• BIST 92.685
  • Altın 252,001
  • Dolar 6,5574
  • Euro 7,4929
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 20 °C

2012'de cari açık ve enflasyon öncelikli

2012'de cari açık ve enflasyon öncelikli
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan: 2012'nin birinci gündem maddesinin Avrupa olacağını söyledi. Sonraki önceliklerin ise cari açık ve enflasyon olduğunu açıkladı.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü ‘19-25 Aralık 2011)
İSTANBUL
- Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, BM Küresel Sürdürebilirlik Paneli için gittiği New York'da basın toplantısı düzenledi. Babacan, 'İşsizlikte ciddi düşüş söz konusu, ekonomik göstergelere baktığımızda gerçekten her şey çok olumlu yönde ilerliyor, bir problem alanı cari açık' dedi. Cari açığın durduğunu söyleyen Babacan, şöyle konuştu: 'Cari açıkta artık düşüş trendine girmiş durumda. Gelecek sene yüzde 8 bekliyoruz, daha sonraki yıllarda yüzde 7.5, yüzde 7 gibi kademe kademe düşüş olacak. Öte yandan bizim bazı ithal ürünlerle ilgili almış olduğumuz tedbirler oldu. Büyüme gelecek yıl 2011 yılına göre daha düşük olacak, dolayısıyla ekonomik aktivitede büyüme hızı bir miktar aşağı olunca bunun beraberinde ithalat, iç tüketim, dış ticaret açığı, cari açık da olumlu etkilenecek.'

ÜÇ ANA ÖNCELİĞİMİZ VAR
•2012'nin birinci gündem maddesinin Avrupa olacağını söyledi. Avrupa'nın kendi içerisinde birliğini sağlayamadığını söyleyen Babacan, 'Avrupa'da şartlar mevcuttan daha kötüye giderse bu bizim takip etmemiz gereken bir konu' dedi. Babacan, bütün bu gelişmeleri yakından izleyeceklerini vurguladı
•İkinci önemli konu cari açık,
•Üçüncü konu da tekrar çift haneliye çıkan enflasyon .
Bunlarda zaten sorun olmazsa büyümeyle ilgili de bizim herhangi bir problemimiz olmaz'' diye konuştu.

Artış geçici, enflasyon rakamı tek haneli rakamlara inmek zorunda
BİR zamanlar Türkiye'de 'eğer büyüme istiyorsanız biraz enflasyona razı olacaksınız' şeklinde söylemler bulunduğunu kaydeden Babacan, kendilerinin böyle bir söyleme asla girmeyeceklerini, enflasyonun Türkiye'de düşük tek haneli rakamlarla seyretmek zorunda olduğunu ve bunu sağlamak için de ne gerekiyorsa yapılacağını bildirdi.
Merkez Bankasının temel önceliğinin enflasyon olduğuna dikkat çeken Babacan, fakat sadece Merkez Bankası'nın çabalarının bu iş için yetmeyebileceğini, bir yandan da mali disiplinin mutlaka devam etmesi gerektiğini kaydetti ve ekledi: 'Dolayısıyla Merkez Bankamız bir süre temel öncelik alanına kuşkusuz eğilecektir. Ne zamana kadar? Artık herkesin içi rahat edene kadar. Enflasyonun düşük tek haneli rakamlara doğru gittiğinin bir bakıma güvencesi alınana kadar. Bir süre o alana tabii Merkez Bankamız yoğunlaşacak. Yani enflasyonla mücadeleden asla taviz yok. Fiyat istikrarı konusunda kararlılığımız çok kesin, asla taviz vermeyeceğiz.'

