• BIST 92.709
  • Altın 211,975
  • Dolar 5,4835
  • Euro 6,1905
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 0 °C

2013 Yılı Çin’de Türkiye Yılı

2013 Yılı Çin’de Türkiye Yılı
Türkiye’de Çin yılı etkinlikleri düzenlenmiştir. 2013 yılı Çin’de Türkiye yılı olarak kutlanmaktadır. İki ülke arasındaki ilişkiler ilerledi, karşılıklı güven arttı.

MURAT EMEN- EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 21-26 Ocak 2013
İSTANBUL
- CHP Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çin temaslarının son gününde Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ni ziyaret etti. Gece Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin başkenti Urumçi’ye gelen Kılıçdaroğlu, sabah ilk olarak Sincan Üniversitesi’ni ziyaret etti. Rektör Prof. Taşpolat Tayyirbay’dan bilgi alan Kılıçdaroğlu’na daha sonra fahri doktora verildi. Fahri doktora kararını Sincan Üniversitesi Rektörü Prof. Taşpolat Tayyirbay okudu. Kararın okunmasından sonra Kılıçdaroğlu’na cübbe ve kep giydirildi. Rektör Tayyirbay da fahri doktora belgesini takdim etti.
Cübbe giyen Kılıçdaroğlu, seçkin ve köklü geleneğe sahip üniversitenin verdiği doktoranın hayatının en önemli anlarından biri olduğunu kaydederek teşekkür etti. CHP Genel Başkanı olarak yaptığı ziyaretin ilham verici ve geleceğe dönük umutlarla dolu geçtiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Urumçi dostluk ve kardeşliğin yurdu olarak özel anlam ifade etmektedir. Sıcak konuk severlik için şükranlarımı ifade etmek istiyorum. Biz bin yıl evvel buralardan Anadolu’ya göç etmişiz. Siz burada kalarak Çin’in etnik zenginliği içinde bu ülkenin kalkınmasına önemli katlıda bulundunuz, bunu bugün de sürdürüyorsunuz. Türkiye ile Sincan arasındaki mesafe 4 bin 300 kilometre. Bölge ile birlikte paylaştığımız birçok değerlerimiz var. Türkiye’den sizlere selamlar getirdim.” diye konuştu.
Türkiye’nin Çin ile diplomatik ilişkilerini 1971 yılında kurduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kurulan diplomatik ilişkiler her alanda büyük ilerleme kaydetmiştir. İlişkiler 2010 yılında stratejik ilişkiye dönmüştür. Sincan’ın kapıları açılmıştır. Türkiye’de Çin yılı etkinlikleri düzenlenmiştir. 2013 yılı Çin’de Türkiye yılı olarak kutlanmaktadır. Köklü bir uygarlığa sahip iki ülke arasındaki ilişkilerin ilerlemesi karşılıklı güveni artırmıştır. Çin, Türkiye’nin 3. büyük ticari ortağı haline gelmiştir. 2016’da dünyanın en büyük ekonomisi olacağı belirtilen Çin ile ilişkileri geliştirmekten memnunuz. Çin'de öğrenim gören Türk öğrencilerin sayısı artmaktadır, Türkiye’de öğrenim gören öğrencilerin sayıları artırılmalı, karşılıklı dil kursları açılmalı, edebiyat romanları karşılıklı tercüme edilmelidir. Türkiye ve Çin arasında ticari açığın kapatılmasının bir yolu da Çinli turist sayısının artırılmasıdır. Ortadoğu ve Afrika pazarında işbirliğinde Pekin hükümetinin yaklaşımı her ülkenin menfaatlerini yakından ilgilendirmektedir. Çin Türk ilişkileri küresel boyut kazanmış olup herkesi tüm dünyayı ilgilendirmektedir. İki ülke arasındaki kültürel ve siyasi ticari ilişkiler kanaatimizce yeterli potansiyele ulaşmamıştır. Karşılıklı yatırımların ticari ortaklıkların artırılması için teşvikler artırılmalı, Türkiye ile Çin arasındaki siyasi güven perçinlenmelidir.”

