalar Çanakkale Asliye Hukuk Mahkemesi´nde 13 yıl sürdü. Yargıtay'dan da beklediği sonucu alamayan Köktepe, son çare olarak AİHM'e gitmeye karar verdi.

AİHM: MÜLKİYET HAKKI İHLALİ VAR
Çanakkaleli Emekli Öğretmen Halil İbrahim Köktepe, avukatı Mustafa Öztok ile birlikte bir dosya hazırlayıp 2002 yılında AİHM'ne sundu.
AİHM, Halil İbrahim Köktepe'nin başvurusunu örnek dava olarak kabul etti.
Duruşma Strasburg'ta, 22 Nisan 2008 tarihinde gerçekleştirildi. AİHM hem Türkiye Cumhuriyeti'nin temsilcilerini hem de mağdurları dinledi.
22 Temmuz tarihinde Fransızca olarak yayınlanan karar kendilerine ulaştığında Köktepe, 13 yıldır Türkiye'de bulamadığı adalete AİHM'de ulaşmış olmanın sevincini yaşamaya başladı. Çünkü AİHM, iki ret oyuna karşılık beş kabul oyuyla Köktepe'nin mülkiyet hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
AİHM tarafları altı aylık süre içinde uzlaşmaya çağırdı ve sonucun kendilerine bildirilmesini istedi.

``KENDİMİ ASMAYI BİLE DÜŞÜNDÜM''
15 yıllık birikimiyle satın aldığı araziyi Orman İdaresi ile ihtilafı nedeniyle bugüne değin ekip biçemediğini anlatan Köktepe ``Bir tarlayı ekip biçmeyi denedim. Ancak Orman bizi yakaladı ve mahkemeye verdi. Bu yüzden hapis cezası bile aldım. Orman yetkilileri, kendi ellerindeki fotoğrafları kanıt göstererek arazinin kendilerine ait olduğunu sürerken benim elimdeki tapuyu hiç kimse dikkate bile almadı. Üstelik bu arazinin tapusu üzerinde Orman tarafından konmuş bir şerh bile yoktu. Zaten olsaydı ben burayı satın almazdım. Tek maaşla ailemi geçindiren bir eğitimciydim. Uzun yıllar biriktirdiğim parayı bu araziye yatırmıştım. Davayı kaybedince psikolojim bozuldu. 15 yıllık birikimimi yatırdığım arazimi devlet elimden almaya çalıştığı için bir ara kendimi bu arazide asarak intihar etmeyi dahi düşündüm. O kadar çok üzülmüştüm. Devletin böyle bir haksızlığını kabul edemedim. Kendi kendime hep `Mademki böyle bir durum vardı, devlet bana niye bu tapuyu verdi, bu tapu sahte mi, devlet sahtecilik yapar mı?' diye sordum. Hukuk devleti olan Türkiye'de adalet bulamadığım için AİHM'e gitmeye karar verdim. Sonuçta davayı kazandım ama kazandığıma sevinemedim. Çünkü ben bir Türk vatandaşı olarak burada yaşıyorum ve üstelik bir eğitimciyim. Bu nedenle buruk bir sevinç yaşadım. Şimdi AİHM'in kararı gereği Türkiye Cumhuriyeti Devleti yetkililerinin anlaşma zemini aramak için benimle temasa geçmelerini bekliyorum,'' şeklinde konuştu.

ÖRNEK KARAR OLACAK
Halil İbrahim Köktepe'nin avukatı Mustafa Öztok ise Orman İdaresi'nin müvekkili Emekli Öğretmen Halil İbrahim Köktepe'nin arazisine el koyması üzerine 1995 yılından itibaren hukuki sürecin başladığını söyledi.
Türkiye'de insanların bu tür davalar açıp mallarını kaybetmesi ve müvekkilinin Türkiye'deki uygulamalardan rahatsızlık duyması üzerine, konuyu 2002 yılında AİHM'ye taşıdıklarını belirten Mustafa Öztok ``AİHM'de bu yıl 22 Nisan'da yapılan duruşmanın kararı 22 Temmuz'da açıklandı. Kararda müvekkilimin haklı olduğu, devlet tarafından arazisine el konulamayacağı ve bunun bir mülkiyet hakkı ihlali olduğu neticesine varıldı. Devlete kişiyle anlaşmak üzere altı ay süre verildi. Bu sürede uzlaşma olmadığı takdirde mahkeme durumu yeniden inceleyip bu kez müvekkilim için bir tazminata karar verecek. Bizim açımızdan çok önemli olan bu karar Türkiye'de Orman İdaresi ile bu şekilde ihtilaflı olan binlerce kişi açısından da çok önemli. Çünkü Türkiye'de yılda 10 bin kişinin bu şekilde mallarına el konuyor. Bu karar, ileriki dönemde o kişiler için örnek teşkil edebilir,'' dedi.

2B'YE DE ETKİ EDEBİLİR
Avukat Mustafa Öztok, AİHM'in kararının 2B uygulaması kapsamında el konulan arazilerin durumlarını da etkileyebileceğini ileri sürerek ``Bilindiği gibi, 2B uygulaması kapsamında orman arazilerinin satışı gündemde. AİHM'in bizim davamızda mülkiyet hakkı ihlali olduğuna yönelik verdiği karar daha önce 2B olarak alıkonulan arazileri de hukuksuz bir durumda el konulmuş arazi durumuna düşürmüştür. Hükümetin bu karardan sonra arazileri satmasını değil, bedelsiz olarak devretmesini beklemekteyiz. Çünkü bu malların çoğunluğu tapulu olan mallardır ve vatandaşlardan rızası dışında alınmıştır. Önümüzdeki günlerde bu karar sayesinde 2B uygulamasında yeni gelişmeler olacağını düşünüyorum,'' şeklinde konuştu.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Antalya turizmi, toparlandı 05 Aralık 2017 Salı 15:30
  • Gap Bölgesi Turizm Odaklı Tanıtımı03 Aralık 2017 Pazar 14:00
  • Artvin, iki milyondan fazla turisti ağırladı02 Aralık 2017 Cumartesi 15:00
  • Bakan Kurtulmuş, Mevlana Müzesi’nde02 Aralık 2017 Cumartesi 12:00
  • Antalya, İstanbul ve Edirne turist çekiyor01 Aralık 2017 Cuma 07:00
  • Turizmde yükseliş yüzde 28,01 oldu29 Kasım 2017 Çarşamba 14:00
  • Bali'de 100 bin kişi tahliye ediliyor28 Kasım 2017 Salı 08:30
  • Yerli tatilci en çok arkadaş, akraba evinde kaldı26 Kasım 2017 Pazar 14:00
  • Eroğlu: Ormanları turizme açmak için kanun lazım25 Kasım 2017 Cumartesi 16:00
  • Turizm sektöründe Wome Akademi25 Kasım 2017 Cumartesi 13:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.