ABD %25'i uygulasa küresel kriz olmazdı
Avrupa’daki krizi de değerlendiren Babacan, 'Perişan bir tablo arz eden Avrupa, bizim için de iyi değil, dünya için de iyi değil. Biz işlerin en iyi gittiği dönemde bankacılarımızı reforme ettik, bankacılık, kredi kartı, mortgage, TMSF yasalarını çıkardık, ciddi eleştiriler aldık. Mesala bizim mortgage yasamızda yüzde 25 peşinat şartı var, ABD'de böyle bir şey yok. Biz o dönem Meclis'te eleştirildik. Eğer ABD'de mortgage'ta o yüzde 25 kuralı olsaydı dünyada bu küresel kriz olmazdı.
Piyasa enflasyonun düşeceğine inanmasa faizler 10.5'te durmaz!
Enflasyondaki yükselişi değerlendiren Babacan, Uzakdoğu'dan yapılan giyim ithalatına ilave yüzde 30 vergi getirdiklerini anımsattı ve ''Tekstile de yüzde 20 ilave vergi getirdik, bu da giyim-tekstil fiyatlarının artmasına sebep oldu. Öte yandan sigara üzerindeki vergileri artırdık, sırf oradan zaten enflasyon bir puan arttı. Bütün bu konuların etkisi bir defalık. Gelecek yılsonu hedefimiz yüzde 5. Yüzde 5'ten çok uzaklaşmayacağını düşünüyoruz' dedi. Babacan, piyasanın enflasyonun daha aşağıya ineceğini beklediğini, başka türlü olsa borçlanma faizlerinin yüzde 10.5'te duramayacağını belirtti.
Babacan'ın sözleri rahatlatıcı. Hiç değilse sorunları açık olarak ortaya koyuyor. Bu bakımdan Sn. Bakanın söylediklerini herzaman dikkatle dinlerim. Teşhiş yerinde ancak çare konusunda saha çok kısıtlı. Avrupa'dan 2012'de hayır yok. Alternatif pazarlar ve yeni dış para kaynaklarına odaklanmak gerekiyor.
Aynı şekilde cari açık ihmal edilmeğe gelmiyor. Dışa bağımlı bir borsa erimeğe devam ediyor.Rating avcılarıda pusuda bekliyor.

Euro bölgesi'nde 'kış resesyonu'
Mali denetim firması Ernst & Young, euro bölgesinin kasvetli bir kış geçireceğini açıkladı.
Gelecek yılın ilk yarısı için 'yumuşak bir ekonomik durgunluk' tahmininde bulunan şirket, bu durumun yılın tamamında büyümenin yüzde 0.1 civarında gerçekleşmesine neden olacağını duyurdu.

emen3.20111217173718.jpg

Geçen hafta Avrupa Birliği'nin 27 üyesinden 26'sı bütçe disiplinini sağlamayı amaçlayan yeni mali kurallar üzerinde anlaşmış, İngiltere anlaşmaya katılamayacağını açıklamıştı.
Ancak ekonomistler, bütçe anlaşmasının başka ülkelerin de yeni kurtarma kredileri talep etmekten kurtarmayacağı kaygısının bulunduğunu söylüyor.

Merkel: Mali birliğe gidiş hayati önemde
Öte yandan, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Euro bölgesi ülkelerinin ilerlemekte oldukları mali birlik doğrultusunun hayati önem taşıdığını belirtti.
Almanya Parlamentosu'nda konuşan Merkel, uzun sürecek ve sıkıntılı geçecek bu yolculuğun sonunda daha güçlü bir Avrupa'nın ortaya çıkacağını inandığını söyledi.

emen-merkel.jpg

Merkel ayrıca, İngiltere'nin bu sürecin dışında kalmasından üzüntü duyduğunu belirtti. Ancak İngiltere'nin kilit bir AB ortağı olmaya devam edeceğini kaydetti.
Almanya Başbakanı'nın parlamentodaki konuşması, Euro'nun gün içinde dolar karşısında Ocak ayından bu yana en düşük değere inmesinin ardından geldi.
1 Euro, 1,30 doların ve 0,84 sterlinin altında işlem görürken son on bir ayın en düşük seviyesine gerilemiş oldu.
Berlin'den bildiren BBC muhabiri Stephen Evans, Merkel'in meclis konuşmasında verdiği bazı detayların finans piyasalarını yaşanmakta olan kriz karşısında sakinleştirebileceğini belirtti.
Evans ayrıca Merkel'in temel hedef olarak "Avrupa Birliği'nin çekirdeğinde daha sıkı bir bütünleşme"yi işaret ettiğine dikkat çekti.
Geçen hafta yapılan AB zirvesinde İngiltere, AB yapılarında Almanya ve Fransa'nın önerdiği şekilde değişiklikler yapılmasına karşı çıkmıştı.
Bu nedenle yeni bir AB anlaşması yapılması fikrinden vazgeçilmiş, euro bölgesi üyelerinin diğer üyelerle çok taraflı bir anlaşmaya varması kararlaştırılmıştı.
Ancak bu anlaşmanın başka ülkelerin de borç yükünü kaldıramaz duruma gelmesini önlemeye yetip yetmeyeceği belirsiz.
Masadaki öneriler AB üyelerinin birbirlerinin mali siyasetlerini denetlemesini, kriz halinde kullanılmak üzere IMF nezdinde 200 milyar euro tutarında bir ek kaynak havuzu oluşturulmasını öngörüyordu.
Bu arada Rusya en fazla ihracat yaptığı bölge olan AB bölgesi ve Euro'nun güçlenmesi için IMF'ye 10 milyar Dolar aktarma kararı aldı.