"UYGURLAR ÇİN İLE İLİŞKİLERE DESTEK VERMEYE DEVAM ETSİN"

Uygurların, iyi, verimli, çalışkan Çin vatandaşı olarak Çin'in yükselmesine katkıda bulunmaya devam edeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Bu, bölgeyi en müreffeh bir konuma getirecektir. Türkiye ile Çin'i birleştiren kaynaştırıcı unsur olacaktır. Bağların güçlenmesine neden olacaktır. Ortak çıkarlarımız doğrultusunda sizleri stratejik ortaklığımıza katkı sunmaya davet ediyorum. Sizler bu zengin topraklarda dostluk kardeşlik tohumu ekerek Türk – Çin dostluğunu Türk - Uygur dostluğunu geleceğe taşıyacaksınız. Sincan Uygur bölgesinin zengin insan ve doğal kaynaklarıyla iki ülke arasındaki ilişkilerde dostluk köprüsü olması barış ve güvenliğin inşaasında rol oynaması iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine hem de bölgesel istikrara katkı bulunacaktır” dedi.

TÜRKİYE AVRUPA’NIN ÇİN’İ OLUYOR (CNBC)

Kriz dönemindeki performansı ile Çin'e benzetilen Türkiye ekonomisi için 2013'ün önemli olduğunun altı çiziliyor. 2023’te dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında girmeye aday olan Türkiye’ye Avrupa’nın Çin’i yakıştırması yapıldı.

2.20130121030724.jpg

2011’de yüzde 8.5 ile Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomisi olan Türkiye’nin 2012’de Çin ekonomisi gibi yavaşlama gösterdi. Gelişmekte olan ülkeler içinde en hızlı büyüyen ikinci ülke olan Türkiye’nin özellikle sermaye girişi ve ihracat tarafında yaşanan azalma ile büyümede yavaşlaması ve yumuşak bir iniş yapması yönüyle de Çin’e benzetildi.
CNBC’de yer alan makalede HSBC’nin imalat sanayi endeksi datalarında göre 2013’t toparlanması beklenen Türkiye ekonomisinin özellikle ihracat tarafında elinin rahatlamaya başladığına dikkat çekildi.
IMF verilerine göre pek çok Avrupa ekonomisi yüzde 1 büyümeyi zor yakalarken, Türkiye’nin yüzde 3,5. büyüme yakalamasına dikkat çekilirken bu rakamında ülke için yeterli olmadığı vurgulandı. Büyük emelleri olan Türkiye’nin daha fazla büyüme ivmesi yakalaması gerektiğine değinilirken, Sabancı Holding CEO’su Güler Sabancı’nı Türkiye’nin emellerini gerçekleştirebilmesi için yüzde 6’lık büyüme rakamlarının altına inmemesi gerektiğinin altı çizildi.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 2023 hedeflerini de hatırlatan makalede, sosyal ve altyapı çalışmalarının gelecek 10 yılda hız kazanması beklentisi dile getirildi. 2023 hedefleri arasında kişi başına düşen gelirin 25 bin dolara çıkartılması buna ek olarak da işsizlik rakamının yüzde 5 seviyesine çekilmesi yer alıyor. 2012 yılı rakamlarına bakıldığında kişi başına düşen gelir 10.524 dolar olurken işsizlik ise yüzde 9.8 seviyesinde.Yine hedefler arasında 22.3 milyon olan işgücüne katılımın 2023’te 30 milyon çıkması da yer alıyor.
Nomura ekonomisti Peter Montalto büyüme için önünde daha manevra alanı olduğu belirtilen Türkiye ekonomisi için 2013’ün önemli bir yıl olduğunun altı çizilirken, mobil teknolojileri, e-ticaret ve komünikasyon alanında Çin ile mukayese edilmeye başladığına da dikkat çekildi.

