• BIST 108.153
  • Altın 153,903
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 1 °C

10 bin yıllık Anadolu medeniyeti

10 bin yıllık Anadolu medeniyeti
Anadolunun onbinlerce yıllık tarihine ve farklı uygarlıkların yaşadığı geniş coğrafyasına ışık tutan Metin Asağ,'ın eserleri sergileniyor
İSTANBUL- Anadolunun onbinlerce yıllık tarihine ve farklı uygarlıkların yaşadığı geniş coğrafyasına ışık tutan Metin Asağ, eserlerinde on bin yıllık yerleşik kültür alanı olan Anadolu"yu işaret ediyor. Aynı zamanda yeni yüzyılın tüm Batı değerlerini göz önünde bulundurarak Türklerin bin yıllık sanat geçmişine ve İslam sanatına da vurgu yapıyor. Bir çok tekniği ustaca bir Anadolu
Medeniyeti"adlı sergi projesini dört bölüm altında tuttu.
Anadolu Selçukluları, Ayasofya, Bizans ve Osmanlı"diye ayırdı. Sergide, ağırlıklı olarak Türklerin İslamiyet dönemini işledi.Asağ bu sergisi ile sanatseverlere medeniyetler beşiği Anadolu topraklarının tarihteki coğrafi, kültürel ve sanatsal etki alanının ne kadar geniş olduğunu göstermek Anadolunun kültürel alanlardaki enerjisi, yaratıcılığı ve kültür çeşitliliğini kamuoyuna daha iyi tanıtmak ve bu topraklar üzerinde binlerce yıllık geçmişi olan Anadolu Medeniyeti"nin zenginliğini zihinlerde diri tutmak düşüncesindedir.



Uygarlıklar serüveninde 21.yy yeni oluşumlar süreci gibi görünse de tüm zamanların farklı uygarlıkların birikimlerini içeren resimler yapan sanatçının , eserleri bugünden geçmişe uzanan bir tarihi serüvenin somutlaştırılmış ifadelerini içeriyor birbirinden farklı zamanlardan ortak geçmişe sahip nesneler kendi tarihsel farklılıkları gibi farklı şekillerde yansıyor dünden bügüne ve sonsuzluğa ….

Ressam Metin Asağ'ın yıllardır üzerinde çalıştığı resim çalışmaları, tarz ve ekoller ile sınırlanmış bir anlayıştan uzak, eskiyi ve yeniyi, geçmişi ve günümüzü birleştiren tarihi bir olgu ile bizlere sunmakta sanatçının görsel ve tarihsel araştırmaları sonucunda eksik resim, gravür ve mozaikleri tamamlamasıyla çağdaş hat yorumlarından minyatüre, geleneksel boyama tekniklerine, mozaiklerden çıkan bağımsız objelere kadar dünyada ilk dafa kendisine özgü eskitme teknikleri ve farklı bir çok konuları ve çeşitliliği ile ""Geleneksel sanat"" kapsamında bir zenginlik sunuyor. Sergi, çağdaş Türkiye'nin sahip olduğu zengin gelenek ve değerlerin sembollerinden olan Türk ve İslam Eserleri Müzesinde sergilenmesi kamuoyu ilgisinin artmasını sağladığı gibi, kültür değerlerimizi koruma, insanları bilinçlendirme ve tanıtım çalışmalarına da örnek teşkil ediyor.