emen-fitch.jpg

Dev bankalara kredi notu darbesi

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, dünyanın en büyük bankalarından altısının kredi notunu düşürdü.
ABD'den Bank of America ve Goldman Sachs, İngiltere'de Barclays ve Fransa'dan BNP Paribas, Almanya'dan Deutsche Bank ve İsviçre'den Credit Suisse kredi notları düşürüler bankalar.
Fitch'in kesinti yaptığı ölçüt ''bankaların mali yükümlülüklerini zamanında yerine getirip getirememelerine ilişkin kapasitelerini'' hesaba katıyor. Genel olarak bankalar, kredi piyasalarında euro bölgesinin borç krizine ilişkin kaygılar nedeniyle borçlanmakta zorlanıyor.
Geçen hafta da bir diğer derecelendirme kuruluşu Moody's Fransa'nın üç büyük bankasının kredi notunu borçlanmakta zorlandıkları gerekçesiyle düşürmüştü.
Fitch'ten yapılan açıklamada karara konu olan ABD ve Avrupa bankalarının mali piyasaların yaşadıkları ve giderek artan zorluklara karşı daha hassas olduklarını duyurdu.
30 Kasım'da da Standard & Poor's aralarında finans devleri Bank of America ve Goldman Sachs, Barclays ve HSBC'nin de bulunduğu bankaların uzun dönemli kredi notlarını düşürmüştü.
'2012 bankalar için sıkıntılı'
Kredi derecelendirme kuruluşu S&P´nin bugün yayımlanan raporuna göre, ABD bankaları için 2012 yılı sıkıntılı geçecek
S&P analisti Rodrigo Quintanilla, raporda, ´´2012 yılında anlamlı bir ekonomik büyümeyi teşvik edecek faktörler azalmış durumda ve asıl büyük soru dünya ekonomisinin ne kadar yavaşlama göstereceği sorusu´´ ifadelerini kullandı.
Raporda, dünya genelinde azalan talebin muhtemelen kredi büyümesini de azaltacağı ve devam eden regülasyonların marjları zayıflayabileceği ve bunun da yıl boyunca ABD bankaları için gelir büyümesine zarar vereceği kaydedildi. Bununla birlikte bankaların, şirketlerin ve bireylerin borçlanmadan kaçınmaları ve düşük faiz gibi etkenlerden de etkilenmesinin olası olduğu ifade edildi.
Ancak Avrupa borç krizinin yayılması riskinin ABD bankaları için en büyük endişe kaynağı olarak kalmaya devam ettiği kaydedildi.

emen-sarkozy.jpg

Sarkozy: Artık iki Avrupa olduğu aşikar

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, geçen hafta AB'de mali siyasetler arasında uyumun artırılması için yeni bir anlaşma hazırlanmasına yönelik zirvede alınan kararlar ardından, 'artık iki Avrupa olduğu aşikar" diye konuştu.
Zirvede İngiltere, AB yapılarında Almanya ve Fransa'nın önerdiği şekilde değişiklikler yapılmasına karşı çıkmıştı.
Nicolas Sarkozy, Fransız Le Monde gazetesine, kendisi ve Almanya lideri Angela Merkel'in İngiltere'yi ikna edebilmek için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.Ancak gelinen noktanın "farklı bir Avrupa'nın doğuşu" olduğunu belirtti.
Bir yanda "üyeleri ve düzenlemeleri arasında daha fazla dayanışma isteyen bir Avrupa var, öte yanda sadece tek pazar mantığına bağlı bir Avrupa" dedi.