AMERİKA DOSYASI

OBAMA : BORÇLANMA TAVANINI YÜKSELTİN

ABD Başkanı Barack Obama, ABD Kongresini borçlanma tavanının yükseltilmesine yönelik bir an önce harekete geçmeğe çağırarak, bu konuyu kesinlikle müzakere etmeyeceğini söyledi.
Obama I.inci başkanlığının son basın toplantısında ençok borçlanma tavanı konusu,bütçe ağığının azaltılması vesilah kontrolu ile ilgili konular üzerinde konuştu.

3.20130121030747.jpg

Cumhuriyetçiler tavanın yükseltilmesi için madicare veSosyal Güvenlik Kurumlarında ciddi bütçe kesintileri yapılması şartına bağlamak istiyorlar. Obama bu iki konunun ayrı ayrı ele alınması gerektiğini belirterek konuyu Cumhuriyetçilerle müzakere etmeyeceğini ifade etti. Kongre kendisine borçlanma tavanı ile ilgiliyetki vermesinden sonra, dengeli bir yaklaşım çerçevesinde kesinti konusunu ele alacağını belirtti.
Kongrenin tavan yükseltmemesi durumunda, bunun sonuçlarının yıkım olacağını ve ekonomiyi ciddi anlamda etkileceğini, gazilerin, ekonomik yardımdan yararlananların maaşlarının ödenemeyeceğini ifade eden Obama, bu reddi “lokantada yemeği yiyip hesabı ödemiyorum” demeğe benzetti.
Temsilciler meclisinden Boehner süreçte bir destek vereceklerini fakat harcama kesintisi isteyeceklerini dile getirdi.

BERNANKE SONRASINDA PİYASALAR KARARSIZ

ABD'de FED başkanının şimdilik piyasaları rahatlatan konuşması sonrasında Asya'da Japonya dışında bütün piyasalara daha temkinli bir seyir hakim.
The Lira’nın özel haberine göre ; FOMC tutanakları sonrasında tüm piyasaların gözlerin çevrildiği FED Başkanı Bernanke’nin açıklamaları piyasaları bir miktar rahatlattı. Geçtiğimiz hafta Bernanke’nin konuşmasında parasal genişlemenin ne zaman biteceğine dair net bir açıklama yapamayacaklarını belirtirken, gerek parasal genişleme gerekse de iletişim politikaları ile ekonomiyi desteklemek için kullanacaklarını açıkladı. Parasal genişleme çalışmalarının enflasyon yaratmayacağını savunan Bernanke aşkın rezervlere ödenecek paranın aşağı çekilmesi konuşmasında yer verdi.
Borç tavanı konusuna da değinen Bernanke kendilerinin bu konuda zorlayıcı olmayacaklarını fakat kongrenin bir an önce çözüme gitmesi gerektiğini belirtti. Parasal genişleme noktasında net bir sinyal vermemesi piyasalar için şimdilik iyimser karşılandı.
ABD piyasalarında kapanış sonrasında gelen Bernanke açıklamaları piyasaların şirket haberleri ile yön bulmasına neden oldu. Dün ABD borsalarında son 11 ayın en düşük seviyelerine 500 dolara kadar düşerek Apple hisseleri etkili oldu. Dün gelen üretimin kısılacağı haberleri ile Apple’da başlayan düşüş Dell’den gelen haberler ile dengelendi.

OBAMA SİLAH SERBESTİSİ KONUSUNDA SERT TEDBİRLER ALIYOR

ABD’de yaşanan son okul baskınlarının sebep olduğu can kayıpları Obama’yı bu konuda ciddi tedbirler almaya sevkediyor. Mevcut güçlü lobiye rağmen Başkan bu konudaki tavrından taviz vermiyor.

