• BIST 93.616
  • Altın 208,990
  • Dolar 5,3413
  • Euro 6,0898
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 11 °C

2600 yıllık Frig yazıları çözülüyor

2600 yıllık Frig yazıları çözülüyor
Fransız Milli Bilimsel Araştırma Merkezi’nden Prof. Dr. Thomas Drew-Bear Frig Vadisi'nde yaşayan Türkler, Friglerin torunları. Yani Frigler hala orada yaşıyor.”

ESKİŞEHİR - Eskişehir'de Frigya Vadisi'nde bulunan 2 bin 600 yıllık yazılar çözülüyor. Frig medeniyetine ait yazıları okumak için kente gelen Fransız Milli Bilimsel Araştırma Merkezi görevlisi dil uzmanı Prof. Dr. Thomas Drew-Bear, 1969'dan beri Grekçe ve Latince taşları okumak için Eskişehir'e geldiğini, 2 yıldır da Frig alfaabesini çözmek için burada bulunduğunu belirtti. Anadolu'da yazıtları okumakla ve yayımlamakla görevli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Drew-Bear, Frigya'yı gün ışığına çıkarmak istediğini bildirdi.
Frigya bölgesinin kendine özgü yapısı olduğunu kaydeden Drew-Bear, şöyle konuştu: ''Frig yerlileri bir dağ tanrıçası olan Kibele'ye tapıyorlardı. Roma'da bile Frig halkının özellikleri görülüyor. Frigler, Anadolu'da oldukları için çok gelişmiş bir medeniyete sahipti. Frig alfabesinin Fenikelilerden geldiği anlaşılıyor. Ancak Frigler söz konusu alfabeyi geliştirdi. Friglerin kendilerin özgü dilleri vardı. En eski Frig belgeleri MÖ 7 ve 8. yüzyıllara ait kaya anıtlarıdır. Midas şehrinde yazılı anıtlar ve kabartmalar var. Frig devletinin yıkılmasının ardından Frigce yazılmamaya başlandı. Ancak, MÖ 2. yüzyılın ikinci yarısında Frigce yazılara tekrar rastlıyoruz. Bu yüzyılın ardından Frigler artık kayalara değil mermer ve kalker taşlara yazdı. Yıkımın ardından Roma İmparatorluğu ile Anadolu'da barış hüküm sürmeye başladı. Halk zenginleşti. Anadolu'dan ayrılmayan Frig halkı tekrar canlandı ve dillerini konuşmaya, yazmaya başladı.''



''KISA YAZILARI ÇÖZEMİYORUZ''-

Friglerin bu dönemde mezar yazıtları oluşturmaya başladığını belirten Prof. Dr. Drew-Bear, şunları söyledi: ''Frigler, sunakların ve mezarların üzerine yazılar yazıyordu. Mezar başlarına ölenlerin isimlerini, yaşlarını, neden öldüklerini, akrabalarının isimlerini ve ölenlerin mesleklerini yazıyorlardı. Ölenler için şiirler de yazıyorlardı. Bu şiirler Frig halkının ne kadar kültürlü olduğunun kanıtıdır. Genç ölen bir kızın mezarında 'Yazık, evlenmeden öldü. Çiçek açılmadan soldu' yazıyor. Genç bir erkeğin mezarında da 'Kendi annesini ve babasına bakamadı' yazıyor. Mezarlarda lanetlemeler de var. Mezarlarda 'bir kişi mezara zarar verirse tanrılar onu cezalandırsın', 'kendi çocuklarının ölümlerini görsün', 'evi yansın', 'evlenemesin', 'ne toprak, ne de deniz onu taşısın' gibi korkunç lanetlemeler var.''
Friglerin sunaklardaki yazılarda da adalet tanrısından bahsettiklerini ifade eden Drew-Bear, ''Bundan Frig döneminde bu topraklarda adaletsizlik olduğu anlaşılıyor. Bu tanrı Frigya dışında bulunmaz. Frigler Adalet tanrısını iki erkek figürü olarak betimlerdi. Birinin elinde ölçü, diğerinin elinde bir tartı vardı. Ancak, kısa olmasından dolayı bazı Frig yazılarını çözemiyoruz. Uzun yazılar çıkarsa Frig alfabesinin hepsini çözebiliriz'' dedi.

''ZEUS VE KİBELE'NİN FRİGCE KONUŞTUĞUNA İNANIYORLARDI''-
Prof. Dr. Drew-Bear, Roma döneminde Frigce'nin kutsal bir dil olduğunu belirterek, o dönemde Frigce'nin Türkiye'de kullanılan Arapça gibi olduğunu kaydetti.
Frigce'nin o dönemde kuvvetli bir dil olarak görüldüğünü ifade eden Drew-Bear, ''Roma döneminde Frigce tanrının diliydi. Zeus ve Kibele'nin Frigce konuştuğuna inanıyorlardı. İbadet ve dua ederken Frigce kullanıyorlardı. Dönemin din adamları Frigce konuşuyordu. Friglerde erkekler aynı zamanda Grekçe de konuşuyordu. Frig kadınları sadece Frigce konuşuyorlardı'' dedi.

''FRİGLERDE GELİŞMİŞ BİR TARIM KÜLTÜRÜ BULUNUYORDU''-
Prof. Dr. Drew-Bear, Friglerin kerpiç evlerde oturduğunu, bazı Friglerin altın işçiliğiyle uğraştığını kaydetti. Frig halkının genellikle tarım ve hayvancılıkla uğraştığını belirten
Drew-Bear, şunları söyledi: ''Frigler tarımla uğraşıyordu. Gelişmiş bir tarım kültürü bulunuyordu.
Atları, öküzleri ve katırları vardı. Kağnı kullanıyorlardı. Kadınların başları örtülüydü. Türkiye'de Frig esintileri var. Frig Vadisi'nde yetişen Türkler, Friglerin torunları. Yani Frigler hala Frigya'da yaşıyor. Frig Vadisi'ne Doğu'dan, Kuzey'den ve Afrika'dan göçler olsa da Friglerin torunları hala bu vadide.''

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.