emen5.jpg

Cameron: Ulusal çıkarları savundum

İngiltere Başbakanı David Cameron ise, parlamentoda, aldığı kararı savunarak, ülkenin ulusal çıkarlarını ve mali sektörünü korumak için bunun gerekli olduğunu kaydetti.
Cameron, "Biz 27 üyeli bir anlaşma niyetiyle gittik, ben de Almanya ve Fransa'nın anlaşmalarda değişiklik önerisine iyi niyetle yaklaştım, İngiltere için gerekli güvenceleri sağlayarak AB'nin bütününü kapsayacak bir anlaşmaya varılması için samimiyetle çalıştım. Tek pazar ve mali hizmetler konusunda (istenilen) güvenceler mütevazı, makul ve amaca uygundu" dedi.
Cameron, AB değerlerine bağlı, sadık bir üye olup aynı zamanda İngiltere'nin çıkarlarına uygun olmayan düzenlemelerin dışında kalmanın mümkün olduğunu savundu.
Koalisyon ortağı Liberal Demokrat Parti'nin lideri, Başbakan Yardımcısı Nick Clegg ise veto kararının İngiltere için iyi olmadığını söylemişti.
Cameron'ın lideri olduğu Muhafazakar Parti'de birçok milletvekili Brüksel'e yetki devri anlamına gelebilecek her türlü düzenlemeye şiddetle karşı. Cameron ise tüm tartışmalara rağmen, Avrupa Birliği üyeliğinin İngiltere'nin çıkarları açısından hayati olduğunu ifade etti.
AB'nin ekonomiden sorumlu komisyon üyesi Olli Rehn ise bugün yaptığı açıklamada, İngiltere'nin tavrının Avrupa Birliği'nin bütünü için olumsuz olduğunu söyledi.
Rehn, "Avrupa'nın içinde yer alan güçlü ve yapıcı bir İngiltere istiyoruz; İngiltere'nin Avrupa'nın çeperinde değil, merkezinde olmasını istiyoruz" diye konuştu.
Sarkozy de yaşanan anlaşmazlığın Fransa'nın İngiltere ile bir arada çalışamayacağı anlamına gelmediğini söyleyerek, Libya, savunma ve nükleer enerji alanlarını örnek gösterdi.

Sarkozy'ye içeriden muhalefet
Varılan AB anlaşması konusunda Sarkozy'ye Fransız siyasi liderlerden de tepki var.
Sosyalistlerin cumhurbaşkanı adayı François Hollande, seçilirse bu anlaşmayı yeniden müzakere etmek istediğini savundu.Hollande, Avrupa Merkez Bankası'nın daha geniş yetkileri olmasını ve AB üyelerinin ortak tahvil ihraç etmesini savundu.Bu önerilere Almanya şiddetle karşı çıkmıştı.

PİYASALAR
İMKB, 52 binde tutunamadı

Haftanın son günü sabah seansında 52.300 bölgesini test eden İMKB ikinci seansta 51.500 bölgesini test etti. Borsada gün 220 puan düşüşle 51.665 puandan sona erd. Borsa haftalık bazda ise yüzde 4 değer yitirdi.
Fitch'in Avrupa ve ABD'de büyük bazı bankaların kredi notlarını düşürmesine karşın, dün yurtdışı piyasalarda başlayan tepki alımları, zayıf olsa da bugüne de taşındı.
ABD makroekonomik verilerin desteğiyle daha güçlü duruş sergilerken, Avrupa borsalarında temkinli havanın korunduğu izlendi.
Önemli bir veri akışının olmadığı günde yurtiçi piyasada da sakin bir gün yaşandı. Sabah seansında 52.300 bölgesini test eden İMKB ikinci seansta 51.500 bölgesine sarktı. İşlem hacminde göreli daralma devam ederken, gün 51.600 bölgesinden tamamlandı. Gün sonunda 1.3 milyar TL işlem hacmi kaydedildi.
Tahvil-bono piyasasında haftanın son işlem günü durgun seyir hakim oldu.
Geçtiğimiz perşembe spot kapanışta yüzde 10.33 ve valörlü kapanışta ortalama yüzde 10.29 seviyesinde olan 4 Aralık 2013 itfalı gösterge tahvilin bileşik faizi cuma günüde yüzde 10.29 seviyesinden kapandı.
Döviz
Euro/Dolar paritesi 1.3050 sent seviyesine çıkarken, içerde kur 1.88 seviyesinin üzerinde kaldı. Kapalıçarşıda dolar 1.8840 liradan euro 2.4540 liradan günü tamamladılar.TCMB döviz kapanışında doları 1.8785, euro'yu 2.49 olarak açıkladı. Ayrıca 19-20 aralık'ta 600 milyon dolar satacağını açıkladı.Merkez doları 1.90'nın altında tutmaya çalışıyor. Ekonomistlere göre eğer dolar 1.90 direncini kıracak olursa 2.'yi geçmesine muhakkak gözü ile bakılıyor.
Öte yandan uluslararası piyasada spot altın yüzde 1.3 primle 1.590 dolara çıktı. Yurtiçinde ise çeyrek altın 160 liradan, Cumhuriyet altını 653 liradan satıldı.
Esenlikle Kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.