4.20130121030953.jpg

ABD gündeminde önemli konuşmalardan biri de ABD Başkanı’ndan geldi. Borç tavanı ile ilgili konuşan Obama’da Cumhuriyetçilere taviz vermeyeceklerini açıkladı. Ekonomi için fidye ödemeyiz diyen Obama yapılan borçları ödemek için limitin arttırılmasını istediklerini borcunu ödemeyen bir ülke olmadıklarını belirtti. Bu konuda pazarlık yapmayacağını söyleyen Obama’ya karşın Giethner 31 Aralık itibariyle cepten yendiğini belirtti. Mart itibariyle hazinede para kalmayacağının bir kez daha altını çizdi.

AVRUPA DOSYASI

VOLKSWAGEN SATIŞ REKORU KIRDI

5.20130121031026.jpg

Volkswagen, 2012 yılında 9 milyon araç sattığını, bunun rekor olduğunu açıkladı. Alman oto devinin satışları Çin ve ABD'de yükseldi; krize bağlı nedenlerle olduğu tahmin edilen nedenlerle de Batı Avrupa'da düştü. Rekora rağmen, Volkswagen Toyota'nın gerisinde kalıyor.
Japon markasının küresel satışları 10 milyon adede yaklaşıyor. Reuters haber ajansı, Volkswagen'in sadece aralık ayındaki satışlarının, bir önceki aynı döneme göre yüzde 20'lik artışla, 784 bin otomobile yükseldiğini duyuruyor

2013'DE ARTAN REKABET

Avrupa'da satışlar 2012 yılında yüzde 6,5 oranında düştü; düşüş sonrasında satış rakamı 1 milyon 850 bin araç olarak beliriyor. Satış müdürü Christian Klingler, rekabetin zorlaştığı bir ortamda, özellikle Batı Avrupa'da "belirsizliğin yoğunlaştığı bir yıl" beklediklerini söylüyor.
Volkswagen, ABD'deki siparişlerde artışın sürmesini beklediklerini de belirtiyor.
Firma yetkilileri, Porche marka otomobillerin de dahil olduğu ABD kaynaklı siparişlerin bu yıl 600 bine yükselmesini beklediklerini belirtiyor.
İspanya istasyonlarını satıyor

İSPANYA 423 TREN İSTASYONUNU İHALEYE ÇIKARIYOR

İspanya Demiryolları Altyapıları İdaresi (ADIF), harcamaları kısmak ve gelir elde etmek amacıyla şu anda kullanılmayan 423 tren istasyonunu satacağını duyurdu.

6.20130121031055.jpg

Tren yollarının dışında kalmış veya bitirilememiş demiryollarının üzerinde bulunan istasyonların açık artırma usulüyle satılacağı kaydedildi. Bu istasyonlardan 90 tanesi özel sektör tarafından kiralanırken, 70 tanesi de kültürel, sosyal ve şirket faaliyetleri için kiraya verilmiş durumda. Kiracılarla önümüzdeki günlerde satış için masaya oturacak olan ADIF, bu pazarlıktan pozitif sonuç elde edeceğine inanıyor.

TEB’İN ORTAĞI BNP PARİBAS DÜNYADA KÜÇÜLMEĞE GİDİYOR

The Lira’nın özel haberine göre ; Türkiye Ekonomi Bankası’nın Fransız ortağı BNP Paribas gelecek üç senede 1 milyar euro düzeyinde kesintiye gitmeyi planlıyor. - Avrupa'da yavaş büyüme ortamında dev bankaların teker teker maliyet kesintilerine gittiği dönemde, BNP Paribas'ın 1 milyar euro düzeyinde kesintiye gitmeyi planladığı kaydedildi.