Sanatçının bu yeni açılım projesi;
UNESCO'nun ""Dünya Mirası"" ilan ettiği ve 1400 yıllık tarihi ile Ayasofya ana mekanda Ekim 2007 de düzenlenen "Üç Dönem Ayasofya" sergisi ile tarihi yapının Bizans-Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerini işleyerek devlet- sanatçı-özel sektör işbirliğiyle yapılan görkemli mehter eşliğindeki açılış ile startını verdi. Ayasofya Sergisi yerli ve yabancı sanat severlerden gördüğü yoğun ilgiden dolayı 15 günlük süre Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 25 güne çıkarılmış ve Türkiye"de ilk dafa bir sanatçı bu kadar kısa bir sürede 262 bin ziyaretçi ağarlamakla en dikkat çeken sanat etkinliğini gerçekleştiren sanatçı olmuştur. 2007 yılında Aya Sofya Müzesi'nde düzenlenen ve 262 bin ziyaretçi ile hala Türkiye'de en çok gezilen sanat sergisi unvanını elinde tutan Metin Asağ"ın sadece bir tablosunun önünde 57 bin adet resim çekilmiştir. Uluslararası galerilerden ve müzayedelerden de ortak çalışma teklifleri alan sanatçıya teklif veren Amerkan painting Sotheby"s de bunlardan biri Sanatçı bundan sonra çalişmalarını Türkiye ve Fransa merkezli sürdürecek
Bu yeni proje,Türk ve İslam Eserleri Müzesi ile de sınırlı kalmayacak yurtdişında 1 Temmuz 2009-31 Mart 2010 tarihlerinde Fransa"da gerçekleşecek""Fransa"da Türkiye Mevsimi""etkinliklerinde Eylül 2009"da,""Türklerden Tarihe 1000 yıl,100 Eser""konulu sergi ile İngiltere,ABD,İtalya,Birleşik Arap Emirliği,Çin ve Mısır gibi ülkelerde geniş kapsamlı yurtdışı sergi organizasyonları ile devam edecek ve Türkiye'yi sanatla tanıtmak görevini üstlenecektir.
Organizasyon
Asağ diyor ki: Resim kendi kültürel gerçeklerimizi görmemiz için var olan değerlerimizi yansıtan kimliğimizdir ve sırtımızı dönemeyeceğimiz bir realitenin aynasıdır.Bu birikimli sanatta ,bireyin yüzünü yaşadığı coğrafya ve farklı medeniyetlerin buluştuğu yere çevirmesi sosyal sorumluluğunun ve kendine karşı saygının gereği ve en büyük zenginliğidir.










Metin ASAĞ - Ressam
Uygarlıkların kenti İstanbul"dan
"Anadolu Medeniyeti"

Açılış Kokteyli : 16 Ocak 2009 saat:18:00
Sergi Süresi : 16 Ocak 2009- 31 Ocak 2009

Yer: Türk ve İslam Eserleri Müzesi
İbrahim Paşa Sarayı Sultanahmet İstanbul
Telefon: 0 212 518 1805 – 0 212 518 1386
e-mail:metinasag@gmail.com

Metin ASAĞ / Ressam
1973"te Muradiye"de doğdu.Öğretmen Lisesini bitirdi. 1990" da ODTÜ Felsefe Bölümüne girdi.1996"da Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi daha sonra AÜ Mahalli İdareler Yönetimi ve Maliye Bölümlerini bitirdi. Newport Üniversitesi İşletme master tezini verdi

Küçük yaşlarda başladığı resim çalışmalarını, 1996"dan bu yana profesyonel olarak sürdürmektedir.
Bugüne kadar üniversiteler,özel kuruluşlar, Uluslararası Bursa Festivali ,Mersin Devlet Güzel Sanatlar Galerisi ,Cemal Reşit Rey Konser Salonu fuayeleri, Ayasofya Müzesi( ana mekan),Türk ve İslam Eserleri Müzesi İbrahim Paşa Sarayında sergiler açtı.Sergileri büyük kitleler tarafından beğeniyle izlenen sanatçının tabloları
yurt içi ve yurt dışında bazı Avrupa ülkelerinde İtalya,Yunanistan,İngiltere,Fransa,Amerika Birleşik Devletleri
Hindistan, Yeni Zelanda,Rusya ve Kanada"da özel koleksiyon ve galerilerde yer almaktadır


PROJELER:
Dolmabahçe Sarayı,(Sarayın Sultanları),Beylerbeyi Sarayı(Sultan Abdulaziz),Yıldız Sarayı(Lale),Topkapı Sarayı
(Kutsal Emanetler),1Temmuz 2009-31 Mart 2010 tarihlerinde Fransa"da gerçekleşecek""Fransa"da Türkiye Mevsimi""etkinliklerinde Eylül 2009"da,""Türklerden Tarihe 1000 yıl,100 Eser""konulu sergisi; İngiltere,ABD,
İtalya,Birleşik Arap Emirliği,Çin ve Mısır gibi ülkelerde geniş kapsamlı yurtdışı sergi organizasyonları ile devam edecektir

1994-2008 yılları arasında birçok proje üzerinde çalıştı.
Sanatçı geçmiş farklı uygarlıklar ve yaşanan coğrafyada;
Desen,türk sanatı,hat,tezhip,çini,minyatür,mozaik ve Kaligrafi üzerine çalışmalar yaptı.
İstanbul,saray işlemeleri,sultan portreleri,kaftan,ferman,taht,tuğra,miğfer,kılıç ve savaş sahnelerini,çeşme,camii iç mekan,halı,kandil,mihrap, Kabe,Hilye-i Şerif,Ortadoğu, Anadolu, Ayasofya, ve Bizans eserleri, gibi temaları işledi
Eserlerini kendi keşfettiği (Dünya"da ilk) doğal eskitme tekniği ile yorumlayarak yaptı.