7.20130121031158.jpg

Krizin yatırım bankacılığı alanlarını derinden etkilediği BNP, Societe Generale ve Credit Agricole gibi bankalar, çareyi perakende bankacılığına yönelmekte buluyorlar. Fransa'nın en büyük bankası BNP Paribas'ın, gelecek aylarda yeni stratejisini duyurması bekleniyor.
BNP Yönetimi'nin ''Kolay ve Etkili'' adını verdiği, 2015 yılında hayata geçirilmesi planlanan programı kapsamında kesilmesi öngörülen 1 milyar euronun tüm iş hatları üzerinde etkili olacağı bildirildi
Zayıf gelir büyümesi dönemi geçiren BNP’nin maliyet azaltımı yapılması gereken alanlar Fransa'daki perakende bankacılığı ile yurtdışındaki verimsizyatırım bankacılığı birimleri olacak.
Diğer taraftan Basel kurallarının esnetilmesi ile moral bulan Avrupa bankaları bu dönemde likidite dengesi analizlerini yeniden gözden geçiriyorlar. Bunun nedeni Avrupa Merkez Bankası’dan sağlanan uzun vadeli finansmanları erken ödeyip ödeyemeyecekleri konusunda kararsız olmaları. Hatırlanacağı gibi ECB iki defa Avrupa bankalarına üçer yıllık borçlanma imkanı tanımıştı. Yaklaşık 800 banka bu sayede %1 faizle 1 trilyon Euro fon kullanmıştı. Bu ucuz kredinin yaklaşık %80’i krediye çevrilmemişti.
Gözler giderek düzelen AB ülkelerinde likidite sorunun ne ölçüde rahatladığı konusunda. Bu fonların ne kadarının ve hangi bankalarca geri ödeneceği mercek altında.

Yükselen ekonomilerin şirketleri büyümenin motor gücü durumunda.

ÇİN VE HİNDİSTAN BU KONUDA ÖNE ÇIKIYOR

Yükselen ekonomilerdeki şirketlerin uluslararası alandaki büyüme hızı, yeni bir raporda konu ediliyor.

8.20130121031247.jpg

Boston Consulting Group (BCG), küresel sanayileri yeniden şekillendiren ve ABD ile Avrupa'daki geleneksel çok uluslu şirketleri gölgede bırakan 100 şirketi mercek altına alıyor.
Bu 100 şirket, istihdam yaratmada ve mali başarıda, New York S&P 500 endeksindeki şirketlerin çoğundan daha iyi durumda. Buna rağmen, rekabete giren bu yeni şirketlerin çoğu Batı ülkelerinde pek tanınmıyor. Raporun yazarlarından David Michael'a göre, ortaya çıkan tablo Batılı şirket yöneticileri için bir uyarı alarmı niteliğinde.
Söz konusu şirketleri yaklaşık 10 yıldır takip ettiklerini belirten Michael, "Hırsları hiç bu kadar güçlü olmamıştı" diyor.

YARISI ÇİN VE HİNDİSTAN'DAN

BCG raporunda incelenen hızlı büyüyen 100 şirket, gelişmekte olan 17 ülke ekonomisi içinde bulunuyor. Kolombiya ve Katar şirketleri ilk defa listede yer alıyor.
Listede; finansal hizmetler, elektronik ve sağlık sektörlerinde faaliyet gösteren şirketler de var. Bu şirketlerin 30'unun Çin'den, 20'sinin Hindistan'dan olması dikkat çekiyor.
Endonezya şirketleri Golden Agri-Resources ve Indofood, Şili'den Falabella ve Latam Airlines Group, Mısır'dan El Sewedy Industries ve Arjantin'den Tenaris de listeye girmeyi başaranlardan.
Rapora göre, söz konusu şirketler son 5 yıl içinde 1,4 milyon istihdam yarattı.
Bu 100 şirketin 2011 yılındaki ortalama geliri 26,5 milyar dolarken, S&P 500 ortalaması ise 20 milyar dolarda kaldı.
Yükselen ekonomi şirketlerinin 2011 yılında satı aldığı mal ve hizmet karşılığının 1,7 trilyan dolar civarında olduğu tahmin ediliyor.
BCG raporunda, şu 7 şirketin ise küresel piyasalarda 'uzun dönemli liderliği' elinde bulundurduğunun altı çiziliyor:
• Vale (Brezilya)
• Wilmar (Endonezya)
• Cemex (Meksika)
• Anglo American (Güney Afrika)
• SAB Miller (Güney Afrika)
• Saudi Aramco (Suudi Arabistan)
• Emirates Group (Birleşik Arap Emirlikleri)

TÜRKİYE RAPORU
PİYASALAR

Hızlı yükseldik, dikkat!

Yurtdışı borsalardaki yatay görünüme rağmen soluksuz yükselişini sürdürerek yeni rekorlar test eden İMKB şaşırtmaya devam ediyor. Yeni yıla 78,208 seviyesinden başlayan İMKB 100 endeksi yaklaşık üç haftalık süreçte yüzde 10 üzeri değer kazanarak 84,860 seviyesine ulaştı.
Endeksin her geçen gün yeni zirveleri test etmesinde not arttırım spekülasyonları etkili olurken, kredi derecelendirme kurulu Moody’s dün yaptığı açıklamada, spekülasyonlar hakkında yorum yapmadıklarını ve 20 Kasım'daki görüşlerinin değişmediğini belirtti.
Fitch'den gelen not artışı sonrası yükselişin hız kazandığı İMKB'de ikinci bir kurumdan gelecek not artışı beklentisinin fiyatlandığını kaydeden uzmanlara göre kısa vadede endekste yükseliş sürecek fakat ilerisi için sert satışlar gelebilir.

BEKLENTİLER 90.000 SEVİYESİ

Küçük düzeltmeler endeksin yönü bakımından olumlu olur.Arada sert satışlarda gelebilir.
.
Şimdilik yükselişin bankacılık endeksi öncülüğünde olduğunu görüyoruz.Ancak beklentiler 2013 yılında sanayi endeksinin hareketli olacağı yönünde. Gerçekleşirse ülke açısından ve endeks dengesi açısından 2013 fevkalade bir yıl olabilir.
Aracı kurumların 2013 beklentilerinin 85-92 bin arasında değiştiği gözlemlendiğinde, endekste zirve seviyelere yaklaşık yüzde 5 kaldığı görülüyor. Piyasa uzmanları cephesinde, bu kadar kısa sürede yükselişin hız kazandığı endeksteki hareketin açıklanmakta zorlandığı görüşleri öne çıkarken, sert satışlarla karşılaşılmasının özellikle bizim piyasamızda şaşırtıcı olmayacağı belirtiliyor.
Terör konusundaki açılım ve olumlu giden hava piyasalara da ayrı bir canlılık getirecek, hiç olmaz ise devam eden yükselişin sürdürülebilirliğini sağlayacaktır.

İnşaatta hereketlenme : Stoktaki konutlar kapış kapış gidiyor

URANKENT ROYAL PLUS KONUTLARI-ANKARA

Konutta KDV oranının yüzde 18’e çıkmasının ardından, eski düzenlemeden yararlanan ruhsatlı konutlara ilgi büyüyor. Yüzde 1 KDV ile satışta olan konutların satışları yüzde 50’ye varan oranda yükseldi. 15 günde 100 daire satan firmalar var.

9.20130121031510.jpg

Konutta KDV oranlarını yüzde 18’e çıkaran düzenlemeden etkilenmeyen, ruhsatı yılbaşından önce alınmış konutlar, yüzde 1 KDV avantajı sayesinde yoğun ilgi görüyor. Genellikle kış aylarını durgun geçiren sektör, yeni KDV oranlarının açıklandığı 1 Ocak’tan bu yana alışık olmadığı bir hareket yaşıyor. Satışta olan konutlar, KDV artışından etkilenmek istemeyenlerin ilk hedefi olunca, inşaat firmaları da satışlarını bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 50’ye varan oranda artırdı. Yaklaşık 15 günlük sürede, yoğun kar yağışının olduğu bir dönemden de geçilmesine rağmen 100’ün üzerinde konut satanlar oldu. Satış ofisleri bilgi almak isteyenlerin uğrak yeri olurken, çağrı merkezlerindeki istihdam artırıldı. Özellikle Ankara ve İstanbul’da satışlarda patlama yaşanıyor.
Ankara Yenimahalle Urankent Konutları Satış Müdürü Gazi Çelik yaptığı açıklamada yeni lansmanını yaptıkları Ankara Urankent “Royal Plus” Konutlarının satışlarında patlama yaşadıklarını ve satışların beklentilerin çok üstüne çıktığını belirtti.