Sanatçının tarihe olan ilgisi, resimlerini konu ve teknik olarak etkilemiştir. Bu da resim sanatında bugüne kadar birçok ilki keşfederek kendine ait tarzını ve özgün üslubunu oluşturmasında etkili olmuştur. Özellikle tarihi sanat eserlerinin resmedilmesinde tamamıyla kişisel bir hava oluşturmayı başarmıştır. Deforme edilmiş figürler, eskitilmiş yüzeyler ve yoğun renk kullanımı ile olduğu kadar resimlerinde oluşturduğu tarihi atmosfer etkisi ve konuları ile pek çok sanatseveri ve sanatçıyı da derinden etkilemiştir.21.yy. resim sanatına getirdiği bu özgün üslup uyguladığı teknik ile resimde yepyeni bir alternatif oluşturmuştur. Kompozisyonlarını dikkatli tasarlamış resimlerini son derece hassas renk kullanımı ile işlediği konularda ışık, renk, doku ilişkilerini ustalıkla vermiş ve boyayı titizlikle uygulamıştır. Resimlerindeki gerçekçilik ve konu seçimi dışında resimlerin üslup ve teknik özellikleri de yenidir. Resimlerin de farklı olarak görünen her şeyi bütün zenginliği ile tabloya aktarmıştır.
Sanatçının, sanatının biçimlenmesinde hem geçmiş farklı uygarlıkların, hem de yaşanan coğrafyanın son derece önemli rolü olmuştur. Bilgisi dünü ve bugünü ile geçmiş ve günümüz üzerine iyi bir gözlem gücüne dayanır. Eserlerinde yapmacık ve ucuz öğelere de yer vermemiştir. Çağlar boyu yapılmış anıtları, gördüğü sanat eserlerini tarihi yapıları tüm incelikleriyle tuvale aktararak resime yeni bir boyut katarak çizer ve insanların ulaşamayacakları yerde önlerine koyar. Sanatçının tablolarında bazen resimler gerçek duvar üzerinde bir kesit gibidir. Bazen de kapalı mekanlarda gizli kalmış sanat eserleri tüm estetiği ile gün ışığında önümüzdeki panoda duruyor gibidir. Sanata getirdiği bu özgün bakış açısı,kendi deyimi ile resimde eskitme,zamana ve tarihe inat görünen tarihi nesnenin doğal ve orijinal görüntüsünden ödün vermeden tuvale yansımasıdır. Eserlerinde Eski Asur ve Mısırı, Batı Antik Yunan ve Roma"yı, Hıristiyanlık Ortaçağ Avrupa"sını, İslam Kültür ve Sanatı gibi birçok Medeniyeti yaşadıkları dönemlerden günümüze resmetti Böylece sanatçı işlediği konu ve uyguladığı tarz ile yaşanan çağlara tanıklık etmiştir. Bizans ve Romanın mozaik taş işlemeciliğinde ,düşen taşları, yıpranan sıvayı; Selçuklu ve Osmanlının kırılan çinileri,yıpranan hattı, çatlayan portreleri,zamana yenik yıpranmış renkleri,düşen ışığı özgün üslubunda geçmişi günümüze taşıyarak resimlerinde uyguladı.İyi bir gözlemle renkleri zeminde dönemine uygun kullanımı sayesinde mekan ve ışık oyunlarını en basit yolda en gerçekçi şekilde yansıttı.sanatçının güzel sanatlara getirdiği bu farklı yorumu ile birçok konu ve tarz çok çeşitli şekillerde tuvalde yeniden doğal görünümü ile hayat buldu.
Sanatçı İstanbul'da yaşamakta ve çalışmalarını burada sürdürmektedir.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.