PİYASALAR
Türkiye yeni yıl ile birlikte birçok açıdan olumlu bir iyimserlik yaşıyor. Borsa rekorlara koşarken, içerde terörün bitirilmesi için iyi niyetli bir sürecin başladığını görüyoruz. Tarafların itina gösterdikleri sürecin kürt sorununu bitirmesi özellikle ekonomik açıdan pekçok olumlu katkı yapacaktır.
Geçtiğimiz günlerde Değerli Gazeteci Yavuz Semerci radyosunda bir soruya cevap verirken, 30 yıllık terörün mali yükü ile ilgili ilginç saptamalar yaptı. Enaz 15-17 milyar doların harcandığı bu dönemde, eğer bu paralar doğu ve güneydoğunun kalkınmasına harcanmış olsaydı çok farklı bir manzara ile karşı karşıya olurduk.
TSKB’de Türkiye Kalkınma Bankası’nda çalıştığım yıllarda hep bu iyi niyet ile hareket eden hükümetler gördüm. Doğu ve Güneydoğu’daki yatırımlara hep destek verilmek istendi. Ama terör korkusu insanlarımızı, yatırımcımızı ürküttü ve bugünlere gelindi.Güneydoğu’yu kalkındırmanın kürt sorununu bitireceği üzerinde çok duruldu. Sebebin geri kalmışlık ve geçim sıkıntısı olduğunu hepimiz biliyoruz. O verimli ovaları, toprakları hepimiz biliyoruz. Tarımın önem kazandığı günümüzde huzur sağlanırsa pekçok şeyin o bölge insanları için değişeceğini hepimiz biliyoruz.
Semerci’nin dediği gibi eğer başarılsaydı, bugün Alplara kayağa gidenler Hakkarinin karlı tepelerine, verimli ovalarımızın tertemiz havasına koşa koşa tatile giderlerdi. Günümüzde artık heryer uçakla kuş misali çok yakın. Ben şahsen Anadolumun o bölgelerini çok merak ediyorum. Çocuklarıma, torunlarıma oraları gezdirmek istiyorum.
Aklımıza başımıza almanın zamanı geldi de geçiyor. Herkes haddini bilmeli. Verilebilecek şeyler var. Mutlaka hayır denilecek konular var. Bunu bilerek süreci götürelim ve bu konuyu bitirelim.

Borsa
Borsa uçuyor. Endeks havalandı ve hedef 90.000’e doğru gidiyor.

10.20130121031602.jpg

Bankacılık sektörü sürüklüyor. Ama 2013 yılında Sanayi endeksi hareketlenecek beklentisi var. Arada bir sert inişler olabilir ve sağlık işareti olarak görülüyor.

Faiz
Geçtiğimiz haftayı 1.48 düşüşle 6.07 olarak kapatan faizlerin bu seviyede yatay seyri bekleniyor. Bilindiği gibi yeni not artırımına yönelik beklentilerle %6 seviyesinin altına gerileyen faizler %5.97 görmüştü.
Bu hafta PPK toplantısı var. Ancak faiz indirimi beklenmiyor. Bu yabancı girişini hızlandırdı.
Moody’s açıklamasının ardından bile girişler devam etti. Bu PPK kararlarına ufak bir indirim konusunda ilham verebilir. Bekleyip görelim.

Döviz
Dolar haftayı en düşük 1.7599 seviyesinde kapattı. 8 ayın en düşük seviyesinde.Euro 2.3442 ve dolar/Euro paritesi 1.3321 olarak kapandı. Bu haftada bu seviyelerde yatay seyir bekleniyor. TL gücünü koruyor.Mali uçurum ve borçlanma tavanı ile ilgili değişimler yanında PPK faiz indirim kararı piyasaları etkileyebilir.

Esenlikle Kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır) .

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.